T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5486
Karar No : 2025/417
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) 2022/2 yerleştirme sonuçlarına göre İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı koruma ve güvenlik görevlisi kadrosuna yerleştirilen davacının, özel güvenlik belgesi kartına sahip olma şartını taşımadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; koruma ve güvenlik görevlisi kadrosu için başvuru yapan adayların başvurunun son tarihi olan 28/12/2022 tarihi itibarıyla özel güvenlik görevlisi kimlik kartına sahip olmaları gerektiği yönünde karar alındığı, her ne kadar davacının başvurunun son tarihi itibarıyla güvenlik görevlisi kimlik kartının bulunmadığı açık ise de, davacı tarafından son başvuru tarihi olan 28/12/2022 tarihinden önce 20/12/2022 tarihinde özel güvenlik görevlisi kimlik kartı verilmesi istemiyle İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne başvuru yapıldığı, başvuru sonucunun davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması nedeniyle geciktiği, başka bir ifadeyle başvurunun sonuçlanma sürecinin davacının elinde olmayan nedenlerle uzadığı, sürecin sonunda başvurunun İzmir Valiliği Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirme Komisyonunun 19/01/2023 tarihli kararıyla olumlu değerlendirilerek 31/01/2023 tarihli Olur ile özel güvenlik kimlik kartının davacıya teslim edildiği, başka bir anlatımla Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca oluşturulan sınav komisyonunca atamaya esas belgelerin tesliminin akabinde başvurunun değerlendirildiği 24/02/2023 tarihinde özel güvenlik görevlisi kimlik kartına sahip olma şartının sağlandığı dikkate alındığında, davacının İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı koruma ve güvenlik görevlisi kadrosuna özel güvenlik görevlisi kimlik kartı bulunmadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı görüldüğünden, haksız uygulanan işlem nedeniyle davacının uğradığı parasal ve özlük haklarının ödenmesinin Anayasa hükmü gereği olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (24/03/2023) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, her ne kadar ilk derece mahkemesince ''24/02/2023 tarihinde özel güvenlik görevlisi kimlik kartına sahip olma şartının sağlandığı dikkate alındığında, davacının İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı koruma ve güvenlik görevlisi kadrosuna özel güvenlik görevlisi kimlik kartı bulunmadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamaktadır.'' şeklinde değerlendirme ile işlemin iptaline ilişkin hüküm kurulmuş ise de; tercih ettiği kadronun başvuru şartları arasında yer alan; özel güvenlik görevlisi kimlik kartına tercih işlemlerinin son günü itibarıyla sahip olmadığı açık olan davacının, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükmünde belirtilen atama için öngörülen koşullara uymaması ve gerekli belgeleri süresi içinde getirememesi, özel güvenlik görevlisi kimlik kartı düzenlenmesine ilişkin iş ve işlemlerin 5188 sayılı Kanun'da belirtilen süre içinde tamamlanarak makul sürede davacıya teslim edilmiş olması nedeniyle bu belgeyi düzenleyen kuruma atfedilebilecek bir gecikmeden de söz edilemeyecek olması karşısında, davacının atamasının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmakta olup, aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği; öte yandan, dava konusu işlemin hukuka uygun bulunması nedeniyle yasal dayanağı olmayan özlük ve parasal haklarının ödenmesi talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiş ise de bu kararın doğru olmadığı, İdari Yargılama Usulü Kanunu gereği atamaya ilişkin istinaf kararlarına karşı Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği, belirlenen kadroda çalışabilmek için gerekli tüm mesleki yeterliliklere sahip olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesinin kesin olarak karar verdiği,
bu karara karşı temyiz yolu açık olmamasına rağmen temyiz talebinde bulunulduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 28/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.