T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/412
Karar No : 2025/4629
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, ... Tugay Komutanlığında astsubay çavuş olarak görev yapan davacının, "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının işlemin tesis edildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; daha önce ilişki yaşadığı kadının davacının nişanlandığını öğrenmesi üzerine, sokakta bağırması ile gelişen olaylar sonucu eve gitmesini engellemek amacıyla zorla araca bindirdikleri, kadına ait adli muayene raporuna göre davacının cebir kullanması neticesinde sol kürek kemiğinden boyna uzanan bölgede ve sol omuz üzerinde lezyonlar (kızarıklık) olması suretiyle disiplinsizlik gösterdiğinden bahisle "hizmete engel davranışlarda bulunmak" kapsamında hakkında tesis edilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Söz konusu fiilin özel hayatına ilişkin olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İzmir ili, ... Tugay Komutanlığında astsubay çavuş olarak görev yapan davacının, "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" başlıklı 13. maddesinde; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya durumuna göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğurur. Bu cezayı alanlar, seferberlik ve savaş hâlleri haricinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde herhangi bir şekilde görev alamazlar.(...)" hükmü, "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezasını Gerektiren Disiplinsizlikler" başlıklı 20. maddesinin (c) bendinde ise; "Hizmete engel davranışlarda bulunmak, Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmak" hükmü öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, piyade astsubay çavuş olarak görev yapan davacının 09/11/2020 tarihinde "..."kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, cinsel saldırı" suçlaması ile gözaltına alınarak, 10/11/2020 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığının öğrenilmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucu, önceye dayalı ilişki yaşadığı kadının davacının nişanlandığını öğrenmesi üzerine, evine doğru gittiği sırada karşılaşılan davacının kardeşi tarafından engellemeye çalışıldığı, bir müddet sonra davacının araçla geldiği, tartıştıkları, bunun üzerine davacı ve kardeşinin evlerine gitmesini engellemek amacıyla zorla araca bindirdikleri, kadına ait adli muayene raporuna göre davacının cebir kullanması neticesinde sol kürek kemiğinden boyna uzanan bölgede sol omuz üzerinde lezyon (kızarıklık) oluştuğu, bu davranışın Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verdiğinden bahisle, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılması üzerine bakılan dava açıldığı anlaşılmıştır.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin kurulması ve işleyişi sırasında ortaya çıkabilecek düzensizliklerin önüne geçilmesi amacıyla konulan idari yaptırımlardır. "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Yargı kararlarında ve öğretide, bu husus "tipiklik şartı" olarak kabul edilmektedir.
Öte yandan, ceza verilirken göz önünde bulundurulması gereken bir husus da tespit edilen disiplinsizlik eylemine verilecek disiplin cezasının, bozulan düzeninin tesisini sağlayacak ölçüde olması gerektiğidir. Anayasa Mahkemesi kararında, "Ölçülülük ilkesi; 'elverişlilik', 'gereklilik' ve 'orantılılık' olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. 'Elverişlilik', öngörülen müdahalenin, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını; 'gereklilik', ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, 'orantılılık' ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir." (19/12/2013 tarih ve B:2013/817 sayılı M.A. ve Diğerleri) denilmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının disiplin soruşturması sonucu tespit edilen, kamu göreviyle ilgisi olmayan ve kamu hizmetinin yürütülmesini olumsuz anlamda etkilemesi mümkün olmayan eyleminden dolayı Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasında suç ve ceza anlamında orantılı olmadığı, anılan bentteki suç tanımına uymadığı; bir başka ifadeyle, disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.