T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1513
Karar No : 2025/1821
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı TCG Karamürselbey Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, Anayasa Mahkemesi'nin 03/12/2020 tarih ve 2019/12271 Başvuru Numaralı kararı ile dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; davacı ile ilgili bilgilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kullanılması ve buna dayanarak ilişik kesme işlemi tesis edilmesinin, işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına müdahale teşkil ettiği ve bu müdahalenin kanunilik koşulunu sağlamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu bakımdan hukuka uyarlık görülmediği; öte yandan, dava konusu işlemin gerekçesinin davacının erkek kardeşi hakkında elde edilen bir kısım bilgi olduğu, (başvurucuların Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı içinde yer alan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine ilişkin) Anayasa Mahkemesi kararları ve dava konusu işlem tesis edildikten sonra yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu dikkate alındığında, davacının kendisi hakkında güvenlik soruşturması/arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi'nin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği; bununla birlikte; Anayasanın 'Yargı Yolu' başlıklı 125. maddesinde: "(1) İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. ... (4) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." düzenlemesinin yer aldığı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinin düzenlendiği, İdare Mahkemesince; "davacı ile ilgili bilgilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kullanılması ve buna dayanarak ilişik kesme işlemi tesis edilmesinin işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına müdahale teşkil ettiği ve bu müdahalenin kanunilik koşulunu sağlamadığının anlaşıldığı, ayrıca; 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu dikkate alındığında davacının kendisi hakkında güvenlik soruşturması/arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı anlaşıldığından işlemin hukuka aykırılık taşıdığı" gerekçe gösterilerek iptali yönünde karar verildiği, buna göre; Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu iptal kararının akabinde, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun kabul edilerek, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı, ayrıca 14. maddesi ile de 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağının belirtildiği gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra davacının durumunun yeniden değerlendirileceği tartışmasız olup, ilk derece mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alacak personelde aranacak nitelliklerin tek tek sayıldığı, hakkında güvenlik soruşturması yapılanın, kurumun ve yürütülen hizmetin gereği olarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olan davalı idarede emniyet ve asayişe dair görevlerin yürütüldüğü dikkate alındığında, kapsamına alınacak olan personel için takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasının hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kendisi hakkında hiçbir tespit olmadığı, güvenlik soruşturmasında erkek kardeşi hakkında bilgilere yer verildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 09/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.