T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4304
Karar No : 2023/7309
TEMYİZ EDENLER (TARAFLAR) :
1- DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
2- DAVALI : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 07/08/2019 tarihli işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının geriye dönük yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; sözleşmeli piyade uzman onbaşı olan davacının, 25/06/2019 tarihinde eğitim görmek için Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanlığına katıldığı, davacının askeri eğitimi devam etmekte iken hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında, "erkek kardeşinin 27/10/2013 tarihinde Iğdır ilinde YDG-H içerisinde faaliyet gösteren şahıslar tarafından gerçekleştirilen toplantıya katıldığı" şeklindeki bilgi notu üzerine ilgili kurulca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirildiği; bu durumda, davacının erkek kardeşi ile ilgili elde edilen bilgi notunun niteliği ve sözleşme gereği yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti birlikte değerlendirildiğinde, güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilerek uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/04/2021 tarih ve E:2020/4734, K:2021/2420 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiğinin anlaşıldığı, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; bahsi geçen Anayasa Mahkemesi kararı ile 1. maddesinin ikinci fıkrası iptal edilen 4045 sayılı Kanun, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 13. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince yürürlükten kaldırıldığı, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da davacı göreve başlatıldıktan sonra, 7315 sayılı Kanun uyarınca davalı idarece, davacının durumunun yeniden değerlendirileceği; diğer yandan, davacının hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem neticesinde yoksun kaldığı parasal haklarının da davalı idarece Anayasa'nın 125. maddesi'nin son fıkrası uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği; davacı vekillerinin dosyaya dahil olduğu aşama ve dosyaya sundukları dilekçelerin mahiyeti dikkate alındığında, davacı asile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen avukatlık ücretini almasına hak kazandıracak herhangi bir hukuki yardımının bulunmadığı, yani uyuşmazlığın çözümünde emek ve çaba sarf ettiğinden söz edilemeyeceği açık olup, bu nedenle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçeleriyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihi olan 21/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü gereği, lehe vekalet ücretine hükmedilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından; Davacının, MY 114-1 (C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinine göre yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine sözleşmesinin sonlandırıldığı, 4045 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olduğu ve buna göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, harçtan muaf idareleri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından; davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı İdarece, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemilerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihi olan 21/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy