T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5275
Karar No : 2024/5992
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Amasya İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca resen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarihli ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve...sayılı kararında; (90) 2. sınıf emniyet müdürünün terfi değerlendirilmesine alındığı, anılan personelden davacının da aralarında bulunduğu (24) ünün kadrosuzluktan emekliye sevk edildiği, (66) personelin ise 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca fiili hizmet sürelerinin birinci kez iki yıl süre ile uzatılmasına karar verildiği; mevzuat hükümleri ve dava dosyası bir bir arada değerlendirildiğinde; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca, bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları halinde, hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerinin hüküm altına alındığı; ancak, bu personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet sürelerinin aynı usul ile iki yıl uzatılacağının da mevzuatta düzenlendiği görülmekle birlikte, kanunda belirtilen koşulları taşıyan personel arasından resen emekliye sevk edilecek personeli belirleme konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız ve keyfi olmadığı, anılan yetkinin bir takım ayırt edici objektif kriterlere dayanması gerektiği, olayda ise; personelin geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanları, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özellikleri yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın söz konusu olmadığı, bunlardan birine öncelik verilmiş ise bunun gerekçelerinin açıklanmadığı, dolayısıyla davalı idarece, resen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının resen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davalı idarece, davacının resen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği, dolayısıyla işbu kararın davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayacağı açık olduğundan, bu karara istinaden davalı idarece tesis edilecek yeni bir işleme bağlı olarak yoksun kalındığı iddia olunan özlük ve parasal hak talebi ayrıca değerlendirileceğinden, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük hak talebi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi bakımından ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; bulunduğu 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettiği tarihten itibaren geçen beş yıllık sürenin sonunda resen emekliye sevk edilmeden önce, bir üst rütbeye terfii hususunda davalı idarece hakkında hiçbir değerlendirme yapılmamış ve hiçbir işlem tesis edilmemiş olan davacının, bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmeyeceği değerlendirilmeksizin, salt beş yıllık süreyi doldurduğu veya dolduracağından bahisle idarenin takdir yetkisi gerekçe gösterilerek resen emekliye sevk edilmesi yönünde tesis edilen işlemde bu yönü ile hukuka uygunluk, istinafa konu kararın dava konusu işlemin iptaline dair kısmında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 30/6/2016 tarihinden geçerli olarak 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilen davacının, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi işlemleri diğer rütbelerden farklı olarak Yüksek Değerlendirme Kurulu işlemi olmadığı, atama işlemi ile gerçekleştirildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Amasya İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle resen emekliye sevk edilmesi üzerine, temyizen incelenen bu dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrasında, rütbeleri sayılan polis amirleri arasında emniyet müdürüne de yer verilmiş; ikinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri belirlenmiş; üçüncü fıkrasında, her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında, bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında, rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar kurala bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." kuralı yer almakta iken; 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle söz konusu fıkra, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Ancak bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süreleri aynı usul ile iki yıl uzatılır. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yıl sonra tekrar değerlendirilerek en fazla bir defa daha uzatılabilir, görev süresi uzatılmayanlar ise kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler.” şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda açık metinlerine yer verilen Kanun hükümleri ve gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının; emniyet hizmetlerinin, hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan polis amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi ve sınırlı sayıdaki bu kadrolara atama yapılması, bunun sonucunda da ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan polis amirlerinin kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesi ve hizmetine ihtiyaç duyulan personelin emekliye sevk edilmeyip görev sürelerinin uzatılması hususlarında, liyakat ilkesi çerçevesinde objektif bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesine imkan sağlanmıştır.
2019 yılında on dokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Buna göre, söz konusu düzenleme kapsamında, idarenin görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesinde esas alınacak objektif değerlendirme ve seçme kriterlerini tespit etmesi ve uygulamayı ona göre yürütmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarenin bu konudaki takdir yetkisini, hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerine göre kullandığını, şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut bilgi ve belgelerle ortaya koymadığı anlaşıldığından, davacının resen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının, Kanun'un öngördüğü şekilde bekleme süresi dolmadan önce Yüksek Değerlendirme Kurulunun gündemine alınması ve bekleme süre sonunda emekli edilmesine ilişkin işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 26/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, aynı usul ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesi mümkün hale gelmiştir.
2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Dosyanın incelenmesinden; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan ve bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, görev süresi uzatılmayarak kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiği; idarenin "hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresi iki yıl uzatılacak personelin" belirlenmesinde, kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı; hangi personelin emekliye sevk edilmeyip görev süresinin uzatılacağı konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; dava konusu işlemin, Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve diğer özlük haklarının tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararının iptaline ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yönde verilen karara katılmıyoruz.