T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5755
Karar No : 2025/1738
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Hastanesi'nde sözleşmeli sağlık teknikeri (perfüzyon teknikeri) olarak görev yapan davacının, atamasının iptal edilmesine ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Sağlık Bakanlığının internet sitesinde 14/12/2012 tarihinde yayımlanan "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Sözleşmeli Personel Alımı" duyurusunun "Sağlık Teknikeri Perfüzyon Teknikeri" kısmının, Danıştay Onikinci Dairesinin 29/05/2018 tarih ve E:2017/250, K:2018/2363 sayılı kararıyla iptal edildiği, dolayısıyla davacının atanmasının dayanağı kalmadığından, davacının atanmasının iptaline yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının göreve başlamadan önce perfüzyonist yetki belgesi aldığı, bu iş için aranan şartları taşıdığı, Danıştay Onikinci Dairesinin kararının davacının kazanılmış hakkını ortadan kaldırmaya yönelik olmadığı, perfüzyon teknikeri olan davacının kurum içinde başka birimlerde görevlendirilmesinin mümkün olduğu ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, ... Üniversitesi ... Yüksekokulu Perfüzyon Teknikleri Programı Önlisans Programından 08/06/2012 yılında mezun olmuş, Sağlık Bakanlığının internet sitesinde 14/12/2012 tarihinde yayımlanan "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Sözleşmeli Personel Alımı" duyurusunda "Sağlık Teknikeri Perfüzyon Teknikeri" pozisyonuna, 08/01/2013 tarihinde 4/B sözleşmeli olarak ... Hastanesinde sözleşmeli sağlık teknikeri (perfüzyon) pozisyonuna yerleştirilmiştir. 657 sayılı Kanun'un, 6495 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile eklenen Geçici 41. maddesi uyarınca aynı yere sağlık teknikeri (perfüzyon) kadrosuna atanmış, 03/07/2019 tarihine kadar da bu kadroda görev yapmıştır. Perfüzyonistler Derneği tarafından, Sağlık Bakanlığının internet sitesinde 14/12/2012 tarihinde yayımlanan "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Sözleşmeli personel Alımı" duyurusunun "Sağlık Teknikeri Perfüzyon Teknikeri" kısmının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onikinci Dairesinin 29/05/2018 tarih ve E:2017/250, K:2018/2363 sayılı kararıyla, 1219 sayılı Kanun ile perfüzyonistler tarafından icra edilmesi öngörülmüş bir görevin sağlık teknikerlerine yaptırılmasının, kanun koyucunun iradesine aykırı olduğu gerekçesine yer vermek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi sonrasında, ... tarih ve ... sayılı işlemle davacının atamasının iptal edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Kamu kurum ve kuruluşlarında "sağlık teknikeri" kadrosu bulunmakta olup, bu kadroya, sağlık alanında öğrenim veren en az iki yıllık ön lisans mezunları ile dört yıllık lisans öğretiminin iki yıllık ilk bölümünü bitirenler atanabilmektedir.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a, 26/04/2011 tarih ve 27916 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6225 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile eklenen Ek 13. maddenin (ö) bendinde, " Perfüzyonist, perfüzyon alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine perfüzyon alanında yüksek lisans yapan; kalp ve/veya büyük damarlarda yapılacak müdahalelerde ilgili uzman tabipler gözetiminde kalp akciğer makinesini kullanarak beden dışı kan dolaşımını yöneten sağlık mensubudur. " şeklinde tanımlanmıştır.
1219 sayılı Kanun'a 6225 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 7. maddesinin 12/07/2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6354 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik ikinci fıkrasında, ".....Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle;
a) Kalp akciğer makinesini kullanarak beden dışı kan dolaşımı işlemini son beş yıl içinde en az toplam bir yıl süre ile yaptığını belgeleyen ve en az lise seviyesinde eğitimi bulunanlar,
b) Üniversitelerin perfüzyon teknikerliği bölümünden mezun olanlar (öğrenim görmekte olanlar mezun olduklarında)
Usul ve esasları Sağlık Bakanlığınca belirlenen eğitimleri alarak açılacak sınavlarda başarılı olmaları halinde, perfüzyonist olarak çalışabilirler." hükme bağlanmış; sekizinci fıkrasında, "Bu madde gereğince Sağlık Bakanlığınca yapılacak eğitimler ve sınavlar en geç 31/12/2012 tarihine kadar yapılır ve bu süre içerisinde ilgililer çalışmalarına devam edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, ... Hastanesinde sağlık teknikeri (perfüzyon teknikeri) olarak görev yapmakta iken, atamasına dayanak olan "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Sözleşmeli Personel Alımı" duyurusunun "Sağlık Teknikeri Perfüzyon Teknikeri" kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 29/05/2018 tarih ve E:2017/250, K:2018/2363 sayılı kararıyla iptali üzerine davalı idarece, Danıştay kararının uygulanması amacıyla davacının görevine son verildiği beyan edilmekte ise de; anılan Danıştay kararının iptal gerekçesinde, 1219 sayılı Kanun'un Ek 13. maddesinde yer alan perfüzyonist tanımı gereği perfüzyonistler tarafından icra edilmesi öngörülen bir görevin, Yükseköğretim Kurulunun, bir ön lisans programı olan perfüzyon teknikleri programından mezun olanların sağlık teknikeri unvanını kullanabileceğine karar verdiğinden bahisle, bu ön lisans programından mezun olan sağlık teknikerlerine yaptırılmasının, kanun koyucunun iradesine aykırı olduğu açıklamalarına yer verilerek işlemin bu yönüyle hukuka uygun bulunmadığı, söz konusu karar gereğince perfüzyon teknikleri programından mezun olarak sağlık teknikeri unvanı alan kişilerin perfüzyonistler tarafından icra edilmesi gereken görevlerde çalıştırılamayacağı açıktır.
Ancak, söz konusu kararın sağlık teknikeri unvanına sahip bu kişilerin perfüzyonistler tarafından icra edilmesi gereken görevlerde çalıştırılmamaları kaydıyla sağlık teknikeri olarak istihdamlarının devamına engel bir yönünün bulunmadığı, dolayısıyla "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Sözleşmeli Personel Alımı" duyurusunun "Sağlık Teknikeri Perfüzyon Teknikeri" kısmının iptali kararı gerekçesiyle birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu kararın, davacının atamasının iptal edilmesini gerektirecek zorunlu bir sonucu olduğu şeklinde yorumlanamayacağı ve davacının perfüzyonist tanımında yer alan görevleri yapmadan da sağlık teknikeri kadrosunda çalışmaya devam etmesine engel bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, ilk ataması sağlık teknikeri olarak yapılan ve yaklaşık 10 yıldır davalı idarede görev yapan davacının, kendi hatası veya hilesi ya da kusuru bulunmaksızın bir sebeple atamasının iptal edilmesinin idari istikrar prensibine de uygun olmayacağı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; anılan Danıştay kararının uygulanması bağlamında, davacının atamasının iptal edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 25/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.