T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6730
Karar No : 2024/2950
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (Davacı) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (Davalı) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rize L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve 500.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işleme esas alınan, davacının cinsel eğilimlerinin kamu görevine yansıtıldığına veya kurum dışında olsa bile memuriyet görevinin açık edilerek yapıldığının tespit edilemediği, işleme esas alınan eylemin tamamen özel hayat içerisinde kaldığı ve memuriyet göreviyle bir ilgisinin bulunmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 124. maddesinin 2. fıkrası uyarınca memur disiplin hukukunu ilgilendiren bir yönünün bulunmadığı ve disiplin suçu oluşturmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasanın 125. maddesi uyarınca idarenin hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 26/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği; davacının manevi tazminat istemine gelince; idarece hukuki yoruma açık bir dosyada yapılan disiplin soruşturması neticesinde her ne kadar davacı hakkında meslekten çıkarma cezası verilmiş ise de, idarenin kasten, kin veya garazla hareket ettiğinin ortaya konulamadığı, ayrıca davacının şeref, haysiyet, onur gibi manevi kişiliğini sarsacak bir idari işlem veya eylemin de olmadığı dikkate alındığında, manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların oluşmadığı ve davalı idareyi tazminatla yükümlü kılmaya olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 26/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin kabulüne, manevi tazminat yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı tarafından; cinsel yöneliminden dolayı memuriyetine son verilmesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ :
Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından; istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, taraflarca temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 26/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin kabulüne ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 06/06/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY:
Dava, Rize L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve 500.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Rize L Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda infaz ve koruma memuru olarak görev yaparken, "..." rumuzlu twitter profili üzerinden fuhuş yaptığına dair Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne yapılan ihbar üzerine Rize Cumhuriyet Başsavcılığı evrakı ve şube müdürlüğünce düzenlenen 07/02/2019 tarihli tutanağın davalı idareye ulaşması neticesinde davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, hazırlanan ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda; davacının, "..." rumuzlu twitter profili üzerinden herkesin görebileceği şekilde müstehcen resimlerini ve eşcinsel içerikli sözlerini paylaştığı gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Özel hayat kavramı Anayasamızda ve kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte; doktrinde "kişinin az ve belirli sayıda insan tarafından bilinmesini istediği davranış, hareket ve faaliyetleri kapsadığı" şeklinde ifade edilmiştir. Kamu görevlilerinin özel hayat kavramına Anayasa Mahkemesi kararları ışığında baktığımızda; Anayasa Mahkemesinin birçok kararında kamu görevlilerinin özel hayatlarının sınırlamalara tabi tutulabilecekleri, fakat bu sınırlamada demokratik toplum düzeninin gereklerinin gözetilmesi, sınırlamadaki meşru amaç ile sınırlama aracı arasında orantısızlık bulunmaması, sınırlama ile ulaşılacak genel yarar ile bireyin kaybı arasında denge kurulması gerektiği belirtilmektedir.
Aynı zamanda disiplin cezaları, kamu hizmetinin kurulması ve işleyişi sırasında ortaya çıkabilecek disiplinsizliklerin önüne geçilmesi amacıyla konulan idari yaptırımlar olmakla; kamu personelinin eylemlerinin özel hayatın sınırlarını aştığı ve kamu hizmetinin sunulmasını olumsuz etkilediği durumlarda, özel hayata ilişkin olan eylemlerin de disiplin cezası verilmesine neden olabileceği açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacının, kamusallaşan bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden gerçekleştirilen eylemlerinin özel hayatın sınırlarını aştığı, yürüttüğü hizmetin önem ve niteliği göz önüne alındığında bu eylemlerin kamu hizmetin sunulmasını olumsuz etkileyeceği sonucuna varıldığından, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 26/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin kabulüne ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyoruz.