T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5058
Karar No : 2024/3016
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tarsus Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda görev yaptığı dönemdeki fiili nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu ceza nedeniyle kesilen ek ödeme ve ikramiye tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında başlatılan adli soruşturma neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ''...Sanık ...’ın 09/06/2017 tarihinde üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi kendi ihtiyacı nedeniyle kullanmak amacıyla satın aldığını beyan ettiği, ticaret ve temine dair aleyhe delil bulunmadığından sanık ...’ın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde satın almak ve bulundurmak suçunu oluşturduğundan bu suçtan dolayı aşağıdaki şekilde cezalandırlmasına karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesine yer verilerek, davacı hakkında "Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan beraatine, "Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak" suçundan ise 2 yıl süreyle hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5 yıl süreyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği; her ne kadar uyuşturucu madde ticareti suçuyla ilgili olarak davacı hakkında beraat kararı verilmiş ise de, Ceza Kanunu kapsamında verilen bu kararın disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmediği, soruşturma raporunda yer alan ifade ve görüntü kaydı, fiziki ve teknik takip kayıtlarının incelenmesinden; davacının, uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunu işlediği, mahkumlarca çağrı butonuna basılmaksızın bir çok kez koğuş kapısına gittiği ve mahkumlarla konuştuğu, mazgal aralığından mahkumlarla alış veriş içinde olduğu, mahkum ...'ın yakınları ile gerçekleştirdiği görüşmede, davacıyı kastederek, yanlarına gelecek kişiyle ilgilenmelerini istediği, akabinde davacının adı geçen mahkumun yakınları ile İstanbul'da kahvehanede görüştüğü, hükümlünün kardeşi ...'tan paket aldığı, dönüş yolunda yapılan kontrolde davacının üzerinde esrar bulunduğu, davacının mahkumlarla ve mahkum yakınları ile bir çok defa görüştüğü, davacının eylemini gerçekleştirme şekli, olayın gerçekleştiği yer, ifa ettiği güvenlik derecesi yüksek infaz ve koruma memurluğu görevi göz önüne alındığında, bu tutum ve davranışlarının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirtilen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, bu itibarla, davacının sübut bulan fiilinin karşılığı olan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, sebep unsurunun ortadan kalktığı, sübuta ermeyen fiil nedeniyle devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 11/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün Açıklanması ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" başlıklı 231. maddesine 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile eklenen ve 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun ile değişik beşinci fıkrasında; "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. ...Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. " hükmüne; anılan maddenin sekizinci fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur..." hükmüne; onuncu fıkrasında, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir." hükmüne; on üçüncü fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin, 13/06/2013 tarihli ve Başvuru No:2012/665 sayılı kararında; masumiyet karinesinin kural olarak, hakkında bir suç isnadı bulunan ve henüz mahkumiyet kararı verilmemiş kişileri kapsayan bir ilke olduğu kabul edilmekle birlikte, ceza davasının herhangi bir nedenle düştüğü, belirli bir süre sonra şarta bağlı olarak düşeceği veya sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmaksızın davanın ertelendiği durumlarda kişi hakkında masumiyet karinesinin devam ettiğini kabul etmek gerekeceği, çünkü bu tür durumlarda ortada henüz verilmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, bu çerçevede, ceza davası dışında fakat ceza davasına konu olan eylemler nedeniyle devam eden idari uyuşmazlıklarda, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet kararına dayanılmasının masumiyet karinesi ile çelişeceği açıkça ifade edilmiştir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, ceza mahkemesince verilebilecek hükümlerin sınırlı olarak sayıldığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde yer almadığından, hüküm niteliği taşımamaktadır. Davanın esasını çözen bir hüküm niteliğinde olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, lehe veya aleyhe bir sonuç da doğurmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Mersin İli, Tarsus Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacı hakkında, Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda görev yaptığı dönemde, davacının ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklular ile yakın ilişki içine girdiği, hükümlü tutuklu yakınları ile kurum dışında irtibat kurduğu ve belli aralıklara görüştüğü iddiaları üzerine davalı idare tarafından Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, "Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında soruşturma başlatıldığı, suç kapsamında fiziki ve iletişim araçları ile teknik takip yapıldığı, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... sorgu numuralı kararı ile davacının tutuklanmasına karar verildiği ve durumun davalı idareye bildirilmesi üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporu ile davacının üzerine atılı eylemleri nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, getirilen bu teklif üzerine Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Bakılan olayda, davacı hakkında, ... Ağır Ceza Mahkemesince "uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan beraatine, "Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak" suçundan ise 2 yıl süreyle hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5 yıl süreyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olduğu gözetildiğinde, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden; davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.