T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5968
Karar No : 2025/1431
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Havalimanı Müdürlüğünde, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi olarak sözleşmeli ARFF memuru olarak görev yapan davacının, hakkında 1 yılın üzerinde hapis cezasına hükmolunduğu ve söz konusu kararın kesinleştiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 45 maddesinin (A) bendinin beşinci fıkrası, 399 sayılı KHK'nın 45. maddesi ve Hizmet Sözleşmesi'nin 15. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacının Devlet memuru olma şartını yitirdiğinin kabulü için, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesine göre kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası almış olmasının gerektiği, davacının İ.B'ye karşı eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Vücut dokunulmazlığına karşı suçlar" bölümünde yer alan kasten yaralama (Basit yaralama), "Hürriyete karşı suçlar" bölümünde yer alan tehdit (Basit tehdit) ve "Şerefe karşı suçlar" bölümünde yer alan hakaret (Alenen hakaret) suçları kapsamında ayrı ayrı değerlendirildiği sırasıyla kasten yaralama suçundan 4 ay, tehdit suçundan 7 ay 15 gün ve hakaret suçundan 3 ay 15 gün hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırıldığı, bilahare iş bu cezanın infazı aşamasında koşullu salıverilme (şartlı tahliye) hükümlerinin tatbiki amacıyla anılan cezaların içtima edilerek infaza konu cezanın nevi ve miktarının 14 ay 30 gün hapis cezası olarak belirlendiği; bu durumda, davacı hakkında verilen hapis cezalarının tek eylemden verilmiş olmayıp üç ayrı eylem ve üç ayrı başlık altında düzenlenen suçlar kapsamında verildiği, davacıya tek bir suçtan dolayı verilmiş bir yıl veya daha fazla süreli bir mahkumiyet hükmünün söz konusu olmadığı, davacıya üç ayrı suçtan hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruduğu, bu nedenle davacıya üç ayrı suçtan verilen birbirinden bağımsız bir yıldan az süreli üç ayrı mahkumiyet kararının infazı aşamasında "koşullu salıverilme" hükümlerinin tatbiki amacıyla ilgili Kanun gereği içtima ettirilmesi sonucunda belirlenen ceza miktarının (14 ay 30 gün hapis) dikkate alınarak davacının işe alınma şartlarını kaybettiği sonucuna varılamayacağı, diğer taraftan içtima edilen cezanın "hakederek tahliye" ve "koşullu tahliye" tarihleri dikkate alındığında; işlem tarihi itibarıyla davacının kamu haklarından mahrumiyetinden de bahsedilemeyeceği anlaşıldığından; üç ayrı suç nedeniyle verilen bir yıldan az süreli hapis cezalarının içtiması sonucunda belirlenen ceza miktarı dikkate alınmak suretiyle davacının işe alınma şartlarını kaybettiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem neticesinde, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının da davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal hakların dava açma tarihi olan 31/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve ilgili mevzuata uygun olduğu, Danıştay'n konuya ilişkin içtihatları doğrultusunda işlem tesis edildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının işlem nedeniyle, yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihi olan 31/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.