T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4008
Karar No : 2025/3350
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Genel Komutanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Jandarma Genel Komutanlığı emrinde sözleşmeli uzman erbaş alımı için yapılan sınavlarda başarılı olan davacının, hakkında sağlık kurulu raporu üzerine tesis edilen "uzman erbaş olamayacağına" ilişkin bireysel işlem ve dayanağı Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ekinde yer alan EK-C Hastalıklar Listesi'nin III. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünün 16. maddesinin A) fıkrasının (1) numaralı bendinde "Geçirilmiş nevrotik bozukluklar (anksiyete, depresif, obsesif spektrum, travma ve strese bağlı bozukluklar, somatoform, dissoyiyatif, yeme bozuklukları ve bunların alt tipleri)" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu yönetmelikte yer alan geçirilmiş nevrotik bozukluk ifadesinin anayasal hak sınırlarını aşan geniş bir kapsama sahip olduğu, çağın yaşam koşullarında ve tıp biliminin geldiği noktada hiçbir psikiyatrik rahatsızlığı bulunmasa bile neredeyse her bireyin sınav stresi, yarışma stresi ve benzeri dönemsel stresleri bertaraf etmek amacıyla bir dönem psikiyatrik ilaç kullanmasının çok yaygın olduğu gözetildiğinde böyle bir katı düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, kimi psikiyatrik ilaçların bir dönem kullanılmasına karşın bir süre sonra kullanmamasının bilimsel açıdan bir sorun olmadığına karine oluşturduğu, emniyet teşkilatı sağlık şartları yönetmeliğine son 2 yılın semptomsuz ve tedavisiz geçirilmesinin psikiyatrik yönden sağlam kabul edileceği hükmünün eklendiği, dava konusu yönetmelikte ise bu hususun ihmal edildiğini, hukuka aykırı bu düzenlemeye dayalı olarak düzenlenen uzman erbaş olunamayacağına ilişkin sağlık kurulu raporu ile tesis edilen bireysel işlemin iptali gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALI ... SAVUNMASI : Davacı hakkında tesis edilen işlemin ve dava konusu Yönetmeliğin hukukun genel ilkelerine ve üst hukuk normlarına uygun olduğu savunulmaktadır.
DAVALI ...NIN SAVUNMASI : Söz konusu yönetmeliğin alınacak personelin sağlık durumlarını tespit etmek ve barışta ve savaşta yapılacak sıhhi işlemleri düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulduğu, davacının sağlık kurulu rapor işlemlerinin olumsuz olarak sonuçlandığı, dava konusu Yönetmeliğin hukukun genel ilkelerine ve üst hukuk normlarına uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Kamu hizmetlerinin niteliği gereği, hizmetin sunumunda görev alacak personelde bazı şartların aranması her şeyden önce hizmetin etkin ve verimli sunulması için gereklidir. Bu şartlar kimi zaman sağlıkla ilgili olabileceği gibi kimi zaman da fiziksel yeterlilikle ilgili olabilecektir. Jandarma, genel kolluk kamu hizmetinin sunumunda görevli bir silahlı kuvvet olup, hizmetin özelliği gereği gece ve gündüz günün 24 saatinde, ağır şartlarda güvenlik ve asayişin sağlanması, kamu düzeninin korunması ve bazı durumlarda terörle mücadele edilmesi gibi hassas görevler yapmaktadır. Yapılan görevin önem ve özelliği dikkate alındığında, genel kolluk kamu hizmetinin sunumunda görevli olan jandarma personelinde birtakım fiziki ve sağlık şartlarının aranması gerektiği açıktır.
Dava konusu Yönetmelik ile getirilen düzenlemenin amacı ise, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan yahut yapacak personelin sağlık durumlarının, bu kurumlardaki görevlere uygun olup olmadığının değerlendirilmesidir.
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik'te bir çok hastalık ve arazın farklı düzeylerinin bulunduğu, rahatsızlığın görüldüğü personelin sınıfı ve rütbesi ile hizmetin niteliği dikkate alınarak hastalıklar listesinin oluşturulduğu hususu da dikkate alındığında, üst hukuk normlarına, kamu yararına ve jandarma mesleğinin gereklerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılan düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, ilgililer hakkında tesis edilen işlemler, tesis edildiği zaman yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun olduğu kabulüyle oluşturulurlar ve Mahkemelerce denetlenmesi durumunda da, yine tesis edildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerince inceleneceklerdir. Mevzuat hükümlerinde işlem tesisinden sonra meydana gelecek değişiklikler kural olarak değişiklik öncesinde tesis edilen işlemler hakkında uygulanmayacaktır. Aksi bir kabul, mevzuat değişikliği sonrası, daha önce tesis edilmiş olan işlemlerin sorgulanmasına sebep olur ki, bu durum hukuki istikrar ve güvenlik ilkesine zarar verecektir. Ancak yine de bazı özel durumlarda, idarece lehe olan bir düzenleme yapılması hususunun ayrıca değerlendirmesi gerekebilecektir.
Yönetmeliğin 16. maddesinin "A" fıkrasının (1) numaralı bendine eklenen "AÇIKLAMA" kısmı incelendiğinde: "Bu fıkra kapsamında ele alınabilecek ruhsal bozukluklarda hastalık öyküsü ve tıbbi kayıtlar dikkate alınarak geçmiş psikiyatrik tanı ile ilgili içerik, seyir ve prognostik faktörler değerlendirilir, gerekirse geçmiş psikiyatrik tanılara ilişkin epikriz talep edilir. Geçmiş psikiyatrik tanı reaktif ve tekrarlamayan bir durum gösteriyorsa ve üç aydan kısa süreli tedavi almışsa, geçmiş tıbbi kayıtlarda bu duruma ilişkin hastane yatışı, psikotik belirtiler, intihar girişimi, madde kullanımı, dürtüsellik, kendine zarar verici davranışlar tanımlanmıyorsa, dış kaynaktan alınanlarda son 3 yıla ait psikiyatrik bir tam/tedavi kaydı yoksa veya hâlen ruhsal muayene ve/veya psikometrik inceleme sonuçlarına göre psikopatolojik bir unsur saptanmamışsa, psikiyatri uzmanı tarafından "sağlam" kabul edilir." düzenlemesine yer verildiği görülmüştür.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, idarece jandarma personeli olmaya engel olan hastalıklar arasında yer alan "Geçirilmiş nevrotik bozukluklar" hastalığında bir değişiklik yapılmamış, fakat açıklama kısmına getirilen düzenleme ile bu hastalığın hangi süreler ve belirtileri kapsadığı, psikiyatri uzmanınca gerekli belgelerin incelenmesi neticesinde karar verileceği, başka bir deyişle hastalıklar açısından değişiklik yapılmamakla beraber, bu hastalıkların nasıl, kim tarafından ve ne şekilde değerlendirilecekleri hususu açıklığa kavuşturulmuştur. Dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi yıllar öncesinde kişilere anksiyete tanısı konması nedeniyle, söz konusu hastalığın günümüzde kişi açısından devam edip etmediği, hastalığın gerçekten var olup olmadığı, seyri ve etkisi değerlendirilmeksizin yalnızca bu yöndeki kayda bakılarak olumsuz rapor verilmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacaktır.
Bu durumda, davacının yalnızca e-nabız kaydı incelenerek uzman erbaş olamayacağına ilişkin verilen sağlık kurulu raporunun, yukarıda yer verilen açıklama kapsamında yeniden incelenerek değerlendirilmesi ve sözleşmeli er olup olamayacağına karar verilmesi gerektiği, bu hususlar göz ardı edilerek tesis edilen bireysel işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ve bireysel işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; Jandarma Genel Komutanlığı emrinde sözleşmeli uzman erbaş alımı için yapılan sınavlarda başarılı olan davacı tarafından; hakkında ... Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen uzman erbaş olamayacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı sağlık raporu ve dayanağı Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ekinde yer alan EK-C / Hastalıklar Listesi'nin 16/A-(1) maddesindeki "Geçirilmiş nevrotik bozukluklar (anksiyete, depresif, obsesif spektrum, travma ve strese bağlı bozukluklar, somatoform, dissoyiyatif, yeme bozuklukları ve bunların alt tipleri)" ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle Cumhurbaşkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı'na karşı açılmıştır.
Davacı, ... Hastanesi tarafından düzenlenen uzman erbaş olamayacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı sağlık raporunun iptalini istemekte ise de, sağlık muayenesi sonucu uzman erbaş olamayacağı yönünde düzenlenen dava konusu raporun, davacının sözleşmeli uzman erbaşlığa atanmasının kabulü ya da reddine ilişkin asıl işlemin hazırlayıcı işlemi olduğu, bu nedenle tek başına dava konusu edilemeyeceğinden kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olmadığı sonucuna varılmış olup, bu itibarla, söz konusu sağlık kurulu raporunun iptali isteminin incelenmesine olanak bulunmadığından, uyuşmazlığın sağlık kurulu raporu üzerine tesis edilen "uzman erbaş olamayacağına" ilişkin işlem ile dayanağı Yönetmelik maddesinin iptali istemine lişkin olduğu kabul edilerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Olayda; 2022 yılı sözleşmeli uzman erbaş alımı kapsamında yapılan yarışma sınavı aşamalarında başarılı olan davacı hakkında, ... Eğitim ve Araştırma Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen ... tarihli ve ... numaralı Sağlık Kurulu Raporu ile, geçirilmiş nevrotik bozukluk tanısıyla uzman erbaş olamayacağı yönünde karar verildiği, daha sonra, İl Sağlık Müdürlüğünce ... Şehir Hastanesine itiraz amaçlı sevk edilen davacının geçirilmiş anksiyete bozukluğu tanısıyla "A/16 F/1 uzman erbaş olamaz" yönünde düzenlenen 12/04/2022 tarih ve 975 sayılı Sağlık Kurulu Raporu üzerine, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 6. maddesnin ç) fıkrasında yer alan "Sağlık durumunun uzman erbaşlığa elverişli olduğunu, alacağı raporla kanıtlamış olmak" şartını taşımadığından bahisle, uzman erbaşlığa alım işlemlerinin sonlandırıldığı anlaşılmıştır.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 19. maddesi ile 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 8. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 20/09/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunana haliyle (ç) bendinde; "Sağlık durumunun uzman erbaşlığa elverişli olduğunu, askerî hastanelerden alacağı raporla kanıtlamış olmak" uzman erbaş olarak alınacaklarda aranan şartlar arasında sayılmıştır.
11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin amacının, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensubu olan personel, öğrenciler ve bunların adaylarının Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki görevlere uyarlık bakımından sağlık yeteneklerini tespit etmek ve barışta ve savaşta yapılacak sağlık işlemlerini düzenlemek olduğu, 2. maddesinde; bu Yönetmeliğin, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensubu olan personeli, öğrencileri ve bunların adaylarını kapsadığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin "Uzman Erbaş, Sözleşmeli Erbaş ve Erler ile Adaylarının Sağlık Yetenekleri" başlığını taşıyan Üçüncü Bölümünde "Uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er alım muayeneleri" başlıklı 23. maddesinde;
"(1) (Değişik: 22/9/2017 - 2017/10844 K.) Uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er adaylarının sağlık muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarında yapılır.
(2) (Değişik: 22/9/2017 - 2017/10844 K.) Uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er adaylarında kronikleşebilecek ya da zamanla artabilecek nitelikte bir hastalık ve diskromatopsi bulunmamalı, görmeleri her iki gözde ayrı ayrı tashihli veya tashihsiz tam olmalı ve bunlar ruh sağlığı ve hastalıkları açısından tam sağlam olmalıdır.
(3) (Değişik:RG-15/4/2020-31100-C.K-2413/4 md.) İkinci fıkradaki şartları taşıması koşuluyla; tanzim edilen raporlarda sağlam olanlar ile tespit edilen hastalığı Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinin “Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Erbaş/Er Adayları Değerlendirme Sütunu”ndaki karşılığı (+) artı işareti olanlar ile tashihle her bir gözde görmeleri tam olmak şartıyla, her bir gözde 1.00 (bir dâhil) diyoptriye kadar olan miyopi, hipermetropi ile 1.00 (bir dâhil) diyoptriyi geçmeyen astigmatizması [Örnek 1) -1.00 (-1.00x90) olabilir. Örnek 2) +1.00(-1.25x180) olamaz. Örnek 3) -1.25x90 olamaz. (Mikst astigmatlarda mutlak değer göz önünde bulundurulur.)] olan adaylar hakkında “Uzman Erbaş veya Sözleşmeli Erbaş/Er Olur” kararı verilir. Söz konusu Çizelgenin “Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Erbaş/Er Adayları Değerlendirme Sütunu”ndaki karşılığı (A) diliminde (-) eksi işareti olanlar ile Hastalıklar Listesinin (B) ve (D) dilimlerinde olanlar hakkında “Uzman Erbaş veya Sözleşmeli Erbaş/Er Olamaz” kararı verilir. [Örnek 1) -1.00(-1.00x90) olur. Örnek 2) +1.00(-1.25x180) olamaz. Örnek 3) -1.25x90 olamaz.]"
kuralı yer almıştır.
Yine aynı Yönetmeliğin EK-C Hastalıklar Listesi III-RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI kısmının 16/A-1. fıkrasında; "Geçirilmiş nevrotik bozukluklar (anksiyete, depresif, obsesif spektrum, travma ve strese bağlı bozukluklar, somatoform, dissosiyatif, yeme bozuklukları ve bunların alt tipleri)." ibaresine yer verilmiştir.
Jandarma, önemli bir kamu hizmeti olan genel kolluk görevinin bir kısmından sorumlu, güvenlik ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan silahlı genel kolluk kuvveti olup, gece ve gündüz ağır şartlarda, bazı durumlarda terörle mücadele bölgelerinde görev yapmaktadır. Yapılan görevin önem ve özelliği dikkate alındığında, bu meslekte görev yapanlarda, sağlık açısından bazı şartların aranması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava konusu Yönetmelik ile getirilen düzenlemenin amacı ise, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan yahut yapacak personelin sağlık durumlarının, bu kurumlardaki görevlere uygun olup olmadığının değerlendirilmesidir.
Bu itibarla; dava konusu Yönetmelikte bir çok hastalık ve arızanın farklı düzeylerinin bulunduğu, rahatsızlığın görüldüğü personelin sınıfı ve rütbesi ve hizmetin niteliği dikkate alınarak hastalıklar listesinin oluşturulduğu hususu da dikkate alındığında, üst hukuk normlarına, genel kolluk olarak görev yapan uzman jandarma mesleğinin gereklerine ve kamu yararına uygun olduğu anlaşılan düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nde aranılan sağlık şartını taşımadığı yetkili sağlık kuruluşları tarafından tespit edilen davacının uzman erbaşlığa alınmamasına ilişkin bireysel işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için taraflara önceden bildirilen ... tarihinde, davacı vekili Av. ...'nın geldiği, davalı Cumhurbaşkanlığı vekili Av. ...'ün, davalı Jandarma Genel Komutanlığı vekili Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısı ...'in hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı.
Taraflara usulüne göre söz verilip, dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alınarak, taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Jandarma Genel Komutanlığı emrinde sözleşmeli uzman erbaş alımı için yapılan sınavlarda başarılı olan davacının, hakkında ... Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen uzman erbaş olamayacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı sağlık raporu ve dayanağı Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ekinde yer alan EK-C Hastalıklar Listesi'nin III. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünün 16. maddesinin A) fıkrasının "Geçirilmiş nevrotik bozukluklar (anksiyete, depresif, obsesif spektrum, travma ve strese bağlı bozukluklar, somatoform, dissoyiyatif, yeme bozuklukları ve bunların alt tipleri)" ibaresinin iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 19. maddesi ile 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 8. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 20/09/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte bulunana haliyle (ç) bendinde; "Sağlık durumunun uzman erbaşlığa elverişli olduğunu, askerî hastanelerden alacağı raporla kanıtlamış olmak" uzman erbaş olarak alınacaklarda aranan şartlar arasında sayılmıştır.
11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin amacının, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensubu olan personel, öğrenciler ve bunların adaylarının Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki görevlere uyarlık bakımından sağlık yeteneklerini tespit etmek ve barışta ve savaşta yapılacak sağlık işlemlerini düzenlemek olduğu, 2. maddesinde; bu Yönetmeliğin, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensubu olan personeli, öğrencileri ve bunların adaylarını kapsadığı belirtilmiş, "Uzman Erbaş, Sözleşmeli Erbaş ve Erler ile Adaylarının Sağlık Yetenekleri" başlığını taşıyan Üçüncü Bölümünde "Uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er alım muayeneleri" başlıklı 23. maddesinde;
"(1) (Değişik: 22/9/2017 - 2017/10844 K.) Uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er adaylarının sağlık muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarında yapılır.
(2) (Değişik: 22/9/2017 - 2017/10844 K.) Uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er adaylarında kronikleşebilecek ya da zamanla artabilecek nitelikte bir hastalık ve diskromatopsi bulunmamalı, görmeleri her iki gözde ayrı ayrı tashihli veya tashihsiz tam olmalı ve bunlar ruh sağlığı ve hastalıkları açısından tam sağlam olmalıdır.
(3) (Değişik:RG-15/4/2020-31100-C.K-2413/4 md.) İkinci fıkradaki şartları taşıması koşuluyla; tanzim edilen raporlarda sağlam olanlar ile tespit edilen hastalığı Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinin “Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Erbaş/Er Adayları Değerlendirme Sütunu”ndaki karşılığı (+) artı işareti olanlar ile tashihle her bir gözde görmeleri tam olmak şartıyla, ... adaylar hakkında “Uzman Erbaş veya Sözleşmeli Erbaş/Er Olur” kararı verilir. Söz konusu Çizelgenin “Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Erbaş/Er Adayları Değerlendirme Sütunu”ndaki karşılığı (A) diliminde (-) eksi işareti olanlar ile Hastalıklar Listesinin (B) ve (D) dilimlerinde olanlar hakkında “Uzman Erbaş veya Sözleşmeli Erbaş/Er Olamaz” kararı verilir..."
düzenlemesine yer verilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin eki EK-C Hastalıklar Listesi'nin III. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünün 16. maddesinin "A" fıkrasının (1) numaralı bendinde; "Geçirilmiş nevrotik bozukluklar (anksiyete, depresif, obsesif spektrum, travma ve strese bağlı bozukluklar, somatoform, dissosiyatif, yeme bozuklukları ve bunların alt tipleri)." ibaresi yer almış, 10/10/2024 tarih ve 9015 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın 28. maddesi ile anılan bende; Bu fıkra kapsamında ele alınabilecek ruhsal bozukluklarda hastalık öyküsü ve tıbbi kayıtlar dikkate alınarak geçmiş psikiyatrik tanı ile ilgili içerik, seyir ve prognostik faktörler değerlendirilir, gerekirse geçmiş psikiyatrik tanılara ilişkin epikriz talep edilir. Geçmiş psikiyatrik tanı reaktif ve tekrarlamayan bir durum gösteriyorsa ve üç aydan kısa süreli tedavi almışsa, geçmiş tıbbi kayıtlarda bu duruma ilişkin hastane yatışı, psikotik belirtiler, intihar girişimi, madde kullanımı, dürtüsellik, kendine zarar verici davranışlar tanımlanmıyorsa, dış kaynaktan alınanlarda son 3 yıla ait psikiyatrik bir tanı/tedavi kaydı yoksa veya hâlen ruhsal muayene ve/veya psikometrik inceleme sonuçlarına göre psikopatolojik bir unsur saptanmamışsa, psikiyatri uzmanı tarafından “sağlam” kabul edilir." açıklaması getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğin eki "EK-C Hastalıklar Listesi" nin III-RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI kısmında yer alan 16. maddesinin (A) diliminin (1) numaralı fıkrasının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Askerlik mesleğinin özelliği gereği, uzman erbaş olarak alınacak bir personelde aranacak sağlık yeteneğinin diğer görev statülerden farklı olmasının yürütülecek hizmetin bir gereği olduğunun kabulü gerekmektedir. Dava konusu Yönetmelik kapsamında bulunan personelin, istihdam edilecekleri ve komutanlıklardaki görevlere elverişlilikleri bakımından bir kısım hastalıkların farklı aşamalarının bulunduğu, rahatsızlığın görüldüğü personelin sınıfı ve rütbesi ile hizmetin niteliği dikkate alınarak hastalıklar listesinin oluşturulduğu dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin hizmet gereklerine ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Dava, davacının, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nde aranılan sağlık şartlarını taşımadığından bahisle uzman erbaşlık başvurusunun reddine ilişkin bireysel işlemin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nde görülecek hizmetin niteliği de dikkate alınarak aranılan sağlık şartlarını taşımadığı iki ayrı sağlık kuruluşu tarafından hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporu ile tespit edilen davacının, uzman erbaş olarak atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin bireysel işlem yönünden de hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının, "uzman erbaş olamayacağına" ilişkin bireysel işlem ve dayanağı Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ekinde yer alan EK-C Hastalıklar Listesi'nin III. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünün 16. maddesinin A) fıkrasının (1) numaralı bendinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.