T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1668
Karar No : 2024/2021
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, 05/12/2019 - 14/12/2019 tarihleri arasında aralıksız olarak 10 gün izinsiz ve mazeretsiz göreve gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesinin birinci fıkrası ile 98. maddesinin (c) fıkrası gereğince memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin Bayburt Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına dair Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün 10/01/2020 tarihli işleminin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacının toplam 15 adet hastalık raporu aldığının görüldüğü, davacı tarafından, idarece raporların mevzuat hükümlerine uygun olarak alınmaması nedeniyle belirlenen süre içerisinde işe başlaması gerektiğine dair bildirimin tebliğinin usulsüz olarak yapıldığı ileri sürülmekle birlikte, bu konuyla ilgili olarak yapılan incelemede; davacının bu tebligat öncesinde idareye bildirmiş olduğu herhangi bir tebliğ adresi olmadığı gibi, izne ayrıldığı izin belgesinde iznini geçireceği yer olarak sadece il bilgisinin yazıldığı, dolayısıyla davacının idare nezdinde bilinen tek adresinin mernis adresi olup, bu adrese yapılan tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, ayrıca davacı tarafından alınan ve kurumuna gönderilen ilk raporun izinle gittiği Şanlıurfa ilinde poliklinik muayenesi sonucu düzenlendiği, bütün raporların memuriyet mahalli dışından alındığı, davacının çalıştığı mahalden herhangi bir hastalık nedeniyle sevk durumunun da olmadığı, hastalık raporlarının davacının iddia ettiği gibi geçirdiği kalp rahatsızlığından dolayı devam eden hastalıklar nedeniyle olmayıp, yaklaşık altı aylık ilk süreçte birbirinden farklı teşhislere ilişkin olduğu, sonraki süreçte kalp hastalığı olarak nitelediği çarpıntı teşhisiyle alınan raporlar bulunduğu, alınan raporların fenne uygun olup olmadığının tespiti amacıyla verilen randevuya davacının mazeret bildirmeksizin gitmeyerek idarenin tespit hakkını engellediği, yıllık izin bitim tarihi olan 05/12/2018 tarihinden itibaren raporlar alınarak işe başlamamanın devam ettiği süreçte, alınan raporların mevzuat hükümlerine uygun olarak alınmadığı gerekçesiyle kabul edilmediği ve bu nedenle belirlenen süre içerisinde işe başlaması gerektiğine dair bildirim gönderildiği, belirtilen günde ve takip eden 10 gün içerisinde davacının işe başlamadığının tutanaklarla sabit olduğu, bu nedenle, davacının görevine 10 gün izinsiz ve mazeretsiz olarak gelmediği gerekçesiyle memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemenin gerekçesinin aksine, hastalık raporlarının görev yapılan yerden alınmasına ilişkin bir zorunluluğun mevzuatta bulunmadığı, asıl önemli hususun raporun gerçeğe uygun olmasının gerektiği, yıllık iznini kullanırken bulunduğu mahalden sağlık raporu almasının son derece doğal ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, yeni bir hakem hastanenin tespiti suretiyle raporların usul ve esaslara uygunluğunun resen araştırılmasının gerektiği, usulüne uygun olmayan tebligat nedeniyle memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırılık teşkil ettiği, eksik inceleme neticesinde verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Temyiz istemi adli yardımlı olarak incelendiğinden, temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 24/04/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.