T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6856
Karar No : 2025/1732
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziantep İli, Nizip İlçesi'nde icra müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, İstanbul Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünde icra müdür yardımcısı olduğu döneme ilişkin olarak hakkında yapılan soruşturma sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporu ve ekindeki ifade tutanaklarının birlikte incelenmesinden; davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği kanaatine varıldığından, davacının söz konusu fiileri nedeniyle eylemine uyan 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 08/03/2023 tarih ve E:2021/2138, K:2023/928 sayılı bozma kararına uyularak; UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerle ilgili davacının, "zimmet'' suçundan yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hakkında mahkumiyet kararı verildiği, anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, bozma üzerine dosyanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayıt edildiği ve davanın halen derdest olduğu; bu itibarla, idare mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun açıklamalı reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İşlediği iddia edilen fiillere ilişkin karara esas alınan ceza yargılaması sonucunda verilen kararın kesinleşmediği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İsimsiz ve imzasız ihbar mektubu üzerine Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... sayılı görev emirleri uyarınca başlatılan soruşturma kapsamında; Türkiye genelindeki tüm icra dairelerinin Akbank Genel Müdürlüğüne yazmış olduğu müzekkerelere ilgili Banka tarafından cevap verilirken, cevabın müzekkerenin geldiği daireye doğrudan gönderilmeyip Küçükçekmece İcra Dairelerine elden teslim edildiği, Türkiye genelinde dağıtımın Küçükçekmece İcra Dairelerinden yapıldığı, bu uygulamanın 01/12/2011 tarihinde başladığı, 2013 yılı Mart ayına kadar Banka tarafından posta masrafının pul olarak ödendiği, o tarihe kadar aylık ortalama 5.000 adet posta gönderisi yapılırkan Mart ayından itibaren bu sayının ortalama 54.000'e çıktığı, aynı anda icra müdürlerinin talebi üzerine posta ücretlerinin pul olarak değil de para olarak ödenmeye başlandığı, soruşturmanın başladığı 03/03/2014 tarihine kadar da bu uygulamanın devam ettiği, ödemelerin nakit olarak yapıldığı Mart 2013'den Mart 2014'e kadar olan 12 aylık dönem içerisinde Banka tarafından icra dairelerine toplam 652.881 evrakın postaya verilmek üzere teslim edildiği ve her bir evrak için 3,85 TL olmak üzere toplamda 2.513.591,85 TL'nin gider pusulası düzenlenerek imza karşılığı o anki icra müdür ve yardımcısına verildiği, dairedeki normal tutulan muhabere defterinden ayrı olarak klasör şeklinde bilgisayar çıktılarından oluşan muhabere kartonunun tutulduğu, bilgisayar çıktılarının banka görevlisi tarafından hazırlandığı ve gönderiler ile birlikte getirildiği, bazen de dairede çalışan görevliler tarafından deftere kaydının yapıldığı, yine posta irsaliyelerinin de ayrı bir kartonda muhafaza edildiği, müzekkere cevaplarının gidecekleri icra müdürlüklerine göre ayrımının yapılarak her bir evrak için ayrı posta ücreti alınmasına rağmen, aynı yere gidenlerin tek zarf içerisine konularak gönderildiği, bazı posta gönderilerinin 3.100 gramı bulduğu, belirtilen dönem içerisinde 652.881 evrak alınmasına rağmen toplu gönderiler sonucunda 28.862 adet posta yapıldığı, Bankadan posta gideri olarak 2.513.591,85 TL alınmasına karşılık 153.578,62 TL posta ücreti ödenip 2.360.013,23 TL'nin zimmete geçirildiği ve bu işlemler nedeni ile de haksız menfaat sağladıkları sonucuna varılarak, davacının 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılma cezasıyla cezalandırılması yönünde teklif getirildiği ve bu teklif doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'', Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış;
Aynı Kanun'un 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden ise aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmadığı gibi takibi şikayete bağlı suçlarda usulüne uygun bir şikayetin bulunmaması nedeniyle verilen düşme kararlarının da disiplin hukuku açısından bağlayıcı olmadığı açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile UYAP sitemi üzerinden yapılan araştırma sonucunda, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanun'u kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının, "zimmet" suçundan yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hakkında mahkumiyet kararı verildiği, anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, sonrasında yapılan yargılama sonunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının ''hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu'' işlediği gerekçesiyle sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf incelemesi sonucunda da, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... E:..., K:... sayılı kararıyla da davacı hakkındaki suçun şikayete bağlı olduğu ve hakkında şikayet bulunmadığı gerekçesiyle düşme kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ceza davasında verilen düşme kararından bağımsız olarak yapılan değerlendirmede, disiplin cezasına esas olan soruşturma raporunun incelenmesinden; fiilinin işleniş şekli ve niteliği, ortaya konulan deliller ile tanık ifadeleriyle kanıtlanan ve 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ifadesini bulan; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlere bulunmak" fiilinin karşılığı olarak davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, karar sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden, bu husus anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 25/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.