T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1607
Karar No : 2024/5424
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında ... olarak görev yapmakta iken Başbakanlık Sektörel İzleme ve Değerlendirme Birimine raportör olarak atanan davacının, mali haklarında azalma olduğunu belirterek eksik ödeme işleminin iptali ve yoksun kaldığı tüm parasal haklarının faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Danıştay Beşinci Dairesinin 28/09/2017 tarih ve E:2016/12718, K:2017/20447 sayılı bozma kararına uyularak; davacının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında iletişim uzmanı olarak görev yapmakta iken Başbakanlık Sektörel İzleme ve Değerlendirme Birimine raportör olarak atamasının yapıldığı, her ne kadar atama işlemine karşı açmış olduğu dava ret olarak sonuçlanmış ise de, davacının mali haklar yönünden eski görevindeki durumunun korunacağının belirtildiği, mali haklar yönünden atama yapılması halinde önceki mali hakların korunacağının belirtilmesine karşın davacının maaşında farklılık oluşmasının, bir başka anlatımla davacının mali hakları eski çalıştığı görevindeki gibi olması gerekirken maaşında bir azalma olmasının hukuken kabul edilebilir olmadığı; davacının eski görev ve unvanında elde etmiş olduğu mali hakların yeni atandığı Sektörel İzleme ve Değerlendirme Birimine raportör unvanı ile görev yaparken de korunması gerektiği anlaşıldığından aksi yöndeki davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal hakların raportör olarak atamasının yapıldığı 28/04/2015 tarihinden itibaren işletilcek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Cumhurbaşkanlığınca; Mahkeme kararı uyarınca bir ödeme yapılması gerekiyorsa, 703 sayılı KHK’nın 224. maddesi uyarınca mülga Başbakanlığın tüm borç ve alacakları ile hak yükümlülükleri Hazine ve Maliye Bakanlığına devredildiğinden eksik ödemeye ilişkin bu davada bu bakanlığın da husumete alınması gerektiği, öte yandan davacının 672 sayılı KHK uyarınca ihraç edildiği ve yargılamanın Ankara 26. İdare Mahkemesinde devam ettiği, hakkında ihraç kararı bulunan bir kişinin yoksun kaldığı parasal hak talebi hakkında karar verilmesinin hukuka aykırı olacağı, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığınca; mali hakların atamadan sonra da korunması gerektiği gözetilmeden tesis edildiği belirtilen eksik ödeme işleminin mülga Başbakanlık tarafından tesis edildiği, bu nedenle hasım konumunda yalnızca Cumhurbaşkanlığının bulunması gerektiği, öte yandan davacının idarelerinde çalıştığı dönemdeki tüm sosyal haklarının ilgili mevzuat uyarınca eksiksiz ödendiği, idarelerinin işlemde dahli bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların raportör olarak atamasının yapıldığı 28/04/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.