T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1669
Karar No:2024/4962
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Otomotiv Plastik Metal ve Enjeksiyon
Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin sözleşmeli bayisine ait akaryakıt istasyonunda 21/08/2014 tarihinde gerçekleştirilen denetimde bayisinin akaryakıt istasyonunda 2 adet akaryakıt tankına otomasyon sistemi kurulmadığından bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 883.405,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin sözleşmeli bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 21/08/2014 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, istasyon otomasyon sistemine bağlı olmayan 6 adet tankın bulunduğunun tespit edilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı kapsamında doğrudan soruşturmaya başlanmasına karar verildiği, hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporunun savunmaları alınmak üzere davacı ve ilgili bayiye tebliğ edildiği, davacının savunmalarında, vaziyet planı, iş yeri açma ve çalışma ruhsatında yer almayan ve istasyon sahası dışında olan tankların dağıtım şirketi tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, vaziyet planında bulunmayan tanklara otomasyon sistemi kurulmasının da mümkün olmadığının belirtildiği, davalı idare Denetim Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı görüşünde dağıtım şirketinin savunması kabul edilecek olsa bile vaziyet planında 4 adet tankın olduğu, ikisine otomasyon kurulup ikisine kurulmadığından işlem tesis edildiğinin belirtildiği, sonuç olarak, akaryakıt istasyonunda 2 adet akaryakıt tankına otomasyon sistemi kurmadığından bahisle 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 6. fıkrasına ve 1240 sayılı Kurul kararının 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil ettiğinden, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 883.405,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davacı tarafından Çumra Belediyesinden alınan bir vaziyet planının dosyaya sunulduğu, davalı idare tarafından ise, dava konusu akaryakıt istasyonuna ait vaziyet planlarının temini için Konya Valiliği İl Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğüne yazı yazıldığı, ilgili Müdürlüğün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davalı idareye biri Konya Büyükşehir Belediyesi diğeri Çumra Belediyesinden temin edilen iki ayrı vaziyet planının gönderildiği, davalı idare tarafından Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından gönderilen vaziyet planı esas alınarak karar verildiğinin anlaşılması üzerine, Mahkemelerinin 12/12/2018 tarihli ara kararı ile iki vaziyet planının birbirinden farklı olması nedeniyle ortaya çıkan çelişkinin neden kaynaklandığının sorulduğu, davalı idarece ara karara verilen ... tarih ve ... sayılı cevapta, Konya İl Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğünden elde edilen her iki vaziyet planının da değerlendirilmek üzere Kuruma gönderildiğinin belirtildiği, başka bir açıklamanın yapılmadığı, bu defa Mahkemelerinin 17/01/2019 tarihli ara kararı ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Çumra Belediye Başkanlığından dava konusu istasyona ait 1983 yılından sonra düzenlenmiş vaziyet planlarının tümünün onaylı örneklerinin gönderilmesinin istenildiği, Konya Büyükşehir Belediyesinin ara karara cevaben gönderdiği vaziyet planının dava konusu işleme esas alınan “Küçükköy Çumra Köy Yolu ve Civarı...'ne ait Yağ Satış İstasyonu Vaziyet Planı” olduğu, Çumra Belediyesinin ara karara cevaben gönderdiği planlardan birinin “Konya-Abditolu-Küçükköy Köy Yolu Abditolu Köyü Girişi ...'a ait Akaryakıt Satış İstasyonu Vaziyet Planı”, diğerinin ise 2018 tarihli (denetim tarihinden sonra düzenlenmiş) bir mimari proje olduğunun anlaşıldığı;
Bu durumda, davacı tarafından sunulan vaziyet planı ile Çumra Belediyesi tarafından gönderilen vaziyet planları aynı iken davalı idare tarafından esas alınan vaziyet planının farklı olduğu, diğer yandan 21/08/2014 tarihli denetim tutanağında yer alan adres “Abditolu Köyü/Çumra” iken cezaya esas alınan vaziyet planında farklı bir adres ve faaliyet alanına sahip bir istasyonun yer aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, tek bir denetim esas alınarak, daha sonra ortaya çıkan farklı olgular sebebiyle yeniden inceleme yapılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, birbirinden farklı vaziyet planları ortadayken çelişki giderilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dağıtım lisansı sahibi davacı şirketin otomasyon sistemini kurarken sadece vaziyet planından hareket etmesinin yeterli olmadığı, istasyon sahasında da fiili olarak bir inceleme yapması gerektiği, sözleşmeli bayisinin vaziyet planındaki çelişkileri inceleme sorumluluğunun davacı şirkette olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam ...-TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.