T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2289
Karar No : 2025/1611
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uzman doktor olarak görev yapan davacının, 27/04/2022 tarihli istifa dilekçesinin kabulüne ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istifanın (çekilmenin) tek taraflı bir irade beyanı olduğu, mevzuatta bu irade beyanının kendiliğinden hukuki sonuç doğurması esasının benimsenmediği ve çekilme isteğinin kabulü halinde yürürlüğe gireceğinin açık olduğu, dolayısıyla davacının istifasının kabulüne ilişkin karar onaylanıp tamamlanana kadar davacının bu yöndeki talebini geri çekerek istifadan vazgeçebileceği, 27/04/2022 tarihli dilekçesi ile görevinden istifa eden davacının istifasının, ... tarih ve ... sayılı Valilik oluru ile kabul edildiği; işlemin Valilik oluru ile tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüşse de, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları İmza Yetkileri Yönergesi'nin 11. maddesi uyarınca taşra teşkilatındaki personelin (uzman tabipler dahil) istifalarının Valilik oluru ile neticelendirileceğinin düzenlendiği, dolayısıyla işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının istifa dilekçesinin kabulünden önce istifa etmekten vazgeçtiğini beyan ettiği görülmüş ise de, davacının istifasının kabulüne ilişkin 13/05/2022 tarihli dava konusu işlemin 20/05/2022 tarihli işten ayrılma formu ile davacıya tebliğ edildiği, ancak davacının belgeyi imzadan imtina ettiği, bu durumun tutanak altına alındığı ve davacının bu tutanağın evrak kayıt tarihi olan 20/05/2022 tarihinde yeni bir dilekçe vererek istifadan vazgeçtiğini beyan ettiği; kurum içi tebligatlarda, ilgilinin tebellüğden imtina etmesi ve tebligatı almaktan kaçınma yoluna gitmesi hallerinde, bu durumun yetkililerce tespit edilerek tutanak altına alınması durumunda, tebligatın tutanak tarihinde yapılmış olduğunun kabulü gerektiği (Danıştay Onikinci Dairesi'nin 20/10/2010 tarih ve E:2009/1346 K:2010/5165 sayılı kararı), davacının istifasının ilgili Yönerge'de belirtilen Vali onayı ile yani yetkili makam tarafından kabul edildiği, istifanın kabulüne dair karardan sonra istifa dilekçesinin geri çekilmesi talebiyle yapılan başvurunun ise idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; davacının istifasının onaylanması ve davacının bunu öğrenmesini müteakip vermiş olduğu dilekçe ile istifadan vazgeçtiğini beyan etmesi halinde, ilk istifa dilekçesinin geçersiz olduğundan söz edilemeyeceği göz önüne alındığında, davacının istifasının kabulüne ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı, kendisine hastane yönetimi tarafından mobbing uygulandığından bahisle istifa ettiğini beyan etmişse de bu iddianın somut bir şekilde ortaya konulması gerektiği, davacının böyle durumları adli ve idari mercilere iletme ve dava açma hakkı bulunmakla birlikte, işlem dosyasındaki bilgi ve belgelere göre davacının mobbing iddiaları hakkında idareye bildirimde bulunduğunu gösteren somut bir bilgi ve belge sunmadığı da görüldüğünden, davacının istifa etmesinde idarenin kusuru olduğuna dair davacı iddialarına da itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca istifasının kabulüne ilişkin olurun vali yardımcısı tarafından verilemeyeceği, istifa oluru verilmeden istifasını geri çekmiş olmasına rağmen usule aykırı şekilde görevine son verdiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İşlemde yetki sakatlığı bulunmadığı, kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : İllerde merkezi idare adına irade açıklamaya tek yetkili vali olduğundan ve uzman hekimlerin istifasının kabul edilerek görevlerinin sona erdirilmesine ilişkin işlemler konusunda herhangi bir makama yetki devri yapılmadığı açık olduğundan, vali adına vali yardımcısı imzası ile tesis edilen davacının istifasının kabulüne ilişkin dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesinde nöroloji alanında uzman doktor olarak görev yapan davacı, 27/04/2022 tarihinden itibaren istifa ettiğine dair dilekçe vermiş, istifasının ... tarih ve ... sayılı Aksaray Valiliği işlemiyle kabul edilmesi üzerine, temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
Dava dosyası incelendiğinde; davacının istifası kabul edilerek görevine son verilmesine ilişkin işlemin vali adına vali yardımcısı tarafından imzalandığı görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 3. maddesinde illerin idaresinin yetki genişliği esasına dayandığı; 4. maddesinde il genel idaresinin başının vali olduğu, bakanlıkların kuruluş mevzuatına göre illerde lüzumu kadar teşkilat bulunacağı, bu teşkilatın her birinin başında bulunanların il idare şube başkanları olduğu; 5. maddesinde, illerde valilerin tayin ve tesbit ettiği işlerde yardımcılığını ve valinin bulunmadığı zamanlarda vekilliğini yapmak üzere vali muavinlerinin bulunacağı ve valiliğin yazı işlerinin düzenlenmesinden vali muavininin sorumlu olduğu; 9. maddesinde, valinin ilde cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtası olduğu, valilerin bu sıfatla ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumlu oldukları, Bakanlıklar ve tüzel kişiliği haiz genel müdürlüklerin, il genel idare teşkilatına ait bütün işleri doğrudan doğruya valiliklere yazacakları, valiliklerin de illere ait işler için ilgili bakanlık veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlüklerle doğrudan doğruya muharebede bulunacakları, ancak valilerin hesabata ve teknik hususlara ait işlerde idare şube başkanlarına vali adına imza yetkisi verebilecekleri düzenlenmiştir.
24 Ocak 2019 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları İmza Yetkileri Yönergesi'nin "İstifanın kabulü ve görevden çekilmiş sayılma işlemleri" başlıklı 11. maddesinde: (l) Personelin istifa yoluyla görevden ayrılma istekleri;
a) Birim amirleri ile bağlı kuruluş en üst amirleri bakımından Bakan Yardımcısının; Bakanlık merkez teşkilatındaki diğer personel ile taşra teşkilatındaki uzman tabipler bakımından Yönetim Hizmetleri Genel Müdürünün; taşra teşkilatındaki diğer personel için Valinin,
b) Bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatında Kurum Başkanı/Genel Müdürün, onayı ile neticelendirilecektir.
(2) Personelin görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemler, bu Yönerge ile belirlenen atamaya yetkili amirlerce onaylanacaktır.
(3) Sözleşmeli personelin sözleşmelerinin feshine dair onaylar, sözleşmeyi imzalayan makam tarafından imzalanacaktır."
hükmüne yer verilmişken; Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 11045126 sayılı yazısı ekinde sunulan ve Bakanlık Makamının 13/03/2019 tarihli ve 2637 sayılı Olur'u ile yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları İmza Yetkileri Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönerge'nin 3.maddesi ile aynı Yönergenin 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin "Birim amirleri ile bağlı kuruluş en üst amirleri bakımından Bakan Yardımcısının; Bakanlık merkez teşkilatındaki diğer personel Yönetim Hizmetleri Genel Müdürünün; taşra teşkilatındaki personel için Valinin" şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Her idari merciin idare adına irade açıklama yetkisi olmayıp, idare adına irade açıklayabilecek olan idari mercilerin sayısı belirli ve sınırlıdır. Buna göre merkezi idarede idare adına irade açıklamaya yetkili makamlar; Cumhurbaşkanı ve bakanlar, taşra teşkilatında ise yetki genişliği ilkesi nedeniyle valilerdir.
Diğer yandan, kamu hukukunda bir makama verilen yetkinin, aksine bir hüküm bulunmadıkça o makam tarafından kullanılacağı açık olup, bir makamın yetkisinin başka bir makama devredilebilmesi için mevzuatla yetkili kılınması gerektiği tartışmasızdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; illerde merkezi idare adına irade açıklamaya tek yetkili vali olduğundan ve uzman hekimlerin istifasının kabul edilerek görevlerinin sona erdirilmesine ilişkin işlemler konusunda, ilgili Yönerge ile valiye yetki verildiği açık bulunduğundan, vali adına vali yardımcısı imzası ile tesis edilen, davacının istifasının kabulüne ilişkin dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, usul ve yasaya uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden; davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.