T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2039
Karar No : 2023/6912
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı Merkez Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; uyuşmazlıkta; davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle sözleşmesinin feshedildiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamındaki bilgi notunda: "... Asliye Ceza Mahkemesince ... Esas ve ... hazırlık numarası ile basit yaralama suçundan dava dosyasının halen açık olduğu, 2014 yılında Kocaeli'nde dolandırıcılık, iflas suçundan hakkında işlem yapıldığı şeklinde istihbari mahiyette bilgilerin elde edildiği" tespitlerine yer verildiğinin görüldüğü, Mahkemelerince UYAP kayıtlarının tetkikinden", davacının "dolandırıcılık" suçundan "suça sürüklenen çocuk" sıfatı ile Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildiği, "basit yaralama" suçundan yargılandığı Düziçi Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/638 esasına kayıtlı davada ise hükmü açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda, davacı hakkında "Basit yaralama" isnadıyla yapılan ceza yargılaması sonucunda, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunu'nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/5.maddesi uyarınca 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, davacı hakkında "Basit yaralama" isnadıyla yapılan ceza kovuşturması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının "mahkumiyet" hükmünün etki ve sonuçlarını doğurmayacağı, ceza kovuşturmasına konu edilen eylemlerinin 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinde tahdidi olarak sayılan suçlardan da olmadığı, isnat edilen eylemlerin işleniş biçimi dikkate alındığında, uzman erbaş göreviyle bağdaşmayacak nitelik ve ağırlıkta olmadığı, davacı hakkında, 2014 yılında Kocaeli ilinde dolandırıcılık, iflas suçlarından işlem yapıldı şeklindeki istihbari bilgi yönünden ise, davacının suça sürüklenen çocuk sıfatı ile 2014 yılında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma başlatıldığı, ancak takipsizlik kararı verildiği, dolayısı ile davacının atılı suçtan herhangi bir mahkumiyetinin bulunmadığı, kaldı ki Devletin çocukların korunması ile ilgili pozitif yükümlülükleri kapsamında hukukumuzda bazı kanuni düzenlemelere de yer verildiği, bunlardan birinin çocukların işledikleri bir suç nedeniyle kamu görevlerinden sürekli olarak yasaklanamayacakları ilkesi olduğu; 5352 sayılı Kanunda yer alan 18 yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarının, ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılıkları, Hâkim veya Mahkemelerce istenebileceği hükmü ihlal edilmek suretiyle elde edilen arşiv kaydına da dayanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, söz konusu istihbari bilgi dayanak alınmak suretiyle, davacının arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının salt anılan soruşturma dosyalarına ve istihbari nitelikteki bilgilere konu edilen eylemleri sebebiyle (eylemlerin uzman erbaş görevine muhtemel olumsuz tesiri ortaya konulmadan) olumsuz sonuçlandırılmasına ve bunun sonucunda sözleşmesinin feshedilerek terhis edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verildiğinden hukuka aykırılığı ortaya konulan işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının iddialarının hukuki bir dayanağının bulunmadığı, davacının mevzuatta yer alan şartları taşımaması sebebiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı ve Güvenlik Araştırması Değerlendirme Komisyonu kararına binaen dava konusu işlemin tesis edildiği, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına önemli bir güvenlik olduğu, idarelerinin kısıtlı kadrolar için başvuruda bulunan binlerce aday içerisinden takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanma noktasında takdir yetkisine sahip olduğu, tesis edilen dava konusu işlemin tüm yönleriyle hukuka uygun olduğu belirtilerek, genel bütçeli idareler, Mahkeme ve icra harçlarından muaf olduğundan, işbu davada idare aleyhine yargılama gideri kapsamında harca hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.