T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/803
Karar No : 2025/1304
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Başkonsolosluğu Eğitim Ataşeliğinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine istinaden sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Bakanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı olurunun iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının mevduattaki en yüksek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, 20/09/2022 tarihli tutanak incelendiğinde, davacının, Eğitim Ataşesi Vekili ...'ye yönelik olarak Ataşelikte çalışan diğer ofis elemanlarının yanında, “Beni şikayet etmişsiniz ama yanlış yere söylemişsiniz. Kuşlar bana haber uçurdu" şeklinde sözler sarf ettiği, 22/09/2022 tarihli tutanakta ise; davacının, kendisi hakkında bir vatandaş tarafından yapılan CİMER şikayet başvurusunu öğrendiğinde; Eğitim Ataşesi Vekili ...'nin vatandaşı şikayette bulunmaya teşvik ettiği iddiasında bulunduğu, Eğitim Ataşesi Vekili Doç. ....'nin söylenenleri tutanak altına alması gerektiğine ilişkin ifadesine mukabil “Faşistlik yapıyorsunuz, egonuz tatmin olmadı mı, terbiyesizlik yapmayın" şeklinde sözler sarf ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda, yer verilen tutanak içeriklerinden ve yürütülen soruşturma kapsamında beyanları alınan olay tanıklarının ifadelerinden, davacının amiri konumundaki eğitim ateşe vekiline karşı hakaret içeren sözler sarf ettiği ve davacı ile imzalanan hizmet sözleşmesinin yer verilen hükümleri uyarınca, amir konumundaki kişiye yapılan hakaretin tek taraflı sözleşme feshini gerektiren fiillerden olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıyla imzalanan Tip Hizmet Sözleşmesi'nin 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi ve 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın değişik 14. maddesi uyarınca akdedildiği, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personelin, kamu görevini yürütmekte iken, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ve 657 sayılı Kanun'da belirtilen temel yükümlülüklere uyması gerektiğinden, sözü edilen temel düzenlemelerde yer almayan hususların "Tip Sözleşme" niteliğindeki sözleşme hükümleriyle düzenlenerek, yükümlülüklerin genişletilmesi ya da hakların daraltılmasının hukuken mümkün olmadığı; diğer bir ifadeyle, anılan sözleşme'nin, yasal dayanağı ve üst normu olan mevzuata aykırılık taşımaması gerektiği, öte yandan, anılan Esaslar'da fesih sebepleri arasında sayılmayan, buna karşın üst norm olan Kanun'la getirilen bir yükümlülüğün tip sözleşmede düzenlenebileceği ve bu yükümlülüğün ihlali niteliğindeki eylemler nedeniyle, hizmet sözleşmesinin feshedilebileceği, bu durumda, dava konusu sözleşme feshi işleminin dayanağı olan Tip Hizmet Sözleşmesi'nin 12. maddesinin (a) bendinin (13). alt bendinde yer alan sözleşme fesih nedeninin, Tip Hizmet Sözleşmesi'nin üst normları olan olan 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesinde ve 06/06/1978 tarihli Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesinde düzenlenmediği görüldüğünden; üst hukuk normlarında sayma yoluyla belirlenen fesih halleri dışında yeni fesih sebepleri getiren Tip Hizmet Sözleşmesi'ne dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, " işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının dava tarihinden (23/01/2023) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 11/03/2025 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Almanya Frankfurt Başkonsolosluğu Eğitim Ataşeliğinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine istinaden sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Bakanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı olurunun iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerinin incelenmesinden; tutanak içeriklerinden ve yürütülen soruşturma kapsamında beyanları alınan olay tanıklarının ifadelerinden, davacının amiri konumundaki eğitim ateşesi vekiline karşı hakaret içeren sözler sarf ettiği, davacı ile imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca, amir konumundaki kişiye yapılan hakaretin tek taraflı sözleşme feshini gerektiren fiillerden olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.