T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4279
Karar No : 2025/4410
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Mersin Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 19/09/2014 - 10/03/2017 tarihleri arasında 405.436,46-TL'yi zimmetine geçirdiğinin disiplin soruşturması ile tespit edildiği, aynı eylem nedeniyle "Zimmet" suçundan yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6 yıl, 3 ay hapis cezası da aldığı görüldüğünden, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALAR: İdari davada konusu suç teşkil eden fiilin değerlendirmesinin yapılamayamayacağı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığından henüz isnat edilen fiilin gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapan davacının, ... tarih ve... sayılı Soruşturma Raporunda; 19/09/2014 - 10/03/2017 tarihleri arasında 405.436,46-TL'yi zimmetine geçirdiği sonucununa varılarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde öngörülen; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hali kapsamında Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünde getirilen teklif doğrultusunda, ... tarih ve ... sayılı işlemle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Davacının disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle "Zimmet" suçundan yargılandığı davada ise; ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, 6 yıl, 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedildiği; bu kararın Yargıtay ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu ve ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayıldıktan sonra, 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i yönünden bağlayıcı olacağı kuşkusuz olup; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden farklı bir disiplin cezasına konu olabileceği, yine delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek Ceza Mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacıya isnat edilen ve disiplin cezasına konu fiillerin, aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlandığı ve ceza yargılamasına da konu edildiği, bu kapsamda; "Zimmet" suçundan yargılandığı davada verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla bozulduğu ve yargılamanın ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği görülmüştür.
Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılarak davacı hakkındaki bu ceza yargılaması sonuçlandıktan ve verilecek karar kesinleştikten sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözetilmeksizin davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 16/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.