T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3289
Karar No:2025/118
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait yatırım gerçekleşmesinin revize edilmesi ve 2015 yılı yatırım gerçekleşmesinin güncellenmesi suretiyle 2011-2015 yıllarına ilişkin düzenlemeye esas net yatırım gerçekleşmelerinin onaylanmasına dair ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile denetlenen ve onaylanan yatırım harcamalarının, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleşmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'da yapılan değişiklikler uyarınca geçmişe dönük olarak tekrar incelenmesi ve 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait yatırım gerçekleşmelerinin tekrar değerlendirmeye alınarak revize edilmesinin hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; dağıtım şirketlerinin gelirlerinin geçmiş verilerden hareketle geleceğe yönelik tahminlerle oluşturulan tarifeler yoluyla düzenlendiği, tarifelerde menfaatleri birbiriyle çelişen tarafların menfaatlerinin gözetilmesi ve bunların dengelenmesinin amaçlandığı, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulmasında piyasa aktörlerinin eylemlerini gözetleme ve bundan hareketle tedbir alma, elektrik piyasasının, arz güvenliği ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyum içinde yürütülmesini düzenlemek ve denetlemekle görevli Kurum'un, tahminlerine esas verilerde piyasanın işleyişini etkileyebilecek birtakım hususları fark etmesi durumunda hatalı hesaplamasını düzeltebileceğinin kabulü gerektiği,
Davacı tarafından iddia edilen haklı beklenti kavramından söz edilebilmesi için hak sağlayıcı bir idari işlemin kuruluş aşamasında yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edilmesi, ilgililerin de işlemin tesisinden sonra belirli bir statüyü elde edecekleri inancında olmaları gerekmekte olup, idarelerce mevzuata açıkça aykırı olarak tesis edilen işlemin haklı beklenti oluşturmayacağı, idarelerin bu tür işlemleri yanlışlığın veya hatanın fark edilmesi üzerine her zaman geri almalarının mümkün olduğunun yargısal içtihatlarla ortaya konulduğu, bu itibarla, davacı şirketçe 2011-2014 yıllarına ilişkin yatırım gerçekleşmelerinde Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleşmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar ile belirlenen yatırım raporlama sistemine aykırı olacak şekilde raporlamanın yapıldığının tespiti üzerine tüm dağıtım şirketlerine eşit şekilde uygulanan 2015 yılı yatırım gerçekleşmeleri ile 2011-2015 uygulama döneminde başlayıp 2016 yılında tamamlanan yatırım gerçekleşmelerinin revize edilmesinin, geriye yürümezlik ve belirlilik unsurlarını içeren hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturmadığı, aksi durumda, hayatın her alanında ihtiyaç duyulan, maliyeti, sürekliliği ve kalitesi ile ekonomik ve sosyal hayatı önemli ölçüde etkileyen, depolanması mümkün olmadığından kendine özgü bir piyasa yapısı sergileyen elektrik enerjisi piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyum içinde yürütülmesi için görevli Kurum'un Kanun tarafından kendisine verilen görevleri yerine getirmesinin engelleneceği, kimi zaman tüketicilerin kimi zaman ise dağıtım şirketlerinin kanun koyucu tarafından amaçlanmayan bir şekilde yük altında kalmasına sebep olunacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemi hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı,
Dava konusu işlemin esasına yönelik değerlendirmeye gelince;
İlgili mevzuat hükümlerinden, şebeke yenileme yatırımının, şebekenin kapasitesini belirleyen mevcut trafoların aynı güçteki trafolarla, mevcut iletkenlerin aynı kesitteki iletkenlerle yenilenmesi, şebeke kapasite artış yatırımının ise, şebekenin kapasitesinin artırılması ve komple yeni malzeme ile tesis edilmesi anlamına geldiği, davacı şirket tarafından, köy şebekelerinin yenilenmesine ilişkin yatırımların kapasite artış yatırımı olarak raporlanmasının hatalı olduğu ileri sürülmekte ise de, köy şebekelerinin yenilenme yatırımının şebeke yenileme yatırımı olarak değerlendirilebilmesi için mevcut şebekenin kapasitesinde herhangi bir artış yapılmadan doğrudan yenisi ile değiştirilmiş olması gerektiği, davacı şirketçe bu kapsamda raporlanan yatırımların hakedişler ve son durum projeleri incelendiğinde çoğunlukla mevcut rose iletkenli şebekenin demontaj edilerek yerine komple yeni malzemeler kullanılarak daha kalın kesitli (daha yüksek akım taşıma kapasiteli) pansy ve aster iletkenli şebekenin tesis edildiği, dolayısıyla şebekenin kapasitesinin arttırıldığının tespit edildiği anlaşıldığından, şebeke yenileme karakteristiğinde raporlanan yatırımların kapasite artış yatırımı karakteristiğinde düzenlemeye tabi tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Şebeke kapasite artış yatırımları karakterestiğinde raporlanan trafo yatırımlarına bakıldığında, yeni tesis inşa etmek ve kapasite artışı yaratacak her türlü inşai faaliyet kapasite artış yatırımı olarak değerlendirileceğinden, mevcut tesisin trafo binası ve trafo direği dahil bütünleşik bir parçasında yeni bir kurulum külfetine katlanılmayan, diğer bir ifade ile tesisin kurulumunda katlanılan ve Kurulca da üstlenilen maliyeti düzeltmeye tabi tutulan tadilatların şebeke iyileştirme yatırımı olarak beyan edilmesi gerektiği, direk veya bina tesis edilmeden (mevcut direk veya binaya montaj edilen) sadece trafo montajı yapılan tesislerin şebeke kapasite artış yatırımı olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, davacı şirketin "trafo merkezi ve ekipmanları" kapsamında hesaplamaya dahil edilen trafo binası ve trafo direğine yönelik yatırımlarının şebeke iyileştirme yatırımları karakteristiğinde değerlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
İdarece yerinde yapılan incelemeler sırasında alınan beyanlarla, yatırım harcaması olarak kabul edilen işlerden bazılarının, mevcut şebekede arızalanan parafudrların değiştirilmesi, topraklama sistemi arızalı mevcut aydınlatma direklerinin izolasyon boyası ile boyanması, mevcut AG dağıtım panoları, kesici ve ayırıcıların değişimi, aydınlatma direklerinde sigortaların bulunduğu kapaklarının değişimi, direklere korkuluk yapılması işlerini kapsadığının tespit edildiği, bu tespite dayalı olarak söz konusu işlerin arıza, bakım, onarım kapsamındaki işler kapsamında ve işletme gideri olarak raporlanması gerektiğinin değerlendirildiği, anılan değerlendirmenin yapılan işin niteliği gözetilerek kategorize edildiği anlaşıldığından bu kısım yönünden de dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarece daha önce denetlenip onaylanan yatırım harcamalarının tekrar incelendiği, bu durumun hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, dava konusu Kurul kararı kapsamında yapılan ve üç başlık altında itiraz ettikleri hususlara ilişkin değerlendirmelerin yerinde olmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.