T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5501
Karar No : 2025/4646
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Kuvvetleri Komutanlığına bağlı ... Görev Grup Komutanlığı ... Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası aldığından bahisle, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının 12/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 17/12/2018 tarihinde hizmet yerini terk etmeme, 19/04/2019 tarihinde iki ayrı hizmet yerini terk etmeme, 30/07/2019 tarihinde uyarma ve kınama cezaları, 05/08/2019 tarihinde kınama, 27/09/2019 tarihinde hizmet yerini terk etmeme, hizmete kısmi süreli devam ve kınama cezaları ile cezalandırılan davacının, 6191 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi kapsamında, en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde üç ayrı disiplin amirinden toplam sekiz defa disiplin cezası aldığı, bu cezalara karşı dava açılmadığı anlaşıldığından, disiplin cezaları esas alınarak sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ilişkin olarak, Bölge İdare Mahkemesi kararında gerekçe belirtilmediği; esas yönünden, 19/04/2019 - 27/09/2019 tarihleri arasında, kısa bir zaman dilimi içinde toplam sekiz disiplin cezasıyla cezalandırıldığı, aynı gün içinde iki veya üç disiplin cezası verildiği; daha önce CİMER'e şikayette bulunması nedeniyle mobinge maruz kaldığı ve söz konusu cezalarla sözleşme feshine zemin oluşturulduğu; disiplin cezalarının, amirlerinin subjektif değerlendirmelerine dayandığı, ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve ıslah amacı taşımadığı; anılan cezalara karşı başvuru yollarının gösterilmediği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Kuvvetleri Komutanlığına bağlı ... Görev Grup Komutanlığı ... Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası aldığından bahisle, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca, ... tarih ve ... sayılı işlemle sözleşmesinin feshedilmesi üzerine, temyizen bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun "Sözleşmenin idarece feshi" başlıklı 6. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Sözleşmeli erbaş ve erlerin sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle sözleşme süresinin bitiminden önce feshedilir: ... c) Son olarak verilen de dâhil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkum olmak veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası almak." hükmü öngörülmüştür.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun askeri hâkimler hariç subaylar, astsubaylar, uzman erbaşlar, sözleşmeli erbaş ve erler, erbaş ve erler ile askeri öğrencileri kapsayacağı belirtilmiş; ‘’Disiplin cezaları’’ başlıklı 11. maddesinde; ''(1) Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir:
a) Uyarma
b) Kınama
c) Hizmete kısmi süreli devam
ç) Aylıktan kesme
d) Hizmet yerini terk etmeme
e) Oda hapsi
f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma
(2) Uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezaları disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası yüksek disiplin kurulları tarafından verilir.’’ düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un dava konusu işlemin tesis edldiği tarihte yürürlükte bulunan ''Yargı denetimi'' başlıklı 43. maddesinde; ''Yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları ile subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında verilmiş olan aylıktan kesme, hizmet yerini terketmeme ve oda hapsi cezalarına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir." hükmü yer almakta iken; söz konusu düzenleme, 30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7329 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile; “(1) Askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezaları hariç bu Kanunda yer alan disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir. Seferberlik ve savaş zamanında ise yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası hariç bu Kanunda yer alan diğer disiplin cezaları yargı denetimi dışındadır.” şeklinde değiştirilmiş; 43. maddesinin 12/06/2021 tarih ve 7329 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…uyarma,...” ve “hizmete kısmi süreli devam…” ibarelerinin itiraz yoluyla iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 22/06/2022 tarih ve 31874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01/06/2022 tarih ve E:2022/10, K:2022/72 sayılı kararıyla; ''...yargı yolu kapalı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezaları söz konusu askerî personelin TSK’dan ayrılmalarına ya da sözleşmelerinin feshine yol açabilmektedir. TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı dava açılabilse de, bu işlemlerin dayanağı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle gerek itiraz edilmeksizin gerekse itiraz aşamasından geçerek kesinleşen söz konusu disiplin cezaları yargısal denetime tabi tutulmadığından, bu işlemler dayanak alınarak gerçekleştirilen TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemleri yönünden yargısal denetim şeklî bir hâle gelmektedir. Başka bir deyişle uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına konu fiillerin disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin yargısal denetime tabi tutulmaması nedeniyle TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı açılan davalarda yapılan yargısal denetim etkinliğini yitirmektedir. Kurallar bu yönüyle asker kişilere aşırı bir külfet yüklemekte ve disiplinin tesisi şeklindeki kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğu, açıklanan nedenlerle kuralların Anayasa’nın 13., 36. ve 129. maddelerine aykırı olduğu...'' gerekçesiyle, anılan ibarelerin iptaline karar verilmiştir.
Yine 6413 sayılı Kanun’un 43. maddesinin, 7329 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…kınama…” ve “…cezaları hariç…” ibarelerinin itiraz yoluyla iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 27/01/2023 tarih ve 32086 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30/11/2022 tarih ve E:2022/122, K:2022/151 sayılı kararıyla; ''...Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/10, K:2022/72 sayılı kararıyla yargı yolu kapalı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarının söz konusu askerî personelin TSK’dan ayrılmalarına ya da sözleşmelerinin feshine yol açabildiği, TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı dava açılabilse de bu işlemlerin dayanağı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle söz konusu yargısal denetimin şeklî bir hâle geldiği ve etkinliğini yitirdiği, kuralların bu yönüyle asker kişilere aşırı bir külfet yüklediği ve disiplinin tesisi şeklindeki kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğunun belirtildiği, eldeki itiraz başvurusunda Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülen kurallar bakımından yapılacak anayasallık denetiminin konusunu da benzer şekilde TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi sonucunu doğurabilecek kınama cezasına karşı yargı yolunun kapalı olması hususunun oluşturduğu, bu itibarla itiraz konusu kurallar yönünden de Anayasa Mahkemesinin anılan 01/06/2022 tarihli ve E.2022/10, K.2022/72 sayılı kararından ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu itibarla kuralların Anayasa’nın 13., 36. ve 129. maddelerine aykırı olduğu...'' gerekçesiyle, anılan ibarelerin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararları uyarınca 6413 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrası, 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe konulan 7517 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle, “(1) Askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezaları hariç bu Kanunda yer alan disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir. Subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin ceza sayısı veya puanı nedeniyle tesis edilen Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğin kesilmesi sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalarda yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarının hukuka uygunluğu mahkemelerce denetlenebilir. Seferberlik ve savaş zamanında ise yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası hariç bu Kanunda yer alan diğer disiplin cezaları yargı denetimi dışındadır.” şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan disiplin cezaları arasında bulunan, ''uyarma'' cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğuna dair yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların, Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.
Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözü edilen iptal kararları ve gerekçesi birlikte dikkate alındığında, en son alınan disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içerisinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz veya daha fazla olması halinde, yargı yolu kapalı olan ''uyarma'', ''kınama'' ve ''hizmete kısmi süreli devam'' cezalarının askeri personelin sözleşmesinin feshine yol açabileceği, sözleşme feshi işlemine karşı dava açılsa dahi; bu işlemin dayanağı olan ve yargı yolu kapalı bulunan ''uyarma'', ''kınama'' ve ''hizmete kısmi süreli devam'' cezalarının itiraz edilmeyerek veyahut itiraz aşamasından geçerek kesinleşmesi halinde, yargısal denetime tabi olmadığından, sözleşme feshi işleminin yargısal denetiminin şekli bir hale geldiği, bu durumun kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğunu ortaya koymaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının, sözleşmeli er olarak görev yaptığı dönemde, 17/12/2018 tarihinde "hizmet yerini terk etmeme", 19/04/2019 tarihinde iki ayrı "hizmet yerini terk etmeme", 30/07/2019 tarihinde "uyarma" ve "kınama", 05/08/2019 tarihinde "kınama", 27/09/2019 tarihinde "hizmet yerini terk etmeme", "hizmete kısmi süreli devam" ve "kınama" cezaları ile cezalandırıldığı; en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası aldığından bahisle, 6191 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca, 12/10/2019 tarih ve 2246 sayılı işlemle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu işlemin sebebini oluşturan ve yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarını düzenleyen kanun hükümlerinin Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edildiği ve bu iptal kararlarının da Resmi Gazete'de yayımlandıkları 22/06/2022 ve 27/01/2023 tarihlerinde yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarından sonra 6413 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasında 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan 7517 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle yapılan düzenleme ile Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesi dikkate alınarak, disiplin ceza sayısı veya puanı nedeniyle tesis edilen ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğin kesilmesi sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarında, yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarının hukuka uygunluğunun mahkemelerce denetlenebileceği düzenlemesine yer verildiği anlaşıldığından; yukarda anılan mevzuatta yer alan ve en son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde sekiz disiplin cezası ile cezalandırılması ve anılan cezaların kesinleşmiş olmasının yeterli görülemeyeceği, davacının en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde aldığı disiplin cezalarından, sözleşme feshi işleminin sebep unsurunu oluşturan ve yargı yolu kapalı olan ''uyarma'', "kınama" ve "hizmete kısmi süreli devam" cezalarının, söz konusu disiplin cezaları yönünden hukuki bir sonuç doğurmaksızın; bir başka ifadeyle, anılan disiplin cezalarının iptali yönünde bir hüküm kurulmaksızın, işlemin sebep ve maksat unsurlarının hukuka uygunluğu incelenip, yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Uyuşmazlık, TCG Yavuz Komutanlığında sözleşmeli er olan davacının, en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden sekiz veya daha fazla disiplin cezası aldığından bahisle, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesi işleminden kaynaklanmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; sözleşmeli er olarak görev yaptığı dönemde, 17/12/2018 tarihinde "hizmet yerini terk etmeme", 19/04/2019 tarihinde iki ayrı "hizmet yerini terk etmeme", 30/07/2019 tarihinde "uyarma" ve "kınama", 05/08/2019 tarihinde "kınama", 27/09/2019 tarihinde "hizmet yerini terk etmeme", "hizmete kısmi süreli devam" ve "kınama" cezaları ile cezalandırıldığı; en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası aldığından bahisle, 6191 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca, ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmakta olup; her ne kadar, işlem tarihinde "uyarma", "kınama" ve "hizmete kısmi süreli devam" disiplin cezalarına karşı yargı yolu kapalı olsa da yargı yolu açık olan diğer dört disiplin cezasına (hizmet yerini terk etmeme cezalarına) karşı dava açılmamıştır.
Bu duruma göre, davacının yargı yolu açık olan ve hakkında verilen disiplin cezalarından dördüne karşı yargı yoluna başvurmadığı ve söz konusu disiplin cezalarının kesinleşmiş olduğu gözetildiğinde, yargı yolu kapalı olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarından sonra 7517 sayılı Kanun ile yapılan (28/06/2024) yeni yasal düzenlemeye kadar geçen ve yasal boşluk oluşan tarihler arasında yargı yolu açık hale gelen "uyarma", "kınama" ve "hizmete kısmi süreli devam" disiplin cezalarına karşı da dava açma iradesi göstermediği, davacının en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde sekiz defa disiplin ceza sayısına ulaşılmasının sözleşme feshi için yeterli olduğu sonucuna varıldığından, davanın reddine yönelik temyize konu kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.