T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4212
Karar No : 2025/1324
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'i temsilen ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Trabzon ili, ... ilçesi, ... Ortaokulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.maddesinin birinci fıkrasının E-(f)-(g) bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosya kapsamında yer alan ifadeler ile soruşturma raporu ve ekleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; disiplin cezasın gerekçe gösterilen eylemin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin görüldüğü veya duyulduğuna ilişkin aynı tanıkların farklı ifadeleri arasında ciddi çelişkilerin bulunduğu, dolayısıyla mevcut çelişkili ifadeler ışığında davacının isnat edilen eylemi gerçekleştirdiğinin bizzat tanıklar tarafından görüldüğünü veya duyulduğunu şu hâlde kabul etmenin mümkün olmadığı, olayın meydana geldiği sırada çok sayıda kişinin farklı sebeplerle yolda ve yol kenarında beklemekte olduğu, sesin sahibini teşhis edemeyen kişiler ve davacı da dahil olmak üzere şahitlerin çok yüksek sesle bağırma sesinin geldiğini beyan ettikleri, bunun yanında olayın meydana geldiği sırada davacının bulunduğu evde hasta ziyaretine gelen çok sayıda kişinin bulunduğu iddiasına rağmen idari ve adli soruşturma sırasında bu kişilerin ifadesine başvurulmadığı, davacının evinin karşısında oturan tanık S.K.'nin ve karşı komşusu olan S.Ö.'nün ceza mahkemesi duruşmasında alınan ifadelerinde caddeden gelen gürültü üzerine davacının dışarıya baktığını, herhangi bir hakaret olayının olmadığını beyan ettikleri, bu durumda; dosya kapsamında eylemin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin görüldüğü veya duyulduğuna ilişkin çelişkili ifadeler bulunduğundan; davacının isnat edilen eylemi gerçekleştirdiğinin bizzat tanıklar tarafından görüldüğünü veya duyulduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, yine olayın meydana geldiği sırada davacının bulunduğu evde bulunanların ifadelerinin alınmadığı, davacının evinin karşısında oturan tanıkların ifadelerinde ise caddeden gelen gürültü üzerine davacının dışarıya baktığını, herhangi bir hakaret olayının olmadığını beyan etmeleri birlikte değerlendirildiğinde; davacının isnat edilen eylemi gerçekleştirdiğinin, kesin ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı, dolayısıyla davacıya isnat edilen fiilin sübut bulmadığı anlaşıldığından, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararlarının gerekçeli omasının Anayasal bir zorunluluk olmasına rağmen Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz bir şekilde yazıldığı, ilgili Kanun'da öngörülen usul ve esaslara göre süresi içinde soruşturma tamamlanarak dava konusu disiplin cezasının verildiği, davacıya isnad edilen eylemin sübuta erdiği ve tanık ifadelerinin de bu hususu doğruladığı, davacının Başbakan'ı hedef alarak küfür ettiği, konvoydaki araca yumurta attığı, davacının söz konusu eylemlerinin öğretmenlik mesleğine ve topluma karşı yapılmış büyük bir yanlışı gösterdiği, yumurta atma eyleminin amirine fiili tecavüz olarak; küfretme eyleminin ise memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olarak değerlendirildiği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dosya kapsamındaki tüm savunmalar, tanık olarak dinlenen şahısların ifadeleri, soruşturma raporu ve ekleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yumurta attıldığı iddiasına ilişkin olarak somut hiçbir ifade ve tespitin yer almadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki amir kavramından anlaşılması gerekenin bir kamu görevlisinin görev yaptığı kurum ve kuruluşundaki ünvan ve derece itibarıyla hiyerarşik anlamda kendisinden daha üst düzeyde bulunan denetimi altında bulunduğu diğer bir kamu görevlisi olduğu, bu nedenle isnad edilen fiilde sözü edilen Başbakan’ın maddi metnindeki amir ile aynı olmadığı, söz konusu amir ifadesi kabul edilse dahi isnad edilen fiilin tamamlanmadığı ve amir sıfatından kaynaklanan fiili bir tecavüzün olmadığı, davalı idarenin temyiz dilekçesindeki beyanlarının maddi gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 11/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.