T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2545
Karar No : 2024/3059
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa İli, Kestel Belediye Başkanlığı'nda 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli mimar olarak görev yapan davacının, hizmetine gerek kalmadığından bahisle 31/12/2021 tarihi itibarıyla sona eren sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 06/10/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareden; davacının sözleşmesinin yenilenmemesinden sonra belediyeye mimar alınıp alınmadığı, halihazırda davacının görev yaptığı mimar kadrosunda, görev yapan kaç personelin bulunduğu belirtilerek, ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine, gönderilen cevabi yazıda; idareleri bünyesinde 2017 ve 2020 yılı işe giriş tarihli iki tane mimarın çalıştığının bildirildiği, öte yandan idarece sunulan savunmada, davacının sözleşmesinin mali yılla sınırlı olduğu, sözleşme süresi sona eren personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisinin mevcut olduğu ve davacının kendisine ihtiyaç bulunmadığı ileri sürülerek dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilmekte ise de, davacının davalı idare bünyesinde 11/04/2016 tarihinden itibaren mimar olarak çalıştığı, 2020 yılı için sözleşmenin yenilenmemesi işlemine karşı açılan davada idare mahkemesinin iptal kararı üzerine sözleşmesi 2020 yılı için yenilenen davacının, 2021 yılından sonra sözleşmenin yenilenmeme nedeni olarak hizmetine ihtiyaç kalmadığını ortaya koyacak hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği, yaptığı görevden dolayı herhangi bir başarısızlığının bulunduğuna dair somut bir belge bulunmadığının görüldüğü, dosya kapsamında davacının başarısız veya yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarelerce yapılmış somut bir tespit bulunmaması karşısında, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı bir nedene dayanmadığı, dolayısıyla da, dava konusu işlemde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı anlaşılmakla, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıyla imzalanan hizmet sözleşmelerinin mali yıl ile sınırlı olduğu, davacının her yıl başında bu sözleşmeyi imzaladığı, idarenin sözleşmeyi yenileme gibi bir zorunluluğu olmadığı, hizmetine ihtiyaç kalmadığından dolayı yeni sözleşme imzalanmadığı, idarenin personel istihdamı konusunda takdir yetkisinin bulunduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 13/06/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasa'nın 128.maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesi ile Kamu hizmeti görevlilerinin genel nitelikleri belirlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4.maddesinde, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtilmiş, maddenin A fıkrasında memurlar, B fıkrasında sözleşmeli personel, (mülga) C fıkrasında geçici personel, D fıkrasında ise işçi tanımlanmış, 4/B bendinde; “ Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde ifade edilmiş ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” öngörülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3 maddesinde ise; “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…””, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” kuralına yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 günlü, E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararında; "...Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Bütün bu yasal düzenlemeler çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir statüye yer verildiği anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere, sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik yaratılması amaçlanmış olup düzenlenen sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da sözleşmeli personelin statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz etmekte ve istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, aynı hukuksal statüde bulunmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılması mümkün hale gelmekte olup; sözleşmenin mali yılla sınırlı olduğu dikkate alındığında idarenin sözleşme süresi sona eren personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisini kullanması hususunda yargı kararı ile zorlanamayacağı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 11/04/2016 tarihinden itibaren Bursa İli, Kestel Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak çalışmaya başladığı, Kestel Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle "sözleşmeli personel olarak görev yaptığı süre içerisinde uhdesinde bulunan görevler ile verilen görevleri, iyi ve doğru yürütmediği, işine gerekli özveriyi vermemesi nedeniyle performansının düşük olduğundan 31/12/2019 tarihinden sonra sözleşmenin yenilenmeyeceğinin" bildirildiği, söz konusu işleme karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi sonrasında mahkeme kararı uygulanmak suretiyle yeniden işe başlatıldığı, Kestel Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle hizmetine gerek kalmadığından bahisle 31/12/2021 tarihi itibarıyla sona eren sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile uyuşmazlık konusu olayın birlikte değerlendirilmesinden; davacının statüsünün sözleşmeli personel statüsü olduğu; mali yılla sınırlı olan sözleşmesinin 31/12/2021 tarihi itibariyle sona erdiği, hizmetine ihtiyaç kalmayan davacının sözleşmesinin kamu personeli istihdamı konusunda takdir yetkisine sahip bulunan davalı idare tarafından kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak sona erdirilmesi suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali, tazminat isteminin ise kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin istinaf isteminin reddine ilişkin kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.