T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6172
Karar No : 2025/1788
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Başkonsolosluğunda ticaret ataşesi olarak görev yapan davacının, yurt içinde bulunduğu günler için Aralık 2013 ayı ile Ocak-Şubat-Mart 2014 ayları maaşından toplam 14.495,53-Euro borç çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Danıştay Onikinci Dairesinin 20/06/2023 tarih ve E:2022/5675, K:2023/3580 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlıkta, davaya konu borç çıkarma işleminin tesis edildiği aylar itibarıyla incelenmesi sonucunda, davacının tamamen raporlu olduğu ocak ve şubat aylarına ilişkin olarak; emsalsiz olarak hesaplanan tutarın, peşin ödenen yurt dışı maaşından düşülerek, mart ayı için; sağlık durumunun düzelmesi üzerine göreve başladığı 10 mart tarihi itibarıyla, 9 günlük emsalsiz maaş ve 22 günlük yurt dışı maaşı toplamının, peşin ödenen maaş tutarından düşülerek ve aralık ayı için; davacının yıllık izinli kabul edildiği 16/12/2013 - 27/12/2013 tarihleri arasına denk gelen, yatarak tedaviye başladığı 19/12/2013 tarihi itibarıyla yıllık izin süresinin kesildiği ve bu tarih itibarıyla yıllık izinli olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, 01/12/2013 tarihinden başlamak üzere 19/12/2013 tarihine kadar yurt dışı maaşı, yatarak tedavi gördüğü 19/12/2013 - 30/12/2013 tarihleri arasında emsal katsayının 1/3'ü oranında hesaplanan maaşı, raporlu olduğu 30/12/2013 - 31/12/2013 tarihlerinde ise emsalsiz kadro üzerinden maaş ödenmesi gerektiğinden, bu şekilde hesaplanan toplam tutar peşin ödenen maaş tutarından düşülerek kalan tutarın borç çıkarılması gerektiğinden ve idarecede bu belirlemeye göre davaya konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; dava konusu olay kapsamında, yurt dışı aylıklarının ancak yurt dışında bulunulan süreler için geçerli olduğu, davacının sınırlı sürelerle yatarak tedavi gördüğü, bu süreler dışında hastalık izni aldığı, bu haliyle mevzuata göre bu dönem için yurt dışı aylığı almaması gerektiği halde idarece kendisine yurt dışı aylığı ödendiği, davacının da bu konuda idareyi ikaz etmediği, bu haliyle yapılan ödemelerin açık hata kapsamında kaldığı ve her zaman geri istenebileceği anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hastalanması üzerine acilen Türkiye'de yatış ve ameliyatının yapıldığı hususu göz önüne alınmaksızın tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı, keyfi olarak ülkede bulunmuş gibi bir değerlendirmenin yapıldığı, yurt dışı maaşının tam olarak ödendiğini bildirmesinin, kalp ameliyatı olmuş ve yatarak tedavi görmüş birinden beklenilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hata, hile ve aldatması olmadığı gibi idarenin kendi değerlendirme farklılığından kaynaklanan bedelin talep edilemeyeceği, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için fazladan ödeme yapıldığı düşünüldüğünde, ödemenin ancak dava açma süresi içinde istenebileceği, yapılan ödemelerin geri alınmasını gerektiren koşulların somut olayda gerçekleşmediği, borcun döviz cinsinden hesaplanması ve döviz kurunun sabitlenmemiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğu, oysa ödemenin yapıldığı tarihteki döviz kurunun Türk Lirası karşılığı olan bedelinin istenilmesinin gerektiği, aksi durumun ek mali yükümlülük getirerek mülkiyet hakkının ihlaline yol açacağı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemde usule ve hukuka aykırı bir husus bulunmadığından davacının temyiz talebini dayandırdığı gerekçelerin kabulünün mümkün olmadığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de; ortada bir kamu alacağının olduğu, söz konusu alacak tahsil edilemediğinden kamu zararına yol açıldığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.