T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1127
Karar No:2024/3912
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yetkili Müessese A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, izinsiz ve yetkisiz olarak şube görünümünde iş yerleri açılarak İstanbul'un çeşitli yerlerinde yetkisiz döviz alım satım faaliyetinde bulunulduğunun tespit edildiğinden bahisle Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in (Tebliğ No: 2006-32/32) 18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı şirketin faaliyetlerinin 90 (doksan) gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ve bu dönemde faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde faaliyet izninin iptal edileceğine dair ... tarih ve E... sayılı işlem ile bildirilen ... tarih ve E... sayılı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; gerek 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'da gerekse 2006-32/32 sayılı Tebliğ'de, izinsiz ve yetkisiz şube görünümünde iş yerleri açarak faaliyette bulunulması durumunda söz konusu iş yerindeki faaliyetlerin 90 (doksan) gün süreyle geçici olarak durdurulması yönünde bir yaptırım uygulayabileceğine dair herhangi bir hükmün yer almadığı, bu kapsamda "suçta ve cezada kanunilik ilkesi" uyarınca davalı idarece mevzuatta açıkça düzenlenmemiş bir konuda yaptırım uygulamasında hukuka uygunluk bulunmadığı, nitekim davalı idarece, bu tür bir yaptırımın ilk defa uygulandığı, yasal anlamda bu işleme dayanak gösterilemeyecek ise de idarelerinin sahip olduğu genel yetkiye istinaden emsal uygulama niteliğindeki dava konusu işlemin tesis edildiğinin belirtildiğinin görüldüğü; bu itibarla, mevzuatta davalı idareye, geçici olarak faaliyetlerin durdurulması yönünde işlem tesis etme yetkisi veren bir düzenlemenin bulunmadığının anlaşıldığı;
Öte yandan, davalı idare tarafından, 4 (dört) farklı şubede eş zamanlı yapılan fiili denetimlerde, söz konusu iş yerlerinin duvarlarında asılı olan vergi levhalarında iş yeri ticaret ünvanının "... Kıymetli Madenler ve Altın A.Ş." olarak gözüktüğü, dolayısıyla bu 4 (dört) şubenin dava dışı ... Kıymetli Madenler ve Altın A.Ş.'nin şubeleri olduğu, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca ... Kıymetli Madenler ve Altın A.Ş.'nin 4 (dört) şubesinde yapılan tespitler esas alınarak bu şubelere ait ticaret ünvanından farklı bir tüzel kişiliğe sahip olan davacı şirket hakkında "90 (doksan) gün süreyle geçici olarak faaliyetlerin durdurulması" yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, izinsiz ve yetkisiz döviz alım satım faaliyetinde bulunduğu tespit edilen ve davacı şirketten ayrı bir tüzel kişiliğe sahip bulunan ... Kıymetli Madenler ve Altın A.Ş. ve bu şirkete ait olup anılan yasal düzenlemelere aykırı olarak yetkisiz döviz alım satım faaliyetlerinin yapıldığı iş yerleri hakkında mevzuatta öngörülen yaptırımların uygulanabileceğinin açık olduğu ifade edilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 25/05/2018 tarihli Kanun değişikliğiyle 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesine eklenen beşinci fıkra kapsamında, yetkisiz olarak faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak yaptırımların düzenlendiği, 2018-32/45 sayılı Tebliğ ile dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden 2006-32/32 sayılı Tebliğ'in yürürlükten kaldırıldığı, 1567 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan 32 sayılı Karar'da esasa dair hükümler tespit edildikten sonra ihtisas ve idari tekniğe dair konuların idarelerince düzenlenmesinin öngörüldüğü, bu çerçevede idarelerinin, Türk parasının kıymetini korumak amacıyla gerekli görülecek her türlü tedbiri almakla sorumlu ve yetkili olduğu, bu hususun mülga 2006-32/32 sayılı Tebliğ'in 18. maddesinde düzenlendiği, dava konusu işlemin, davacı şirket hakkında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen rapordaki tespitler dikkate alınmak suretiyle tesis edildiği, davacı şirketin faaliyetlerinin geçici süreyle durdurulmasının hukuki belirlilik, suçta ve cezada kanunilik ilkelerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu olaydaki durumla daha önce karşılaşılmadığından, anılan Tebliğ düzenlemesi uyarınca geçici olarak davacı şirketin faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiği, aynı ortaklık yapısına sahip olan ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirket hakkında yaptırım uygulanmasının hakkaniyete uygun olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı (3. mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 16. maddesiyle Hazine Müsteşarlığı kaldırılmış, 703 sayılı KHK ile mevzuatta Başbakanlık Hazine Müsteşarlığına verilen görev ve yetkilere ilişkin olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığına atıf yapılmış, 703 sayılı KHK'nın Geçici 1. maddesinin 19. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılan veya bünyesinde bulunduğu bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşu değiştirilen birimlerin görevlerinden dolayı yapılan işlem ya da taraf olunan sözleşmelerde bu birimlerin veya görevlerinin devredildiği bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşları taraf olur. Söz konusu birimlerin bünyesinde bulundukları bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarının leh ve aleyhlerine açılmış olan davalar, başlatılmış olan takipler ile başvurulan alternatif uyuşmazlık çözüm yollarında devredildikleri bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşları kendiliğinden taraf sıfatını kazanır. Söz konusu görevlere ilişkin olarak bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce anılan birimler veya bunların bünyesinde bulundukları bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılmış iş ve işlemler sebebiyle açılacak davalar devredildikleri bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına yöneltilir." kuralına yer verilmiş, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 217. maddesinin (ı) bendinde, "kambiyo rejimine ilişkin faaliyetleri düzenlemek, uygulamak, uygulamanın izlenmesi ve geliştirilmesine ilişkin esasları tespit etmek" Hazine ve Maliye Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
31/08/2018 tarih ve 30521 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 57 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Karar'ın 1. maddesinin (ğ) bendiyle, 32 Sayılı Karar'ın Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği kurala bağlanmıştır.
Bu düzenlemelere göre kaldırılan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yerine Hazine ve Maliye Bakanlığının davalı sıfatıyla taraf olduğu görülerek esasın incelenmesine geçildi.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.