T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/215
Karar No:2024/2221
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete devrolunan ... Akaryakıt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (... Şirketi) hakkında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 1.026.994,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, ... Şirketinin 16/05/2016 tarihinde davacı şirkete devrolunduğu, devir tarihinden sonra ... Şirketi hakkında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile 1.026.994,00-TL idari para cezası verildiği, idari para cezasının ... Şirketine ait "..." hesabına mail yolu ile 10/07/2018 tarihinde iletildiği, idari para cezası vadesinde ödenmediğinden bahisle cebren tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının 2016 yılında davacı şirkete devrolunan bir şirket hakkında 2018 yılında yani devirden sonra düzenlenen bir idari para cezası olduğu ve idari para cezasının davacı şirkete tebliği gerekirken davacı şirkete tebliğ yoluna hiç gidilmediği, bu durumda, dava konusu ödeme emri ile davacı şirketten cebren tahsil edilmek istenilen amme alacağı davacı şirkete tebliğ edilmediğinden, ortada usulüne uygun olarak kesinleştirilen bir amme alacağı bulunmadan düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emri içeriği idari para cezasının ... Şirketi adına davacı şirkete devredilmeden önceki dönemde işlenen fiiller nedeniyle tesis edildiği, anılan şirketin 16/05/2016 tarihinde davacı şirkete devrolunduğu, bu nedenle davacı şirket adına ödeme emri düzenlendiği, davacı şirket tarafından ödenmesi istenilen idari para cezasının vadesinde ödenmediği ve idari para cezası ihtilafsız kesinleştiği, tesis edilen ödeme emrinin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre kesinleşen ve kesinleştiği halde ödenmeyen idari para cezasının yine Kanun'da öngörülen şekilde tahsilinin sağlanması amacıyla düzenlendiği, dava konusu ödeme emrinin tebliği işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, şirketin borçlarından müteselsilen sorumlu olunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ödeme emri dayanağı idari para cezasının tebliği tarihinde ... Şirketinin kendileri ile birleştiği ve Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiği, kendi şirketlerinin ünvanı adı altında birleşildiği, dolayısıyla idari para cezasının da kendilerine tebliğ edilmesi gerektiği, tebliğ edilmediğinden para cezasından haberdar olunamaması nedeniyle dava açılmadığından Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 15/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.