T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1849
Karar No : 2024/5211
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Belediyesinde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında ... olarak görev yapan davacının, 2020 yılı için hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, mevzuat hükümleri gereğince zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç duyulması nedeniyle ... tarihinde davalı idare bünyesinde ... olarak göreve başladığı, ... tarihi itibarıyla sözleşmesi sona eren davacının, hizmet sözleşmesinde yer alan "Taraflar bir ay öncesinden ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir." düzenlemesi gereğince işten çıkışına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, Mahkemelerinin 24/09/2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması, tesis edilmiş disiplin cezası olup olmadığı veya göreviyle ilgili olarak yetersizliği ve başarısızlığına ilişkin bir tespitin bulunup bulunmadığı, dava konusu işlemin somut ve hukuki gerekçelerinin açıklanmasının istendiği, idare tarafından 20/10/2020 havale tarihli cevapta; davacının sözleşme akdedildikten kısa bir süre sonra (26/01/2019 tarihinde) rapor almaya başladığı ve 27/11/2019 tarihine kadar neredeyse hiç gelmediği, hamilelik sürecinde, doğum öncesi ve sonrası aldığı izinler sonucu çalıştığı pozisyonda çalışan yokluğunun olması nedeniyle işlemin tesis edildiği, 1. kadro derecesinde 1 inşaat mühendisi çalıştırma zorunluluğu bulunduğu, davacının görevli olduğu birim için tam zamanlı olarak inşaat mühendisi ... ile sözleşme akdedildiğinin belirtildiğinin görüldüğü, davacı hakkında yürütülen herhangi bir idari soruşturma veya yasal sürecin bulunmadığı, alınan raporların gerçeğe uygun olmadığına dair bir tespitin bulunmadığı, bu hususta da herhangi bir disiplin sürecinin işletilmediği, dolayısıyla davacıya verilen görevin yerine getirilmediğine kanıt oluşturacak somut herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, davacının görevinde yetersiz ve başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı gibi somut bilgi ve belgelerle hizmetine ihtiyaç duyulmadığı hususunun da ortaya konulamadığı dikkate alındığında, davacının hamilelik sürecinde, doğum öncesi ve sonrasında sıkça rapor aldığı ve yürüttüğü görevi aksatması nedeniyle sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı bir nedene dayanmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazmin talebinin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hak kayıplarının davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İnşaat mühendisi ihtiyacının sözleşmeli personel istihdam etmek suretiyle karşılandığı, bu kapsamda istihdam edilen davacının ise hizmet sözleşmesi içerisinde, sağlık durumundan kaynaklı olarak bir yıl içerisinde ciddi sayıda rapor aldığı bu nedenle istihdam edildiği pozisyonda çalışan yokluğunun oluştuğu, idarece de bu durum gözetilmek suretiyle mühendis ihtiyacının karşılanmasından benzer şekilde bir sorun/boşluk yaşanmaması adına davacı ile sözleşme yenilemeyip bir başka mühendis istihdam etmek yolunun tercih edildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında hukuka uygun olarak tesis edildiği, bunun dışında kişisel veya başka saiklerle hareket edildiğine dair tespit edilen veya davacı tarafça ortaya konulan bir durumun da bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasa'nın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” açıklanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesinin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "...Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Elazığ ili, ... Belediyesinde 5393 sayılı Kanunun 49. maddesine istinaden ... olarak görev yapmakta iken, ... Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının, 19/04/2016 tarihinden itibaren davalı idarede görev yaptığı, davacı ile davalı idare arasında son olarak 02/01/2019 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olacak şekilde imzalanan Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi kapsamında görevine devam ettiği davalı idarece temyiz ve savunma dilekçelerinde, idarenin inşaat mühendisi ihtiyacını sözleşmeli personel istihdam etmek suretiyle karşıladığı, ancak davacının, hizmet sözleşmesi süresi içerisinde sağlık durumundan kaynaklı ciddi oranda rapor aldığı bu nedenle istihdam edildiği pozisyonda ihtiyaç oluştuğundan davacı ile sözleşme yenilenmeyip bir başka mühendis istihdam edilmesi yoluna gidildiği, bu husustaki takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin de bulunmaması karşısında, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağından, hizmetine ihtiyaç kalmadığının anlaşılması üzerine, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna vardığımdan, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.