T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4015
Karar No : 2024/2085
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya ili, Seydişehir ilçesi, ... Mahallesi ... Camiinde imam-hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından işlendiği iddia edilen eylemin sübuta erdiğine yönelik ispata yarar B.G.'nin beyanı dışında bilgi ve belge bulunmadığı, yargılama aşamasında sunulan bir delil de olmadığı, tanık olarak ifadesine başvurulanların olayı sonradan duyduklarını beyan ettikleri, davaya konu eylemin her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ortaya konulamadığı dikkate alındığında, davacının ortak niteliği kaybettiğinden bahsedilemeyeceğinden, görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan davacının, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemeye ilişkin tahakkuk tarihinden (maaş ödeme tarihlerinden) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının B.G.'ye karşı eylemleri nedeniyle yargılandığı ceza davasında cinsel taciz suçunu işlediği sabit görülerek beş ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara itiraz etmemesinin davacının suçu kabullenmesi anlamına geldiği, dava konusu işlemin kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Aynı fiil nedeniyle aylıktan kesme cezası da uygulandığı, bu işlemin de yargı kararıyla iptal edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemeye ilişkin tahakkuk tarihinden (maaş ödeme tarihlerinden) itibaren ödenmesine" ilişkin kısmı incelendiğinde;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, davanın açıldığı 13/09/2021 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; "her bir ödemeye ilişkin tahakkuk tarihinden (maaş ödeme tarihlerinden) itibaren ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 13/09/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemeye ilişkin tahakkuk tarihinden (maaş ödeme tarihlerinden) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 25/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
Dava, Konya ili, Seydişehir ilçesi, ... Mahallesi ... Camiinde imam-hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, memurluğa alınacaklarda aranacak özel şartlar arasında, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" koşuluna yer verilmiş; 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, memurların "memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır.
15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" koşulu, Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarına ilk defa atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır.
Aktarılan mevzuat hükümlerine göre, din hizmetleri sınıfında görev yapan din görevlilerinin kendilerinden toplumda örnek davranışlar içinde olmalarının beklendiği, aynı zamanda örnek kişilik özellikleri sergileme sorumluluğunu taşıdıkları; ayrıca, toplumda kabul gören değerlere ters düşmek yerine inanç, ibadet ve davranış bütünlüğü içinde bu değerlere örnek olma görevini yüklendikleri, bundan ötürü bu hizmet sınıfı için hizmet gereklerine uygun olarak itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik şartı arandığı, bu şartın yitirilmiş olduğunun tespiti halinde ilgili din görevlisi hakkında memuriyetin sonlandırılması yönünde işlem tesis edilebileceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının B.G. İsimli öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddiasına yönelik olarak başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen, 15/04/2021 tarihli raporda mahallinde yapılan soruşturma neticesinde davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu değerlendirildiğinden Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin getirilen teklif üzerine Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine son verildiği anlaşılmıştır.
Davacının anılan fiili nedeniyle "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçundan yargılandığı davada ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının, B.G. ve ailesi ile aralarında bir husumet bulunmadığı, B.G.'nin kendi şeref ve onurunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için bir sebep olmadığı ve beyanlarının tutarlı olduğu değerlendirmesine yer verilerek, 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve anılan karar 24/12/2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgeler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan tespitler ve beyanlar dikkate alındığında; davacının "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.