T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4661
Karar No : 2025/1682
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ...,
Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manavgat Devlet Hastanesinde hemşire olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi ve ikinci fıkrasında düzenlenen tekerrür hükmü uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; tekerrür nedeniyle ceza artırımındaki amacın, kişinin yeniden suç işlemesi halinde daha ağır ceza kesileceğini bilmesi ve bu şekilde suç işlenmesinin caydırılması olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, davacının, 08-09-10/12/2019 tarihlerinde mazeretsiz ve kesintisiz olarak 3 gün göreve gelmeme fiiliyle ilgili olarak ... tarih ve ... sayılı İl Disiplin Kurulu Kararı verilmeden önce, dolayısıyla bu fiilinin kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezasına konu edildiğinden davacının haberi olmaksızın gerçekleştiği 26-27-28/02/2020 tarihlerinde mazeretsiz ve kesintisiz olarak 3 gün göreve gelmeme fiilinin (ceza artırımında güdülen daha ağır ceza verileceğini bilerek tekrar aynı minvalde suç işlemeden caydırma amacı hasıl olmadan) tekerrüre konu edilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca; soruşturmacı tarafından davacıya isnat edilen fiilin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirdiğinin tespit edilmesi karşısında öncelikli olarak kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilebilmesi için gerekli olan yetkili Disiplin Kurulu Kararının alınması amacıyla dosyanın yetkili İl Disiplin Kuruluna gönderilmesi, kademe ilerlemesi durdurulması cezasının yetkili Disiplin Kurulunca kabul edilmesi halinde tekerrür hükümleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmek üzere önce görüş bildirmesi amacıyla atamaya yetkili amire ve daha sonra atamaya yetkili amir tarafından Devlet memurluğundan çıkarma cezasının teklif edilmesi halinde ise dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmesi gerekirken, soruşturma dosyasının İl Disiplin Kuruluna sunulmadan dolayısıyla tekerrüre esas kademe ilerlemesinin durdurulması cezası tesis edilmeden, atamaya yetkili amir tarafından, dosyanın doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği göz önünde bulundurulduğunda, Kanun'da belirtilen usullere uygun olarak verilmiş ve tekerrüre esas alınabilecek bir "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasının varlığından söz etmenin mümkün olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, tesis edilen dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının tahakkuk etmesi gereken tarihlerden itibaren ayrı ayrı işletilmek suretiyle hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmesinde; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine; davacının vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun incelenmesinde; davacının yargılama sürecinde vekil aracılığıyla temsil edildiği ve ... İdare Mahkemesince de yapılan inceleme sonucunda "dava konusu işlemin iptaline" karar verildiği, dolayısıyla, kararın verildiği 15/10/2021 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekilinin vekalet ücretine hak kazandığı, buna rağmen kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği görüldüğünden, istinaf kanun yolu incelemesine konu kararın, mevzuatta öngörülen yargılama giderleri yönünden eksik hüküm ihtiva etmesi nedeniyle mevzuata uygun olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilince vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu, önceki tarihte işlenen fiil nedeniyle ceza verilinceye kadar bu fiilin tekrar işlenmesi nedeniyle tekerrür uygulanmaması halinde yani ikinci fiil nedeniyle de aynı cezanın verilmesi halinde tekerrürün caydırıcılık amacını aşarak fiillerin tekrarının teşvik edilmesine sebebiyet vereceği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı hakkında, Manavgat Devlet Hastanesinde hemşire olarak görev yapmakta iken, ilk olarak 08-09-10/12/2019 tarihlerinde mazeretsiz ve kesintisiz olarak göreve gelmediği tespitiyle başlatılan soruşturma neticesinde, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (D) bendinin (b) alt bendinde yer verilen "özürsüz ve kesintisiz 3 - 9 gün göreve gelmemek" fiili nedeniyle kademe ilerilemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Valiliği İl Disiplin Kurulu kararı verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir.
Davacının 22/02/2020, 24/02/2020, 26-27-28/02/2020 ve 02-03/03/2020 tarihlerinde de göreve gelmediğine ilişkin her gün için ayrı ayrı düzenlenen tutanaklar neticesinde hakkında soruşturma başlatılmış, 02/07/2020 tarihli soruşturma raporunda; davacının; 22/02/2020, 24/02/2020, 26-27-28/02/2020 ve 02-03/03/2020 tarihlerinde göreve gelmediğinin somut olarak tespit edildiği, iddia ettiği üzere acil nöbet izninin de olmadığı anlaşılmakla 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, 125. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle 125. maddesinin (E) bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezası ile cezalandırılması gerektiği yönünde teklif getirilmesi üzerine, İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle "soruşturma raporunda getirilen teklife ilişkin değerlendirme yapılması" hususunda soruşturma dosyasının, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne iletildiği, Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine, anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı maaşlarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendinde, "Özürsüz, kesintisiz 3-9 gün işe gelmemek" fiili kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında; "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır." hükmüne; 126. maddesinde ise; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde valiler tarafından; Devlet memurluğundan çıkarma cezasının ise amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği; disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmadığı, cezayı kabul veya reddedeceği, ret halinde atamaya yetkili amirlerin 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbest oldukları ve özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümlerinin saklı olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar açıkça belirlenmiştir. Her idari işlemde olduğu gibi disiplin cezasının tesisinde de işlemin yetkili makam tarafından yapılması, yetkilerin kanunun çizdiği sınırlar içinde şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarına uygun olarak kullanılması idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi halinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturma sonucunda, olayın değerlendirilmesi ile hazırlanacak soruşturma raporunda; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan kişi hakkında soruşturmacının kanaat ve teklifinin de yer alması gerektiği, soruşturmacı tarafından soruşturmaya konu eylemin sübut bulup bulmadığı ve mevzuatta hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda disiplin dosyasının disiplin amiri, disiplin kurulu veya yüksek disiplin kurulu tarafından değerlendirileceği; ancak, disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve disiplin kurullarının soruşturmacının teklifi ile bağlı olmadığı; söz konusu merciler tarafından, önlerine gelen dosyanın kendi görev alanında olmadığı kanaatine varılması halinde disiplin dosyasının görevli görülen merciye gönderilebileceği, bununla birlikte 657 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki "...Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur. Cezayı kabul veya reddeder" şeklindeki düzenlemenin, kurulların kendi yetki alanlarındaki cezalar bakımından uygulanabilecek bir hüküm olduğu, disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve disiplin kurullarının kendi yetkisinde görmediği bir ceza ve bu cezaya dayanak olan fiile ilişkin dosyayı yetkili gördüğü disiplin amiri veya kurula göndermesinin, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu yönündeki Anayasa kuralının gereği olduğu, aksi düşüncenin, disiplin amiri veya disiplin kurulunu, kendi yetkisinde görmediği bir ceza teklifi hakkında kabul veya ret yönünde bir karar vermesi sonucuna götüreceği, bu durumun da kabul veya ret şeklinde tesis edilen idari işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olmasına neden olacağı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi gereğince kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını ikinci defa işlediği gerekçesiyle, 125. maddenin ikinci fıkrasında yer alan, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrürü halinde bir derece ağır ceza uygulanacağına ilişkin düzenleme ve soruşturma raporunda davacı hakkında 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi yönündeki teklif uyarınca Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü yazısıyla dosyanın Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna doğrudan gönderilmesinde usul hükümlerine aykırılık görülmemiştir.
Kararda yer verilen " soruşturmacı tarafından davacıya isnat edilen fiilin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirdiğinin tespit edilmesi karşısında öncelikli olarak kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilebilmesi için gerekli olan yetkili Disiplin Kurulu kararının alınması amacıyla dosyanın yetkili İl Disiplin Kuruluna gönderilmesi, kademe ilerlemesi durdurulması cezasının yetkili Disiplin Kurulunca kabul edilmesi halinde tekerrür hükümleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmek üzere önce görüş bildirmesi amacıyla atamaya yetkili amire ve daha sonra atamaya yetkili amir tarafından Devlet memurluğundan çıkarma cezasının teklif edilmesi halinde ise dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmesi gerekirken, soruşturma dosyası İl Disiplin Kurulu'na sunulmadan dolayısıyla tekerrüre esas kademe ilerlemesinin durdurulması cezası tesis edilmeden, atamaya yetkili amir tarafından, dosyanın doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği göz önünde bulundurulduğunda..." yolundaki gerekçede hukuki isabet bulunmamakta ise de, kararda dayanılan diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, " yoksun kalındığı ileri sürülen maaşların hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kalınan parasal haklarının dava açma tarihi olan 06/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaşlarının tahakkuk etmesi gereken tarihlerden itibaren ayrı ayrı işletilmek suretiyle hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 24/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.