T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5579
Karar No : 2025/1298
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığı ... Başkonsolosluğu Eğitim Ataşeliğinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine istinaden sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Bakanlık Makamının ... tarih ve E:... sayılı Olurunun iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Amerika Birleşik Devletleri makamlarının yayınladığı 23/08/2016 tarihli ve 16-1279 sayılı Diplomatik Notanın dayanağının Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi ve Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi olduğu, ülkemizin bu sözleşmelerin ilkine 18/04/1961 tarihli, ikincisine ise 24/04/1963 tarihli TBMM kararıyla taraf olduğu, anılan sözleşmelerin Anayasa'mızın 90. maddesine göre usulünce yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşma olduğu ve Amerika Birleşik Devletleri makamlarınca yayınlanan diplomatik notanın tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alındığında, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığınca yayınlanan 23/08/2016 tarihli ve 16-1279 sayılı diplomatik nota ile yabancı misyonlarda çalışan personel ve ailelerinin, akreditasyon politikasında değişikliğe gidildiği, 23/08/2016 tarihinden önce görevde bulunan yerel sözleşmeli personellerin, ABD vatandaşlığı ya da daimi yasal yerleşik statü elde edememeleri durumunda, bu pozisyonlarını beş yıldan fazla koruyamayacakları kuralına istinaden, davacının verilen süre içerisinde ABD vatandaşlığı ya da daimi yasal yerleşik statü elde edemediği anlaşıldığından, sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, davacının A2 vizesinin 30/01/2023 tarihine kadar devam ettiğinden bahisle sözleşmeli personel olarak çalışmasına yasal bir engel olmadığı iddia edilmekte ise de, anılan notada aranan şartın ABD vatandaşlığı ya da daimi yasal yerleşik statü olduğu, A2 vizesinin ülkemiz adına resmi bir görevde bulunanların ilgili ülkeye girişine ve resmi görevde bulunmasına imkan tanıyan genel bir vize olduğu anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmediği, yine davacı tarafından, 13/02/2020 tarihli ve 20-274 sayılı nota ile "...Büyükelçilik, diplomatik nota yoluyla, vaka bazında değerlendirmek üzere akreditasyon politikasının istisnalarını rica edebilir. Büyükelçilik, istisna rica edilen her bir kişi için gerekçeli olarak Yabancı Misyonlar Ofisine (OFM) başvuruda bulunabilir..." şeklindeki düzenleme ile değişikliğe gidildiği ve bir hak tanındığı ileri sürülmekte ise de, konunun idarenin takdirinde olduğu, tanınan takdir yetkisi doğrultusunda ABD'de yer alan misyon şefliklerinin bu yetkiyi sadece Dışişleri Bakanlığı personeli adına gerekçesini belirtmek suretiyle kullandıkları, bu kapsamda davacının durumuna emsal gösterilebilecek nitelik ve şartta bir personelin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığı, davalı idarenin kendisinin durumuna emsal gösterilebilecek nitelikte takdir yetkisi kullandığı bir personelin bulunmadığı yönündeki gerekçesinin gerçekçi olmadığı, davalı idarece G.A.O. isimli kişinin süresinin uzatılması için bildirildiği, ancak kendisi için aynı usulün uygulanmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 11/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.