T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5747
Karar No : 2025/1439
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Posta Dağıtım Merkez Müdürlüğünde sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, 399 sayılı KHK'nın 3771 sayılı Kanun'la değişik 44. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına, ancak sözleşmeli personel olması sebebiyle 399 sayılı KHK'nın 3771 sayılı Kanun'la değişik 45/d ve Hizmet Sözleşmesinin 15/b maddeleri uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalınan aylık ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen başka bir personel ile kavga etmesi eyleminin sabit olduğu anlaşılmakta ise de, davacının fiziksel şiddet uyguladığı iddia edilen "başka bir personel" ifadesinin kanunda aranan "amiri veya maiyetindeki bir çalışanı veya iş sahibi" ifadelerinden hangisine girdiği yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde, "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" fiilinin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiili ve haller arasında sayıldığı, madde hükmü incelendiğinde, eylemler ile bu eylemlerin kim veya kimlere karşı işlenmesi halinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması sonucunu doğuracağının açıkça ifade edildiği, anılan madde hükmünde, "amiri, maiyetindeki çalışan ve iş sahibi" ifadesinin "iş arkadaşı" ifadesini içermediği, dolayısıyla "iş sahibi" ile "iş arkadaşı" ifadelerinin kapsamlarının farklı olduğu, davacıya isnat edilen "Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" eyleminde fiziki müdahalede bulunulan kişinin davacının amiri veya maiyetindeki bir çalışanı olmadığı gibi iş sahibi de olmadığı; sonuç olarak, davacıya isnat edilen fiilin "Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiili kapsamında olmadığı sonucuna varıldığından, bu haliyle davacının fiilinin, anılan Kanun hükmündeki suç tanımına uymadığı ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, tazminat talebinin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih ile dava dilekçesinin verildiği 05/03/2019 tarihi arasında geçen kısmı için 05/03/2019 tarihinden itibaren, bu tarihten (05/03/2019) sonra hak edilen parasal haklar için her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrasında, "yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir." hükmüne yer verildiği, davacının hakaret, kavga, tehdit gibi kusurlu eylemleri nedeniyle hakkında birçok defalar disiplin cezasına hükmedildiği, sözleşme feshi işlemine neden olan eylemin yanı sıra, önceden beri süregelen tutumlarının neticesinde birden fazla kez disiplin cezası aldığı, bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, tazminat talebinin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih ile dava dilekçesinin verildiği 05/03/2019 tarihi arasında geçen kısmı için 05/03/2019 tarihinden itibaren, bu tarihten (05/03/2019) sonra hak edilen parasal haklar için her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davalı idareye iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.