T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4924
Karar No : 2025/393
DAVACI : ...
DAVALI : ... Başkanlığı
DAVANIN KONUSU : ... Sosyal Güvenlik Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünde sosyal güvenlik denetmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (f) alt bentleri uyarınca "uyarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin, ... tarih ... sayılı idari yaptırımın rücusuna ilişkin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ... sayılı işleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin, Sosyal Güvenlik Kurumu Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin eki Disiplin Amirleri Cetvelinin sosyal güvenlik denetmenlerine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi ...'un açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE YARGISAL SÜREÇ :
Sosyal güvenlik denetmeni olan davacı tarafından, 08/03/2024 tarihli dava dilekçesi ile; uyarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemle birlikte, ... tarih ... sayılı idari yaptırımın rücusuna ilişkin ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ... sayılı işleminin, dava konusu disiplin cezasının dayanağı olduğu belirtilen 2020/39 sayılı Denetmen İş ve İşlemleri Genelgesi'nin "3.5.3 Raporların İncelenme Süreci" kısmının 3, 4 ve 5. fıkraları ile "4.5. Yazışma Esasları" kısmının, Sosyal Güvenlik Denetmenliği Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrasının ve 29. maddesinin, Sosyal Güvenlik Kurumu Taşra Teşkilatı Yönetmeliği'nin 10. maddesinin (ı) bendinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bu dava dilekçesi; dilekçenin "Konu" ve "Sonuç ve istek" kısmında "uyarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmekte iken, buna karşın dava dilekçesine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (f) alt bentleri uyarınca "uyarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin eklendiği; yine dava dilekçesinde idari yaptırım kararının rücusuna ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine yer verildiği; buna karşın dava dilekçesine, ... tarih ve ... sayılı rücu işlemi eklendiğinden, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı; diğer taraftan, ... tarih ... sayılı idari yaptırımın rücusuna ilişkin işlem ile davacının "uyarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem arasında, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası kapsamında birlikte dava konusu edilmelerini gerektiren koşulların oluşmadığı görüldüğünden, anılan işlemlere karşı ayrı ayrı dilekçelerle dava açılması gerektiği; dava konusu edilen ve iptali istenilen, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bireysel işlemin, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği hükümlerine göre tesis edildiği, buna karşın, Sosyal Güvenlik Denetmenliği Yönetmeliği'nin iptali istenilen 24 ve 29. maddelerinde, denetmen ve denetmen yardımcılarının görevleri ve raporlar üzerinde yapılan işlemlere dair düzenlemenin; Sosyal Güvenlik Kurumu Taşra Teşkilatı Yönetmeliği'nin 10. maddesinin (ı) bendinde Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün görevlerine dair düzenlemenin; 2020/39 sayılı Denetmen İş ve İşlemleri Genelgesi'nin "3.5.3. Raporların İncelenme Süreci" kısmının 3, 4 ve 5. fıkraları ile "4.5 Yazışma Esasları" kısmında ise raporların incelenmesi ve yazışma esaslarının yer aldığı, bu mevzuatlarda disiplin ve disiplin cezalarına ilişkin bir düzenlemenin öngörülmediği, bu haliyle dava konusu edilen düzenleyici işlemler, bireysel işlem olan uyarma cezasının üst normu niteliğini haiz olmadığından, anılan Yönetmelikler ile davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem arasında aynı dilekçe ile dava konusu edilmesini gerektiren maddi ve hukuki bağlılık bulunmadığı, bu yönüyle dilekçede 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine de uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Dairemizin 01/04/2024 tarih ve E:2024/1629, K:2024/1643 sayılı kararıyla dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davacı, 05/09/2024 tarihli yenileme dilekçesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (f) alt bentleri uyarınca "uyarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin, ... tarih ... sayılı idari yaptırımın rücusuna ilişkin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ... sayılı işleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin, Sosyal Güvenlik Kurumu Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin eki Disiplin Amirleri Cetvelinin sosyal güvenlik denetmenlerine ilişkin kısmının iptalini istemiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun; 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 7. maddesinin dördüncü fıkrasında, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçelerinin, bu Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, 3 ve 5. maddelere uygun olmayan dava dilekçelerinin, otuz gün içinde anılan maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği belirtildikten sonra, anılan maddenin beşinci fıkrasında, dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda metnine yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasında, birden fazla işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilmesi, bu işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunması şartına bağlandığı gibi, 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, düzenleyici işlemlerin bireysel işlemlerle birlikte dava konusu edilebilmesi için, bireysel işlemin, doğrudan düzenleyici işlemin uygulama işlemi niteliğinde olması gerektiği tartışmasızdır.
2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin beşinci fıkrasında, dava dilekçesinin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği düzenlenmiştir.
Dava dilekçesi, 01/04/2024 tarih ve E:2024/1629, K:2024/1643 sayılı kararımızla, "... tarih ... sayılı idari yaptırımın rücusuna ilişkin işlem ile davacının "uyarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem arasında, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası kapsamında birlikte dava konusu edilmelerini gerektiren koşulların oluşmadığı görüldüğünden, anılan işlemlere karşı ayrı ayrı dilekçelerle dava açılması gerektiği" gerekçesiyle reddedilmiş olmasına rağmen; 05/09/2024 tarihli yenileme dilekçesinde, yine uyarma cezası ile idari yaptırım kararının rücusuna ilişkin işlemlerin iptal istemine yer verilmek suretiyle aynı yanlışlığın tekrarlandığı, üstelik ilk dava dilekçesinde yer almayan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmek suretiyle talebin de genişletildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Dairemizin 01/04/2024 tarih ve E:2024/1629, K:2024/1643 sayılı dilekçe ret kararı üzerine, davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi yönünden aynı yanlışlıklar yapıldığından, Kanun'un 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca DAVANIN REDDİNE;
2. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına;
3. Fazla yatırılan ...- TL başvuru ve karar harcı ile kullanılmayan ...- TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
4. Artan posta ücretinin davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.