T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1453
Karar No:2024/3833
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacıya ait otogaz istasyonunda 16/10/2014 tarihinde yapılan denetimde, LPG tüpü dolumuna yarayan aparat bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 380.715,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "..." adresinde faaliyet gösteren davacıya ait akaryakıt istasyonunda 16/10/2014 tarihinde yapılan denetimde mutfak tüpüne LPG dolumu yapıldığının tutanakla tespit edildiği, bunun üzerine düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporu'ndaki görüş ve değerlendirmeler doğrultusunda dava konusu Kurul kararının tesis edildiği;
Her ne kadar davacı tarafından, çalışanının kendi direktifine aykırı olarak dolum yaptığı iddia edilmekte ise de, bu iddianın hayatın olağan akışına uymadığı, çalışanlarının iş yerinde yaptığı iş ve eylemlerden işverenin sorumlu olduğu,
Olayda, Alaşehir İlçe Jandarma Komutanlığı görevlileri tarafından davacıya ait istasyonda tüp dolum aparatı ile mutfak tüpü dolumu yapıldığının tutanakla tespit edildiği ve bu suretle LPG tüpü dolumuna yarayan techizatın istasyon dahilinde bulundurulduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 7164 sayılı Kanunla getirilen değişiklikle, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarında yeni gelen düzenlemede daha düşük idari para cezasının öngörülmesi durumunda, bunun asgari maktu hadden tahsil edilmesinin vergi dairesinin görevinde olduğu, ilgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan hususun, idari para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olması olduğu, söz konusu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarına uygulanmasının vergi dairesi açısından bir zorunluluk olduğu, idari para cezasının miktarında lehe olan değişiklik varsa bunun tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yaptırıma mesnet fiilin bir çalışanın başına buyruk, kendi denetimleri dışındaki bir fiili olduğu, durumdan haberleri olmadığı gibi, bu yönde bir direktiflerinin de bulunmadığı, çalışanın fiilinden sorumlu tutulmamaları gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, elde edilen somut tespitler üzerine dava konusu Kurul kararının tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.