T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6360
Karar No : 2023/8477
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): ... mirasçıları
1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_ÖZETİ: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN_ÖZETİ : Savunma alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, bir yıl süreyle mesleki faaliyetinden men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Merkez Disiplin Kurulu kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesinin E:... sayılı dosyasında verilen karar ile iptal edilmesi üzerine, işlem nedeniyle uğranılan maddi zararlara karşılık olarak şimdilik 72.000,00 TL ile manevi zararlarına karşılık olarak 10.000,00 TL'nin iptal davasının açıldığı tarih olan 08/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminat istemi yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile bu kısım yönünden davanın reddine Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği; davacılar vekili tarafından 16/11/2023 tarihinde, davalı vekili tarafından 17/11/2023 tarihinde Danıştaya hitaben verilen ve kayda giren dilekçeler ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun'la idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun'un anılan Kanun'la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştayda temyiz isteminde bulunulabileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği, kurala bağlanmıştır.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun'da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen bölge idare mahkemesi kararının verildiği 2023 yılı için temyiz sınırı 581.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, bir yıl süreyle mesleki faaliyetinden men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Merkez Disiplin Kurulu kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesinin E:... sayılı dosyasında verilen karar ile iptal edilmesi üzerine, işlem nedeniyle uğranılan maddi zararlara karşılık olarak şimdilik 72.000,00 TL ile manevi zararlarına karşılık olarak 10.000,00 TL'nin iptal davasının açıldığı tarih olan 08/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın değerinin temyiz sınırının altında kaldığı ve davanın konusu itibariyle de 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalar arasında da yer almadığından, ... Bölge İdare Mahkemesince verilen karar her ne kadar Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, tarafların TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek tarafların yanlış yönlendirilmesi sebebiyle temyiz aşamasında yatırılan ... TL harcın davacılara, posta ücretinden artan kısmın isteği halinde yatıran taraflara iadesine, 18/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, davacı tarafından, bir yıl süreyle mesleki faaliyetinden men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Merkez Disiplin Kurulu kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesinin E:... sayılı dosyasında verilen karar ile iptal edilmesi üzerine, işlem nedeniyle uğranılan maddi zararlara karşılık olarak şimdilik 72.000,00 TL ile manevi zararlarına karşılık olarak 10.000,00 TL'nin iptal davasının açıldığı tarih olan 08/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminat istemi yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından 16/11/2023 tarihinde, davalı vekili tarafından 17/11/2023 tarihinde Danıştaya hitaben verilen ve kayda giren dilekçeler ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulması talebinde bulunulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiş, iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması, yasama organına iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yöneliktir.
İptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ileriye dönük olarak ertelenmiş olmasının, yargı yerlerinin çözümlemekte oldukları uyuşmazlıklarda Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarını uygulaması sonucunu doğurduğundan bahsedilemez. Aksi bir yorum, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi anlamına geleceğinden hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.
Bu durumda, bakılmakta olan davanın yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınıra ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle, tarafların temyiz istemlerinin esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla temyiz isteminin reddi yolundaki Daire kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy