T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5459
Karar No : 2025/1580
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ...,
Hukuk Müşaviri Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin
... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Karabağlar İlçe Sağlık Müdürlüğünde doktor olarak görev yapan davacının, 3 yıl, 1 ay, 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılması üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde öngörülen koşulu kaybettiğinden bahisle, hapis cezasının kesinleştiği 23/01/2019 tarihinden itibaren memuriyetinin sona erdirilmesine ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunu işlediği gerekçesiyle 3 yıl, 1 ay, 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla düzeltilerek onandığı, dolayısıyla kararın 23/01/2019 tarihinde onanmak suretiyle kesinleşmesi üzerine davacının, 23/01/2019 tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde belirtilen memuriyete alınma şartların birini kaybettiği anlaşıldığından, 23/01/2019 tarihi itibarıyla memuriyetine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlem tarihi olan 04/05/2021 tarihinden itibaren
memuriyetine son verilmesi gerekirken, memur sıfatıyla, 03/01/2019 tarihi ile 04/05/2021 tarihi arasındaki yaklaşık 2 yıl 4 aylık hizmetlerini yok sayan idare işleminin kabulünün hukuken mümkün olmadığı, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra idarece yaklaşık 2 yıl 4 ay daha çalıştırılmasında hiçbir dahli, hilesi, hatası ve kusuru bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı hakkındaki mahkumiyet kararının 23/01/2019 tarihinde
onanmak suretiyle kesinleşmesi üzerine davacının bu tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde belirtilen memuriyete alınma şartlarından birisini kaybettiği anlaşıldığından, 23/01/2019 tarihi itibarıyla memuriyetinin sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İzmir ili, Karabağlar İlçe Sağlık Müdürlüğünde doktor olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunu işlediği gerekçesiyle 3 yıl, 1 ay, 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kararın, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde belirtilen memuriyete alınma şartların birini kaybettiğinden bahisle 23/01/2019 tarihinden itibaren memuriyetine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Genel ve özel şartlar" başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasının "Genel şartları" belirleyen (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde; "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak." kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Kanun'un Memurluğun sona ermesi" başlıklı 98. maddesinin (b) bendinde ise, "Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi", Devlet memurluğunu sona erdiren haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin (düzenleyici veya birel), işlemin tamamlandığı, hukuk aleminde doğduğu, yani, son idari makamın işlemi tesis ettiği veya son idari makamca işlemin onandığı tarihten itibaren hukuken geçerlilik kazandığı; diğer bir anlatımla, tüm idari işlemlerin hukuk alemindeki doğumunun, ortaya çıkışının ve üçüncü kişileri olumlu veya olumsuz olarak etkiledikleri tarihin, işlemin tamamlandığı veya onandığı tarih olduğu; idari işlemin geçerlik tarihinin işlemin tamamlanma tarihi olduğu; bu bağlamda, idari işlemin geriye etkili olarak tesis edilmesinin mümkün olmadığı; işlemin tesis tarihinin, aynı zamanda o işlemin geçerlilik veya hüküm tarihi, etkili olma tarihi olarak kabulü gerektiği; bu ilkenin kabulündeki temel etkinin, hukuk devleti ve hakkaniyet ilkesi olduğu; zira hakkaniyet ilkesinin hukukun tüm alanlarında uygulanması veya göz önünde bulundurulması gereken bir ilke olduğu açıktır.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacının ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi nedeniyle hukuken memuriyetine son verilmesi şartları oluştuğu halde memuriyetinin hemen sonlandırılmadığı; tıpkı, hakkında hiçbir işlem olmayan diğer memurlar gibi davacının da "fiili memurluk" yaptığı; söz konusu memuriyetinin devam ettirilmesi iradesinde davacının bir katkısının, müdahalesinin veya hilesinin de dosya kapsamına yansımadığı, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinden yaklaşık iki yıl dört ay sonra dava konusu işlemin tesis edildiği; bu süreçte davacının görevine devam ettiği; davacının memuriyeti devam ederken kasten işlenen, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan dolayı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm olması nedeniyle memuriyetine son verilmesinde hukuka aykırılık bulunmazken; davacının memuriyetinin, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar geriye yürütülerek sonlandırılmasının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının, 23/01/2019 tarihinden itibaren memuriyetine son verilmesine ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Davacı, İzmir ili, Karabağlar İlçe Sağlık Müdürlüğünde doktor olarak görev yapmakta iken, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan 3 yıl, 1 ay, 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde öngörülen koşulu kaybettiğinden bahisle, hapis cezasının kesinleştiği 23/01/2019 tarihinden itibaren memuriyetinin sona erdirilmesine ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava konusu işlem incelendiğinde; işlemin, davacıya verilen hapis cezasının kesinleştiği tarih esas alınarak tesis edildiğinin açık olması karşısında, uyuşmazlıkta, hem dava konusu işlemin hem de temyize konu kararın iki aşamada ele alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, davacının temyiz istemi ile ilgili olarak;
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin; davacının memuriyete devam ederken, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan dolayı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkum olması nedeniyle, memurluğa alınma şartlarından birini kaybettiğinden bahisle "memuriyetine son verilmesine ilişkin" kısmı yönünden yapılan incelemede;
Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, davacının "memuriyetinin sona erdirilmesine" ilişkin kısmına yönelik 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın, dava konusu işlemin; davacının memuriyetinin, mahkumiyet kararının kesinleştiği "23/01/2019 tarihi itibarıyla sona erdirilmesine" ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;
Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi nedeniyle hukuken memuriyetine son verilmesi şartları oluştuğu halde memuriyetinin hemen sonlandırılmadığı; tıpkı, hakkında hiçbir işlem olmayan diğer memurlar gibi davacının da "fiili memurluk" yaptığı, söz konusu memuriyetinin devam ettirilmesi iradesinde davacının bir katkısının, müdahalesinin veya hilesinin de dosya kapsamına yansımadığı; Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesinden yaklaşık 2 yıl 4 ay sonra dava konusu işlemin tesis edildiği, anılan süreçte davacının görevine devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının, hakkındaki kesinleşmiş mahkumiyet kararına rağmen işlem tarihine kadar fiili olarak görevine devam etmiş olmasının, kamu görevinin sürdürülmesi anlamında kendisine bir kazanılmış hak bahşetmeyeceği açık olmakta birlikte; ilgili hakkındaki bu durumdan kaynaklanan subjektif etki ve sonuçların korunması; diğer bir ifadeyle, görevinde "fiilen" çalışmak suretiyle elde ettiği kişisel kazanımlara dokunulmaması gerekmektedir. Aksi durumun kabulünün, Anayasa'nın 18. maddesinde düzenlenen "angarya yasağı"na aykırılık oluşturacağı açıktır.
Bu itibarla, yukarıda da vurgulanmış olduğu üzere, memuriyeti devam ederken kasten işlenen bir suçtan dolayı 3 yıl, 1 ay, 15 gün hapis cezasına mahkûm olması nedeniyle davacının memuriyetine son verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; memuriyetinin, Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar geriye yürütülerek sonlandırılmasının, Anayasa'da da yer verilmiş olan hukuk devleti ilkesi ve angarya yasağı ile İdare Hukukunun genel ilkelerinden olan hakkaniyet ilkesine de uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyize konu kararın; dava konusu işlemin, davacının memuriyetinin "23/01/2019 tarihinden itibaren sona erdirilmesine" ilişkin kısmının iptali istemi yönünden davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; dava konusu işlemin, davacının "memuriyetinin sona erdirilmesi" ile ilgili kısmının onanması; buna karşılık, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin, davacının memuriyetinin, mahkumiyet kararının kesinleştiği "23/01/2019 tarihinden itibaren sona erdirilmesi" ile ilgili kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.