T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3274
Karar No : 2023/7043
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Deniz Er Eğitim Merkezi Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; uyuşmazlıkta, davacının adaylık işlemlerinin sonlandırılarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine dayanak olarak, davacı hakkında, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası üzerinden dolandırıcılık eylemi nedeniyle yapılmakta olan soruşturma gösterilmiş ise de; söz konusu soruşturmanın 2017 yılında başlatıldığı, üç yıldır sonuçlanmadığı, bu aşamada yalnızca hakkındaki soruşturmaya dayanılarak, davacının adaylık işlemlerinin sonlandırılıp Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilemeyeceği, öte yandan soruşturmanın akıbetine göre her zaman işlem tesis edilebilmesinin hukuken mümkün olduğu dikkate alındığında, hakkında ceza soruşturması bulunduğundan bahisle güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilerek, davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı ilgililer hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı yönünde olmayıp, aksine, kararda; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği, nitekim, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının akabinde, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kabul edilerek, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği, bu Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesi ile 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceği, bu itibarla, iş bu kararın tek başına davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmayacağı, yeni yapılan yasal düzenleme olan 7315 sayılı Kanun hükümlerinde öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara göre davacının durumu hakkında davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılacağı; diğer yandan, davalı idarenin ileri sürdüğü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen genel bütçeye dahil idarelerin yaptığı iş ve işlemlere dair harç istisnasının; Milli Savunma Bakanlığının taraf olduğu davalarda Bakanlıkça yapılan iş ve işlemlere ilişkin olduğu, dolayısıyla Bakanlık aleyhine açıldığı sırada karşı tarafça ödenen ve Bakanlık aleyhine sonuçlanan davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yargılama giderine dönüşen yargı harçlarını kapsamaması nedeniyle yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin bu yöndeki iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin 4045 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde ve bu Kanun uyarınca tesis edildiği, uyuşmazlıkta, ilgili mevzuata göre, aday değerlendirme kurulunca güvenlik soruşturması yapmaya yetkili kurum tarafından gönderilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek, adayın güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verildiği, idarenin takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanırken, hiçbir şahıs hakkında suçlamada bulunmayarak, hiçbir şahsı başkasının fiilinden dolayı sorumlu da tutmadığı, ayrıca muafiyete rağmen yargılama giderleri arasında harca hükmedilmesinin de hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy