T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5697
Karar No : 2024/2492
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Edirne ili, Uzunköprü Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden sözleşmeli avukat olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin Uzunköprü Belediye Başkanlığının ... tarih ve ...sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin savunma dilekçesinde, idarelerinde avukat olarak görev yapan davacının dosya numaraları da verilen belediyenin alacaklısı olduğu Uzunköprü İcra Müdürlüğü dosyalarında süresi içerisinde işlem yapmadığı, dosyaların UYAP kaydının takipsizlik nedeniyle kapalı olduğu, bazı dosyalarda takibe alınmaması gerekirken takibe alınan kişilerin olduğu, bazı dosyalarda ise yine süresinde işlem yapmadığından takibin düştüğü, dolayısıyla özen borcuna aykırı hareket ettiğinin ileri sürüldüğü; buna karşın davacı tarafından, çalıştığı dönemde disiplin soruşturması geçirmediği ve ceza almadığı, tutanak dahi tutulmadığı, iddiaların yersiz olduğunun ileri sürüldüğünün görüldüğü, bu durumda, davacının sözleşmeli personel statüsünde olduğu ve her mali yılda yenilenmek üzere 2016 yılından itibaren dört yıl istihdam edildiği, dava konusu işlemin sözleşme yenilememe işlemi olduğu ve bu konuda idarenin takdir yetkisinin daha geniş bir şekilde yorumlanması gerektiği, davacının sözleşmesinin yenilenmemesinde davalı idarenin haklı gerekçeleri olduğu açık olup, mali yıl sonunda (31/12/2019 tarihinde) dolacak olan sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, davacının ilgili mevzuat hükümleri gereğince zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç duyulması nedeniyle ilk olarak memur norm kadro karşılığında tam zamanlı sözleşmeli avukat çalıştırılması yönündeki 01/12/2015 tarihli meclis kararına istinaden 01/01/2016 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi ile davalı idare bünyesinde avukat olarak göreve başladığı, devam eden mali yıllar itibariyle hizmet sözleşmesinin yenilendiği, son olarak 01/01/2019 tarihinde bir yıl süreli hizmet sözleşmesi karşılığında istihdamına devam edildiği, bu sözleşme süresinin sonunda ise somut herhangi bir gerekçe sunulmadan hizmet sözleşmesinin 2020 yılına ilişkin olarak yenilenmeyeceğine dair dava konusu işlemin tesis edildiği, bu zaman zarfında davacının hizmetine duyulan ihtiyacın ortadan kalktığına dair somut herhangi bir gerekçenin davalı idarece gösterilmediği; davacı hakkında görev süresi boyunca adli veya idari yönden açılan herhangi bir soruşturmanın bulunmadığı, görevinde başarısız olduğu, verimli ya da yeterli olmadığı yönünde somut herhangi bir tespitin de yapılmadığı; ayrıca davalı idare bünyesinde 1 adet 3.dereceli avukat kadrosu karşılığında çalıştırılmak üzere sözleşmeli personel pozisyonunun münhal durumda olduğunun anlaşıldığı; diğer taraftan, davalı idarece savunma dilekçesinde alacaklısı Uzunköprü Belediye Başkanlığı olan ve su tüketim bedelleri, kira, ecrimisil vb. alacakların tahsili amacıyla açılan icra takip dosyalarında davacı tarafından süresi içerisinde işlem yapılmadığından, UYAP kayıtlarının takipsizlik nedeniyle kapalı olduğu belirtilerek davacının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ileri sürülmüşse de; 2016 ve 2017 yıllarına ait olduğu anlaşılan söz konusu icra takip dosyalarının 19/08/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun, 27/05/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 18/05/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un ilgili maddeleri kapsamında yapılan başvurular neticesinde alacakların taksitlendirilmesi /yapılandırılması sonucunda mı kapandığı, yoksa bu duruma davacının özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının mı yol açtığı konusunda davalı idarece kesin bir kanaat oluşmasına elverişli olacak şekilde yapılan herhangi bir inceleme, araştırma veya soruşturmanın bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu iddiaya itibar edilmediği, bu durumda; dosya kapsamında, davacının başarısız veya yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarece yapılmış somut herhangi bir tespit bulunmadığından, davacının hizmet sözleşmesinin 2020 mali yılına ilişkin olarak yenilenmeyeceği yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının, davanın açıldığı 06/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 01/01/2016 tarihinden itibaren avukat olarak görev yaptığı, sözleşmeli personelin memuriyet statüsünden farklı özellikler taşıdığı, davacının görev yaptığı sürece özen borcuna aykırı hareket ettiği, idarenin yargı kararı ile sözleşme yenilemeye zorlanamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının, davanın açıldığı 06/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ...arih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan ...- TL yürütmeyi durdurma harcının davalı idareye iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 16/05/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” açıklanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3 maddesinde, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 günlü, E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "...Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının davalı idarede 01/01/2016 tarihinden itibaren "avukat" kadro unvanlı sözleşmeli personel olarak görev yaptığı, her yıl bir yıl süreli olarak sözleşmesinin yenilendiği, ... tarih ve... sayılı Uzunköprü Belediye Başkanlığı işlemi ile 31/12/2019 tarihinde sözleşme süresi dolan sözleşmesinin yenilenmemesine dair dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine, işbu işlemin iptali ile özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davalı idare savunma dilekçesinde idarelerinde avukat olarak görev yapan davacının, Belediyenin alacaklısı olduğu Uzunköprü İcra Müdürlüğü dosyalarında süresi içerisinde işlem yapmadığı, dosyaların UYAP kaydının takipsizlik nedeniyle kapalı olduğu, bazı dosyalarda takibe alınmaması gerekirken takibe alınan kişilerin olduğu, bazı dosyalarda ise yine süresinde işlem yapmadığından takibin düştüğünün, dolayısıyla özen borcuna aykırı hareket ettiğinin ileri sürüldüğü, buna karşın davacı tarafından çalıştığı dönemde disiplin soruşturması geçirmediği ve ceza almadığı, tutanak dahi tutulmadığı, iddiaların yersiz olduğunun ileri sürüldüğü görülmektedir.
Davacının sözleşmeli personel statüsünde olduğu ve her mali yılda yenilenmek üzere 2016 yılından itibaren dört yıl istihdam edildiği, dava konusu işlemin sözleşme yenilememe işlemi olduğu ve bu konuda idarenin takdir yetkisinin daha geniş bir şekilde yorumlanması gerektiği, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, bu haliyle dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunma dilekçesinde belirtilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece davacının istihdam edilmek üzere sözleşme yapılan kadroda hizmetine ihtiyaç kalmadığının anlaşılması üzerine, idarece kendisine tanınan takdir yetkisi kapsamında 01/01/2020 tarihi itibarıyla sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının davanın açıldığı 06/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.