T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6283
Karar No : 2024/2493
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Dikili Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49.maddesi kapsamında sözleşmeli ziraat teknikeri olarak görev yapan davacının, hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin 01/01/2020 tarihi itibarıyla yenilenmemesine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar davalı idare tarafından davacının sözleşmesinin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle yenilenmediği belirtilmiş ise de; davacının hizmetine neden ihtiyaç kalmadığı ya da kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda görevini gereği gibi yerine getirilmediği yolunda somut bilgi ve belgenin davalı idarece ortaya konulamadığı; davacının daha önce görev yaptığı birimdeki iş ve işlemlerin ne şekilde yürütüldüğü hususunun da dosya kapsamından anlaşılamadığı; davacının, görev yaptığı birimde hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç duyulmaması hususunun yeterli ve somut delillerle ortaya konulmadan ve sözleşme süresinin dolduğundan başka bir gerekçe de (sözleşme hükümlerine aykırılık, disipline aykırı davranış veya görevin gereklerini yerine getirmeme gibi) gösterilmeden hizmet sözleşmesinin yenilenmediği anlaşıldığından, işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kurum Müdürlükleri ile yapılan yazışmalar neticesinde sözleşmeli ziraat teknikerine ihtiyaçları olmadığının bildirilmesi üzerine davacının sözleşmesinin, 01/01/2020 tarihi itibarıyla yenilenmemesine karar verildiği, idarenin ekonomik durumu da dikkate alındığında, herhangi bir şekilde davacı yerine bir işe alımın sözkonusu olmadığı, çalışmaya devam eden personel ile iş ve işlemlerin yürütüldüğü, kurumun devamlılığı ve bir personel ile yürütülebilecek iş ve işlemler için dahi birden fazla personel çalıştırılmasından dolayı kamunun zarara uğratılmamasının amaçlandığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davalı idareye iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 16/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” açıklanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3 maddesinde, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 günlü, E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "...Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının İzmir İli, Dikili Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünde 5393 sayılı Kanunun 49.maddesi kapsamında sözleşmeli ziraat teknileri olarak görev yapmakta iken, Dikili Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 7/b maddesi uyarınca sözleşmesinin 01/01/2020 tarihi itibarıyla yenilenmemesine karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının, 22/04/2016 tarihinden itibaren davalı idarede görev yaptığı, davacı ile davalı idare arasında son olarak 01/01/2019 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olacak şekilde imzalanan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/3. maddesi gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi kapsamında davacının sözleşmeli ziraat teknikeri olarak idarede görev yaptığı, davalı idarece savunma dilekçesinde, davacının sözleşmesinin yenilenmemesinden sonra yerine ziraat teknikeri alınmadığı, işlemlerin mevcut personel eliyle yürütüldüğünün belirtildiği görülmekle, personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin de bulunmaması karşısında, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, bu haliyle dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunma dilekçesinde belirtilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece davacının istihdam edilmek üzere sözleşme yapılan kadroda hizmetine ihtiyaç kalmadığının anlaşılması üzerine, idarece kendisine tanınan takdir yetkisi kapsamında 01/01/2020 tarihi itibariyle davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyoruz.