T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3140
Karar No : 2024/4866
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilmelerinin öngörüldüğü; ancak, bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesinin kurala bağlandığı; uyuşmazlık konusu olayda, 2023 yılında davacının kadrosuzluk nedeniyle 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği; bu durumda, bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyenlerin re'sen emekli edilmelerinin yasal zorunluluk olduğu; kadrosuzluktan emekliye sevk etmek yerine fiili hizmet süresinin iki yıl uzatılması hususunda ise davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, dolayısıyla davacının bulunduğu 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği sabit olduğundan ve emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları da sağladığından, davacının hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu olayda, 2022 yılında davacının kadrosuzluk nedeniyle 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği; anılan karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" kesin olarak karar verildiği; buna göre, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen persenelin re'sen emekli edilmeleri yasal zorunluluk olarak düzenlenmiş ise de, davacının 2. sınıf emniyet müdürlüğünden 1. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesi işlemi yargı kararıyla iptal edildiğinden, davacının bulunduğu 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettiği 30/06/2018 tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahsedilemeyeceği, bu haliyle davacının hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, davalı idare tarafından, davacının 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilip ettirilmeyeceği hususunda söz konusu yargı kararında belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği dikkate alındığında; dava konusu re'sen emekliye sevk işlemi nedeniyle, yoksun kalınan parasal hakların tazmini istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kalınan parasal hakların tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, "rütbesinde bekleme süresini dolduran" ve "emeklilik aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olan" personelin re'sen emekliye sevk edilmesi veya görev süresinin iki yıl uzatılması hususunda idareye geniş takdir yetkisi tanındığı; söz konusu yetki çerçevesinde, personelin özlük kayıtlarına idari yönden yansıyan tüm bilgiler ile varsa adli bilgiler de dikkate alınarak kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Danıştay içtihatlarına göre, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde, kıdem ve liyakat ilkeleri ile objektif değerlendirme ve seçme kriterlerinin kullanılması gerektiği halde, dava konusu işlemin salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edildiği, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanıldığının davalı idarece ortaya konulamadığı; re'sen emekliye sevk edilmesini gerektirecek haklı bir nedenin bulunmadığı belirtilerek, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen (iptale ilişkin) kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.