T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2029
Karar No:2024/5533
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı)
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Nakliyat Pazarlama İmalat Sanayi Taahhüt Ticaret Şti. (...) hakkında lisans almaksızın madeni yağ üretiminde bulunulduğundan bahisle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 714.460,00-TL idari para cezasının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilememesi üzerine amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ve 714.459,92-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih, E:..., K:... sayılı kararda, ... şirketi tarafından lisans alınmaksızın madeni yağ üretiminde bulunulması sebebiyle 5015 sayılı Kanun uyarınca idari yaptırım kararının tanzim edildiği, anılan karar ile verilen cezanın vadesinde ödenmediği gerekçesiyle ... tarihli ve ... sayılı ödeme emri düzenlenerek 20/11/2006 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiği, bu arada da söz konusu idari yaptırım kararına karşı açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2006/4531, K:2008/7581 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, kararın 26/12/2009 tarihinde kesinleştiği, akabinde Kurulun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile anılan tutarın tahsilinin davalı idareden istenildiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde ise borcu karşılayacak malvarlığına rastlanılamaması üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği;
Bakılan davada, uyuşmazlık konusu asıl borçlu şirkete ait borçların tahsili amacıyla söz konusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının 2005 ve 2006 yıllarında posta yoluyla, diğerlerinin ise 2011 ve 2012 yılında ilanen tebliğ edildiği, Danıştay Onüçüncü Dairesi kararı sonrasında ise, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde söz konusu alacağın tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği;
Olayda, tahsil zamanaşımını kesen son işlemlerin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği olduğu (haciz işlemlerinin daha öncesine dayandığı), ardından beş yıllık süre içerisinde zamanaşımını kesen veya durduran herhangi bir işlem tesis edilmediği ve süre dolduktan sonra tesis edilen işlemlerin zamanaşımı süresini yeniden başlatmayacağı dikkate alındığında, zamanaşımına uğrayan söz konusu alacağın tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ödeme emrinin konusu idari para cezasına yönelik olarak Danıştay Onüçüncü Dairesinde açılan davanın reddedildiği, kararın 26/12/2009 tarihinde kesinleştiği, ancak para cezasının tebliği üzerine vadesi içinde ödenmemesi sonrasında davalı idarece alacağın tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirkete 20/11/2006 tarihinde tebliğ edildiği, alacağın şirketin malvarlığından tahsil edilemeyeceğinin idarece anlaşıldığı, ancak ilgili idarenin 22/09/2014 tarihli yazısı ile yargı kararı sonrasında alacağın tahsilini yeniden davalı idareden istediği, davalı idarenin ödeme emrinin şirkete 2006 yılında tebliği üzerine cebri tahsile yönelik olarak şirketin banka hesaplarına haciz uyguladığı, 2009 yılında kesinleşen alacağın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca 7 yıllık yerine getirme zamanaşımının da 2016 yılı sonunda dolmasına karşın, bu süre geçirilerek ilk kez 2018 yılında davacının yasal temsilci sorumluluğu nedeniyle takibi için düzenlenen ödeme emrinde zamanaşımı nedeniyle hukuka uygunluk bulunmadığı, davalının asıl borçlu şirkete yönelik her yıl yinelediği e-haczin davacı yönünden zamanaşımını kesemeyeceği değerlendirilerek, davalının istinaf aşamasında ileri sürdüğü nedenler kararı kusurlandırıcı nitelikte görülmediğinden bahisle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, idari para cezasının süresinde ödenmemesi üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından kendilerine yapılan bildirim akabinde dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, nitekim davacı tarafından idari para cezasına karşı açılan davanın reddedilerek kesinleştiği, tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.