T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2395
Karar No : 2025/1341
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin
... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Trabzon ili, ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde sözleşmeli idari büro personeli olarak görev yapan davacının, 7438 sayılı Kanun uyarınca re'sen emekliye sevk edilmek üzere, emekli aylığı almaya hak kazandığı tarih itibarıyla sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 7438 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 95. maddede yer alan "aylık bağlanması için talepte bulunanlardan" ibaresi ile maddede sayılan sosyal güvenlik kanunlarının geçici maddelerinin yaş şartı aranmaksızın uygulanmasına "talepte bulunmak" şartıyla imkan verdiğinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında bulunan sözleşmeli personelin talepte bulunmadıkları takdirde yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıklarından söz edilemeyeceği, bu durumda 7433 sayılı Kanun kapsamında kadroya geçmeyen davacının, 7438 sayılı Kanun'dan faydalanma yönünde bir talepte bulunmadığı dikkate alındığında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandığından söz edilemeyeceğinden, bu gerekçeyle sözleşmesinin fesh edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından davacının yoksun kaldığı parasal hakların da iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel görev yapan davacının, dava konusu işlem tarihinde sözleşmeli personel pozisyonuna geçirildiği tarihte tabi olduğu emeklilik şartlarını sağlamadığı anlaşıldığından, 7438 sayılı Kanun uyarınca sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandığından bahisle emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararında da sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan, dava dilekçesinde, faiz başlangıç tarihi belirtilmeksizin, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenildiği ve ilk derece Mahkemesince de, faiz başlangıç tarihi belirtilmeyerek, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği görülmekle, faiz başlangıç tarihinin tespitine yönelik değerlendirme yapılarak, buna göre hüküm fıkrasının düzeltilmesi gerektiği, bir idari işlem veya eylemden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin, idareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği istikrar kazanmış Danıştay içtihatlarıyla kurala bağlanmış olup, bu itibarla, işbu davanın açılmasından önce idareye yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı tarihe kadar olan kısmının, dava açma (10/07/2023) tarihinden itibaren; dava tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının ise hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ibaresinin, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, davanın açıldığı tarihe kadar olan kısmının, dava açma (10/07/2023) tarihinden itibaren; dava tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının ise hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının, kararın hüküm fıkrasında yer alan "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ibaresinin çıkarılması ve bu ibarenin yerine "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, davanın açıldığı tarihe kadar olan kısmının, dava açma (10/07/2023) tarihinden itibaren; dava tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının ise hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresi eklenmesi suretiyle düzeltilerek ve yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde; yetki, şekil, sebep, konu ve amaç
unsurları bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının gerekçeli ve düzeltilerek reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 11/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin "Geçici personel" başlıklı (C) fıkrasının ikinci paragrafı; "...Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir." şeklinde düzenlenmiş iken, 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve geçici personel statüsünde istihdam edilen personelin anılan maddenin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdamına olanak tanınmıştır.
657 sayılı Kanunun 4. maddesinin "Sözleşmeli personel" başlıklı (B) fıkrasının yedinci parağrafında; "(Ek paragraf: 20/11/2017-KHK-696/17 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.) Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Cumhurbaşkanınca belirlenir."
Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında; (Ek: 20/11/2017-KHK-696/18 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/18 md.) "4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez." hükümlerine yer verilmiştir.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile eklenen Ek 9. maddesinde, "24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirme programına alınan kuruluşların (iştirakler hariç) kısmen veya tamamen satışı nedeniyle kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde veya diğer sebeplerle bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla İş Kanunu hükümlerine tabi daimi işçi statüsünde istihdam edilen ve 4046 sayılı Kanunun değişik 22 nci maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelden iş sözleşmesi özelleştirme tarihinden önce kamu tarafından veya özelleştirme tarihinden sonra özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenler 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilir. (...) Söz konusu personelden; yükseköğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi” unvanlı pozisyonlara, diğerlerinin ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara atama teklifleri yapılır (...) Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir;" kuralı,
Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında da, "657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir." kuralı yer almıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 7438 sayılı Kanunla eklenen geçici 95. maddesinin birinci fıkrasında ise, "(Ek:1/3/2023-7438/1 md.) Bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı Kanunun geçici 205 inci maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanırlar. Bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez." hükmüne yer verilerek ilgililerin diğer şartları taşımaları durumunda yaş koşulu aranmadan emekli olabilmelerine imkan sağlanmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 4046 sayılı Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personelin 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (C) fıkrası kapsamında geçici personel olarak yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdamına olanak tanındığı, 696 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle, 657 sayılı Kanunun 4/C maddesinde düzenlenen geçici personel statüsü kaldırılarak söz konusu personelin anılan Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdamı ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçici personel olarak çalışmakta olanların bu madde kapsamında ihdas edilen sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişinin sağlandığı ve 657 sayılı Kanunun 4/B ve Geçici 43. maddeleri ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 9. ve Geçici 11. maddelerinde de, 657 sayılı Kanunun mülga 4/C maddesine paralel olarak, özelleştirme uygulamaları nedeniyle sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlerin yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihe kadar istihdam edilebileceğinin, bir başka ifadeyle emekliliğe hak kazandıkları tarihte istihdamlarına son verileceğinin açıkça hükme bağlandığı görülmektedir.
Bu durumda, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandığı tarihe kadar istihdam edilebilecek olan ve yaş koşulu dahil olmak üzere emekli aylığı almaya hak kazandığı anlaşılan davacının, emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.