T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8001
Karar No : 2024/5031
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Manisa İli, Akhisar İlçesi ... Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, hakkındaki ceza mahkumiyetinin kesinleşmesi üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan şartları kaybettiğinden bahisle, anılan Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının kasten işlenmiş bir suçtan dolayı 2 yıl 6 ay süre ile kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunduğu, bu haliyle davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan memuriyete girişte öngörülen şartlardan birisini kaybetmiş olduğu görüldüğünden, aynı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendinde yer verilen amir hüküm uyarınca, memurluğunun sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; davacı tarafından, dava konusu işlem tesis edilirken savunmasının/ifadesinin alınmadığı, tarafından bilgi ve belge istenilmediği, bu nedenle işlemin Anayasa'nın 40. maddesine aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, dava konusu işlem "disiplin işlemi" olmadığından, davacının savunmasının/ifadesinin alınması ya da davacıdan belge istenilmesini gerektirir hukuki bir durum bulunmadığı ve süresi içinde iş bu davanın açılmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'nın anılan maddesinin ihlal edilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu iddialara itibar edilmediği, yine, davacı tarafından, dava konusu işlemin tesis edilebilmesi için "mahkum olma" şartının gerçekleşmiş olmasının gerektiği, kendisinin dava konusu işleme dayanak teşkil eden karar nedeniyle bir gün bile hapis yatmadığından "mahkum olduğunun" kabul edilemeyeceği iddiasının da, ceza hukuku anlamında "mahkum olma" durumunun mahkumiyet kararının kesinleşmesi suretiyle gerçekleşeceği, bu karar neticesinde hapse girilmemiş olmasının "mahkum olma" halini ortadan kaldırmayacağının ihtilafsız olması nedeniyle yerinde görülmediği, davacının, ceza mahkemesince verilen kararın içeriğine ilişkin iddia ve itirazlarının bu davada dinlenilmesine hukuki olanak bulunmadığı da belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Soruşturma raporunun düzenlemesi sırasında savunmasının alınmadığı gibi, kendisinden herhangi bir bilgi ve belgenin istenilmediği, böylece Anayasa'nın 40. maddesinin ihlal edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde mahkum olmamak şartının bulunduğu, burada kastedilenin kişinin cezasının infaz edilmesi olduğu, aldığı ceza üzerine tek bir gün dahi cezaevinde kalmadığı, çalışma hakkının engellendiği, adli ve idari sürecin ayrı ayrı yürütülmesi gerektiği, sahtecilik suçlamasının idari safhada değerlendirilmediği, olayda aracı olan tanık ifadesi nedeniyle aleyhine karar verildiği, hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın isnat edilen suçu işlediğini gösteren somut belge olmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararda, usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, davacının ileri sürdüğü hususların da temyiz sebeplerinden olmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.