T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/907
Karar No : 2024/5827
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, ... Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli iç mimar olarak görev yapan davacının, hizmet sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmeyerek 23/01/2020 tarihi itibarıyla ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Başkanlık onayının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı aylık ödemelerin mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca 12/10/2016 tarihinde davalı idare ile imzaladığı sözleşme ile göreve başladığı, sözleşmenin boş bulunan 8. derece mimar olarak istihdam edilmek üzere imzalandığı, her ne kadar mimar kadrosunda iç mimar olarak görev yapan davacının mimar olmadığı ve bu nedenle hizmetine ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmeyeceği belirtilmekte ise de, davacının 2016 yılından bu yana idare bünyesinde çalıştırıldığı, imzalanan sözleşmenin bir yıl süreli olduğu gözetildiğinde 3 yıl art arda sözleşmesinin idarece yenilendiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının TMMOB İç Mimarlar Odasına hitaben gönderdiği ... tarih ve ... sayılı görüş yazısında, iç mimarların kadro unvanlarında iç mimar kadrosu bulunan kurumlarda iç mimar kadro unvanını, iç mimar kadrosu bulunmayan kurumlarda ise mimar kadro unvanını kullanabileceklerinin belirtildiği, Devlet Personel Başkanlığının İçişleri Bakanlığına gönderdiği ... tarih ve E... sayılı yazıda; "iç mimarlık programı mezunlarının kamu kurum ve kuruluşlarında münhal bulunan mimar kadrosuna atanmasının uygun olmadığı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı görüş yazısını ... tarih ve ... sayılı yazısı ile iptal ettiği, bu görüşün iptaline kadar olan dönemde iç mimarlık programı mezunlarından kamu kurum ve kuruluşlarında münhal bulunan mimarlık kadrosuna atamaları yapılmış olanların haklarının korunması gerektiğinin değerlendirildiği"nin bildirildiği, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün talebi üzerine Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı görüş yazısında; "5393 sayılı Yasa'nın 49 uncu maddesi uyarınca çalıştırılabilecek personele ilişkin İçişleri Bakanlığının 2007/10 sayılı Genelgesinde iç mimar unvanına yer verilmediği, 06/07/2017 tarihinden geçerli olmak üzere Yükseköğretim Kurulunca sözkonusu programdan mezun olanların mimar kadrosuna atanmalarının uygun olmadığı yönünde karar verdiği, 16/03/2015 tarihi itibarıyla atanmış olduğu gözönüne alındığında; ilgilinin mimar unvanlı tam zamanlı sözleşmeli personel olarak görevine devam ettirilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı"nın bildirildiği; bu durumda, 12/10/2016 tarihinden önce mimar kadrosuna atanan davacının, Devlet Personel Başkanlığının yazısında belirtildiği gibi mimarlık kadrosu için kazanılmış hakkının bulunduğu, görevinde başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği, kadrosunun bulunduğu Emlak İstimlak Müdürlüğü tarafından iç mimara ihtiyaç bulunmadığı belirtilmiş ise de İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde göreve başladığı 21/10/2016 tarihinden itibaren ... Müdürlüğünde görevlendirildiği, en son Emlak İstimlak Müdürlüğünde görev yaptığı, dava dışı F.Y. adlı kişinin 20/07/2020 tarihinde ... Müdürlüğü bünyesinde "..." olarak istihdam edilmeye başlandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; hizmetine ihtiyaç bulunmadığı iddiasının da yerinde olmadığı görülmekle dava konusu işlemin hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı aylık ödemelerinin davanın açıldığı 28/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ilişkin; davanın süre yönünden reddi gerektiği, esasa ilişkin; Belediyede iç mimara ihtiyaç bulunmadığı, ayrıca iç mimar olan davacının mimar kadrosunda çalışmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı aylık ödemelerinin davanın açıldığı 28/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” açıklanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3. maddesinde, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 günlü, E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "...Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.
Dosya kapsamında yer alan Maliye Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında; Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 07/01/2009 tarihli toplantısında, iç mimarlık programı mezunlarının, mühendis ve mimar unvanını kullanamayacağına ancak derece kademe, ek gösterge ve yan ödemeler yönünden mimar ve mühendis gibi değerlendirilebileceğine karar verildiği, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 25/01/2012 tarihli toplantısında, iç mimarların teknik hizmetler kadrosunda istihdam edilebileceklerine, iç mimar kadrosunun bulunduğu kurumlarda iç mimar kadrosuna, bu kadronun bulunmadığı kurumlarda mimar unvanlı kadrolara atanabileceklerine karar verildiği, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 06/07/2017 tarihli toplantısında, iç mimar ve peyzaj mimarlığı bölümü mezunlarının mimarlık eğitimine eşdeğer bir eğitim almadıkları, mimar kadrosuna atanmalarının uygun olmadığı, 2012 tarihli kararın iptal edildiğine karar verildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının davalı idare bünyesinde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/3 maddesi uyarınca mimar kadro unvanında sözleşmeli personel olarak 12/10/2016 tarihinde göreve başladığı, davalı idare ile en son 01/01/2019 - 31/12/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere tam zamanlı hizmet sözleşmesi imzaladığı, ... tarih ve ... sayılı Başkanlık onayı ile hizmet sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmeyerek 23/01/2020 tarihi itibarıyla ilişiğinin kesilmesi üzerine anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı aylık ödemelerin mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacının iç mimarlık bölümü mezunu olup, sözleşmeli mimar kadrosunda görev yaptığı, davalı idare bünyesinde iç mimarlık kadrosunun bulunmadığı ve davalı idarece iç mimarlık hizmetine ihtiyacının bulunmadığının belirtildiği hususları anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, davacı, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 06/07/2017 tarihinden önce 12/10/2016 tarihinde ilk sözleşmesini imzalamış ise de sözleşmeli personel çalıştırılması için her sözleşme döneminde idare bünyesinde kadronun mevcut olması gerektiği, dolayısıyla Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 06/07/2017 tarihli kararı sonrasında davacının davalı idare bünyesinde sözleşmeli olarak çalıştırılması için iç mimar kadrosunun bulundurulması gerektiği açıktır.
Bu durumda, mezuniyeti iç mimarlık olan davacının, mimar kadrosunda çalıştırılamayacağı, davalı idare bünyesinde iç mimar kadrosu bulunmadığı, davalı idarenin ihtiyacı olmadığını belirttiği iç mimar kadrosu oluşturmaya ve davacı ile sözleşme imzalamaya zorlanamayacağı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece kendisine tanınan takdir yetkisi kapsamında davacının sözleşmesinin 2020 yılında yenilenmeyeceğine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan aylık ödemelerin davanın açıldığı 28/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.