T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/914
Karar No : 2025/190
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'a vesayeten...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarede 07/01/2013 tarihinde uzman yardımcısı olarak göreve başlayan davacı tarafından; her türlü mali, sosyal hak ve yardımlarının 15/01/2012 tarihinden önce kurumda göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali ile dava tarihinden geriye doğru 120 günlük süreyi geçmemek koşuluyla idareye başvuru tarihinden (27/03/2015) geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihinden başlamak üzere yoksun kalınan tutarın idareye başvuru tarihinden (27/03/2015) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, bu tarihten önceki tazminat istemine yönelik olarak ise davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararının; Danıştayın konuyla ilgili farklı nitelikte kararları bulunduğundan bahisle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılarak, "27/03/2015 tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihi" yerine, göreve başladığı 07/01/2013 tarihinden itibaren" yoksun kaldığı mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanunu'nun 53. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerin aynen varlığı halinde kabulünün mümkün olduğu; dava dosyasının incelenmesinden, uyuşmazlığın niteliği, daha önce yapılan yargılama neticesinde verilen kararın gerekçesi, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin davacı tarafından ileri sürülen hususlar ile yargılamanın yenilenmesi sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu yargılamanın yenilenmesi istemini içeren dilekçede ileri sürülen hususların 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde sayılan nedenlere uymadığı, dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi isteminin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ve 5.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, "tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması" halinin yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak gösterildiği; Danıştayın benzer nitelikteki davalarda verdiği kararlar göz önüne alındığında, yoksun kaldığı mali ve sosyal haklarının göreve başladığı 07/01/2013 tarihinden itibaren tazminine hükmedilmesi gerekirken, 23/03/2015 tarihinden geriye doğru 60. gün içindeki ilk uygulama tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluştuğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşabilmesi için "tarafların aynı olması" gerektiği; uyuşmazlıkla benzer nitelikteki diğer dosyalarda ise, davanın taraflarının aynı olmadığı ve yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde yargılamanın yenilenmesi koşulları sayılmış olup; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir." kuralına yer verilmiş, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, "Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir." kuralı, üçüncü fıkrasında da," Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir." kuralı yer almaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun'da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Dolayısıyla, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "... kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesi" yolundaki ibarenin, "davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle, bu kısım yönünden karara katılmıyorum.