T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6578
Karar No : 2025/878
DAVACI : ... (... Sendikası)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Genel Müdürlüğü
DAVANIN KONUSU: ... Yönetim Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile, 25/12/2024 tarihli Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esasların Ücret Yönetimi başlıklı 28., Yönetici Kadrolarda Görevlendirme ve Vekalet başlıklı 29., Masraf Yönetimi Mali ve Sosyal Haklar başlıklı 30. maddesinin iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dosyası öncelikle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi ...'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı sendika tarafından,... Yönetim Kurulunun ... tarih ve...sayılı kararı ile, 25/12/2024 tarihli Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esasların Ücret Yönetimi başlıklı 28., Yönetici Kadrolarda Görevlendirme ve Vekalet başlıklı 29., Masraf Yönetimi Mali ve Sosyal Haklar başlıklı 30. maddesinin iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 14. maddesinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış, aynı Yasa'nın 15. maddesinin 1/b bendinde de, dava açanın ehliyetinin bulunmaması halinde davanın reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bir iptal davasının açılabilmesi ve idari yargı mercilerinin bu davayı ön koşullar yönünden kabul edebilmesi için 2577 sayılı Yasa'nın 14. maddesi uyarınca dava dilekçesi "ehliyet" yönünden de incelenmelidir. Danıştay'ın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. Menfaatin kişisel olması, idarî işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Dava konusu Usul ve Esaslar'ın iptali isteminde bulunan davacı, bir kamu görevlileri sendikasıdır.
Anayasa'nın sendika kurma hakkını düzenleyen 51. maddesinde, "Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir..'' kuralı yer almaktadır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 3(f) maddesinde, sendika, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanmış; aynı Yasanın 19. maddesinde de, üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak sendikaların görevleri arasında sayılmıştır.
Sendikanın unsurlarından biri "ortak amaç" unsurudur. Anayasanın 51. maddesinde sendikaların amaç unsuruna yönelik olarak açıkça "...üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için..." ifadeleri kullanılmak suretiyle bir çerçeve çizilmiştir.
Anayasa'da ve 4688 sayılı Kanun'da, sendikanın kuruluş amaçları göz önünde bulundurulduğunda, kamu görevlileri sendikalarının kuruluş amaçlarıyla ilgili konularda dava açabileceklerinde kuşku bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, ...'in (... Sendikası) Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esasların belirli maddelerinin iptaline karar verilmesi için dava açıp açamayacağının, yukarıda yapılan değerlendirmeler ve yargılama usulü kuralları çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.
Dava konusu iptali istenilen Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 1. maddesinde, söz konusu Usul ve Esaslar'ın amacının, özel hukuk hükümlerine tabi olarak istihdam edilen personelin; istihdamına, niteliklerine, görevlerine, sorumluluklarına, ücretlerine, mali ve sosyal haklarına, disiplin işlemlerine, sözleşmenin feshine, tazminat ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş olup, söz konusu düzenlemenin; davacı sendikanın üyesi olmayan kişilere yönelik olduğu, davacı sendikanın üyesi olan personelin hak ve menfaatlarine yönelik herhangi bir düzenleme getirmediği gibi, davacı sendikanın tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini de doğrudan etkilemediği, salt ... Kurumu'nda örgütlü olmanın menfaat bağı için yeterli olmadığı hususları dikkate alındığında, dava konusu Usul ve Esaslar ile davacı ... (... Sendikası) arasında menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın bazı maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan bu davada, davacı Sendikanın dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.