T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4164
Karar No : 2025/1446
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI : ... Başkanlığı / ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sözleşmeli infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (a) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, sözleşmeli personel olması nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sözleşmeli personel olan davacı hakkında teklif edilen asıl cezanın, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde düzenlenen kademe ilerlemesinin durdurulması cezası olduğu, her ne kadar davacının sözleşmeli personel olarak görev yapması nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması olanaklı değil ise de; anılan fiilin öncelikle disiplin kurulunda görüşülmesi, teklifin kabulü halinde davacının sözleşmeli personele verilebilecek cezalardan biri ile cezalandırılması gerekirken, eylemin sübut bulunup bulunmadığı hususu yetkili disiplin kurullarınca değerlendirilmeden, Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından, davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (a) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekle birlikte, ilgili sözleşmeli personel olduğundan, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün Disiplin Soruşturması Usül ve Esasları hakkındaki yazılarının (F) fıkrası gereği sözleşmenin feshi cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin kabulüne, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Adalet Bakanlığı tarafından, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda kademe ilerlemesi cezasının verilmesinin uygun olacağı, fakat davacının ilerleyebileceği bir kademesinin bulunmaması nedeniye sözleşmesinin feshine karar verildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Ankara Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak görev yapmaktadır. 24/06/2019 tarihinde, görev yerine alkollü geldiği gerekçesiyle davacı hakkında soruşturma başlatılmış ve soruşturma sonrası; davacı olay günü alkollü olduğundan şüphelenilerek amirleri tarafından Yenimahalle Devlet Hastanesine götürülmüştür. Burada yapılan tetkiklerde davacının, 1,715 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi sonrasında, eylemin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının D bendinin (a) alt bendi uyarınca "Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek" hükmü kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Buna göre, davacının kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği; ancak, ilgili sözleşmeli personel olduğundan, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün Disiplin Soruşturması Usul ve Esasları hakkında yazılarının (F) fıkrası gereği kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının hizmet sözleşmesinin feshedilmesi olarak uygulanması gerektiği yönünde rapor hazırlanmıştır. Soruşturma raporu sonrasında Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından ... tarih ve ... Karar numarası ile davacının sözleşmesinin feshedilmesi cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu kararın Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve .../... sayılı Olur'u ile onanarak davacının dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılması üzerine, anılan cezasının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasında; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." hükmüne yer verilmiş, 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ise, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. Maddesinde; sözleşmeli personelin sözleşmesinin feshedilmesini gerektirecek nedenler, sayma yoluyla belirlenmiştir.
Anılan maddede, "Personelin;
a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,
b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,
c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,
ç) (Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.)
d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması,
e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması,
f) (Ek: 20/02/2017-2017/9949) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması,
hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa'nın 128. maddesiyle memurlar ve diğer kamu görevlileri, özlük hakları bakımından yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin ve bu kapsamda yer alan belediyede görev yapan personelinin statü haklarını doğrudan etkileyen disiplin işlemlerinin "diğer özlük işleri" kavramı kapsamına girdiğine kuşku bulunmamaktadır.
Kanuni düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Bu niteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, kanuni düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasında, sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanınca (değişiklikten önce Bakanlar Kurulu) belirleneceği hükme bağlanmış olup, bu hüküm uyarınca yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'da, disiplin suç ve cezaları hakkında herhangi bir düzenleme yapılmamış, sözleşme fesih sebepleri Ek 6. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Davacıya atfedilen "Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek" eylemleri bu açıdan değerlendirildiğinde, Ek 6. maddede sayılan sözleşme fesih sebepleri arasında sayılmadığı görülmektedir.
Bununla birlikte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan disiplin hukukuna ilişkin düzenlemelerin, Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında görev yapan sözleşmeli personel hakkında referans norm olarak uygulanabileceği açıktır.
Nitekim dava konusu işlemin tesis tarihinden sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle uyuşmazlığa uygulanma imkanı olmasa da, 09/01/2023 tarih ve 7433 sayılı Kanun'la 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesine eklenen ek paragrafta; kademe ilerlemesinin durdurulması ve üstü ceza verilmesini gerektiren fiil ve hâllerde disiplin kurulunun kararı alınarak sözleşmeli personelin görevine atamaya yetkili amirin onayı ile son verileceği hükmü getirilmiştir.
Bu durumda; dava konusu uyuşmazlık bu yönüyle değerlendirildiğinde; isnat edilen eylemler nedeniyle davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'da sınırlı olarak sayılan fesih nedenlerinden olmayan ve ayrıca 657 sayılı Kanunu'nun 125. maddesinin (D) bendinde düzenlenen fiiller arasında bulunmayan fiile dayanılmak suretiyle tesis edilen sözleşmenin feshedilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, temyize konu kararda, faizin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise de, dava açma (10/10/2019) tarihinden itibaren faiz işletileceği açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini, özlük haklarının iadesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden ... Bakanlığının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.