T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2152
Karar No:2024/2206
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım ve Gaz İşletmeleri
Sanayi ve Ticaret A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve .... sayılı kararının dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda 08/11/2016 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt hareketlerinin varlığının tespit edildiği ve otomasyon sistemini takip ve aykırılık bildiriminde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının bayisine ait akaryakıt istasyonunda 08/11/2016 ve 26/12/2016 tarihlerinde yapılan denetimlerde, lisans sahibinin vergi yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla otomasyon sistemine veya ödeme kaydedici cihazlara müdahale ettiği, satış miktarlarını düşürdüğü, satışların bir kısmının otomasyon sistemine yansımadığı, dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin ise Kurum'a herhangi bir aykırılık bildiriminde veya düzeltilmiş veri sunumunda bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar davacı şirket vekili tarafından 12/03/2019 tarihinde dosyaya sunulan dilekçede 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde 14/02/2019 tarihinde yapılan değişiklik ile davacı şirket lehine düzenlemeler yapıldığı, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiği ileri sürülmüşse de, 5015 sayılı Kanun'a 14/02/2019 tarihinde yapılan değişiklik ile eklenen geçici 6. maddede, ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için, 20. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır ...'' düzenlemesine yer verildiğinden, bu iddianın dava konusu işlemi hukuka aykırı hale getirmediği anlaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi fiilinin düzeltilebilir fiillerden olup, ihtar müessesesinin uygulanması gerektiği, bayi tarafından akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminde arıza meydana geldiğine ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığı, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca bayinin eyleminden ötürü ceza verilemeyeceği, bayinin aynı eylemi nedeniyle iki ayrı idari para cezası tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Her ne kadar, İdare Mahkemesi kararında 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. madde uyarınca ihtarın yalnızca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul'ca idarî para cezası verilmemiş fiiller bakımından uygulanabileceği yönünde gerekçeye yer verilmiş olsa da, 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul'ca idarî para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usûl izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idarî para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir.
Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idarî para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idarî para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açıktır.
Davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile ''uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi'' fiilinin niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayıldığı ileri sürülmüş ise de, idari para cezası verilmesine sebep olarak gösterilen eylemin, iptali istenilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında ''otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt hareketlerinin varlığının tespit edilmesi'' olarak belirtildiği, bu itibarla düzeltme imkanı olan anılan fiil ile davacıya isnat edilen edilen fiilin uyuşmadığı anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 15/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.