T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/860
Karar No : 2025/2246
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
2-... Valiliği / ...
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından,
1- Uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesine ilişkin Ankara Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı (Dava dilekçesinin konu kısmında... tarih ve ...sayılı, sonuç ve istem kısmında ise ...tarih ve ... sayılı olarak belirtilmiştir.) işleminin,
2- Anılan işlemin dayanağı olduğu belirtilen Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 92. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "...en geç 6 ay..." ibaresi ile "kararın bu süre içinde verilememesi hâlinde başvuru sahibi bilgilendirilir" ibaresinin ve Göç İdaresi Başkanlığı tarafından çıkartılan "6458 sayılı Kanunun Uluslararası Korumaya İlişkin Uygulama Usul ve Esasları" başlıklı ve 2022/1 sayılı Genelgesinin 7.1 maddesinin ilk cümlesinde yer alan "..en geç 6 ay..." ibaresi ile "kararın bu süre içerisinde verilememesi halinde başvuru sahibi il göç idaresi müdürlüğü tarafından bilgilendirilecek ve karar süreci devam edecektir" ibaresinin iptaline ve yürütülmesinin durdurulmasına,
3- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Karar" başlıklı 78. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesindeki (Dava dilekçesinde 78. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesindeki şeklinde belirtilmiştir.) "..en geç 6 ay..." ibaresinin ve "kararın bu süre içinde verilememesi hâlinde başvuru sahibi bilgilendirilir" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır.
İdari yargılama usulündeki, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılması gerektiğine ilişkin asıl kuraldan ayrık olarak getirilmiş olan 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasına göre, birden fazla idari işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilmesi için, anılan maddede yer verilen "maddi veya hukuki yönden bağlılık" ya da "sebep-sonuç ilişkisi" koşullarının yanında İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun öngördüğü diğer koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Davacının uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesine ilişkin bireysel işlem incelendiğinde, anılan işlemin "mültecilere yönelik uluslararası korumadan yaralanmak için gerekli kriterlere uygun olmadığı" gerekçesiyle tesis edildiği, dava konusu edilen düzenleyici işlemler incelendiğinde ise, bu düzenlemelerin "uluslararası koruma başvurusunun sonuçlandırılması gereken süreyi ve sonuçlandırılamaması halinde uygulanacak prosedürü" düzenlediği görüldüğünden; dava konusu edilen bireysel işlemin dava konusu edilen düzenleyici işlemlere dayanılarak tesis edilmediği, bu haliyle bireysel işlem ile düzenleyici işlemler arasında 2577 sayılı Kanun'da öngörülmüş olan maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, her ne kadar davacının uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesine ilişkin bireysel işlem ile birlikte bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmışsa da, dava konusu edilen bireysel işlem ile düzenleyici işlemler arasında 2577 sayılı Kanun'da belirtilen nitelikte bir maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisinin bulunmadığı, daha açık bir ifadeyle davacının uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesine ilişkin bireysel işlemin dava konusu edilen düzenleyici işlemlere dayanılarak tesis edilmediği, dolayısıyla bireysel işlem ile düzenleyici işlemlere karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiğinden, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenecek ayrı ayrı dilekçelerle -adli yardım istemi kabul edildiğinden- harç yatırılmaksızın dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2. Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3. Davanın yenilenmemesi durumunda davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada tahsil edilmeyen yargılama giderinin (yürütmenin durdurulması harcı hariç) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 24/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.