T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/5846
Karar No : 2023/8479
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1-...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_ÖZETİ: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; davacılar tarafından, Şırnak ili, Cizre ilçesi'nde 04/09/2015-13/09/2015 tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde meydana gelen terör olayları nedeniyle davacılar yakını ...'in hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan 03/11/2015 tarihli başvurunun ''kanun kapsamına girmediği'' gerekçesiyle reddine ilişkin Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu'nca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüyle davanın reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, davacılar vekili tarafından Danıştay'a hitaben verilen ve 01/09/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun'la idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun'un anılan Kanun'la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştayda temyiz isteminde bulunulabileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği, kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, davacılar tarafından, Şırnak ili, Cizre ilçesi'nde 04/09/2015-13/09/2015 tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde meydana gelen terör olayları nedeniyle davacılar yakını ...'in hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan 03/11/2015 tarihli başvurunun ''kanun kapsamına girmediği'' gerekçesiyle reddine ilişkin Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu'nca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalar arasında yer almadığından, ... Bölge İdare Mahkemesi'nce istinaf başvurusunun kabulüyle davanın reddi yönünde verilen karar her ne kadar Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacıların TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek tarafların yanlış yönlendirilmesi sebebiyle temyiz aşamasında yatırılan 1.892,85 TL harç ile posta ücretinden artan kısmın isteği halinde davacılara iadesine, 18/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacılar tarafından, Şırnak ili, Cizre ilçesi'nde 04/09/2015-13/09/2015 tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde meydana gelen terör olayları nedeniyle yakınları ...'in hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan 03/11/2015 tarihli başvurunun ''kanun kapsamına girmediği'' gerekçesiyle reddine ilişkin Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu'nca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiş, davalı idarenin bu karara yönelik istinaf başvurusu üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından verilen 01/09/2023 kayıt tarihli dilekçeyle anılan kararın temyizen incelenerek bozulması talebinde bulunulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiş, iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması, yasama organına iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yöneliktir.
İptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ileriye dönük olarak ertelenmiş olmasının, yargı yerlerinin çözümlemekte oldukları uyuşmazlıklarda Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarını uygulaması sonucunu doğurduğundan bahsedilemez. Aksi bir yorum, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi anlamına geleceğinden hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.
Bu durumda, bakılmakta olan davanın yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınıra ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle, davacıların temyiz isteminin esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle temyiz isteminin reddi yolundaki Daire kararına katılmıyorum.
(XX)-KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" kuralı yer almış, maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar" da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun'da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 16/09/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL olduğu görülmüştür.
2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan tam yargı davalarında verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; "verilen kararlara göre" değil, açılan davalardaki parasal miktara göre belirleneceği hükme bağlandığından; bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen parasal sınırlar yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Davacılar tarafından, Şırnak ili, Cizre ilçesi'nde 04/09/2015-13/09/2015 tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde meydana gelen terör olayları nedeniyle yakınları ...'in hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan 03/11/2015 tarihli başvurunun ''kanun kapsamına girmediği'' gerekçesiyle reddine ilişkin Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu'nca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiş, davalı idarenin bu karara yönelik istinaf başvurusu üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından verilen 01/09/2023 kayıt tarihli dilekçeyle anılan kararın temyizen incelenerek bozulması talebinde bulunulmuştur.
Davanın açıldığı 16/09/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL, davada istenilen tazminat miktarının ise 400.000,00 TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2019 yılındaki temyiz parasal sınırın üzerinde olduğu görüldüğünden; bakılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığı ve bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle, davacıların temyiz isteminin esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle temyiz isteminin reddi yolundaki Daire kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy