T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/172
Karar No:2024/3871
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından 01/02/2019-20/03/2019 döneminde ... A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (f) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 333.684,52-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından ... pay piyasasında inceleme döneminde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin hazırlanan ... tarih ve ..., ..., ... sayılı denetleme raporunda, pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin %21,19'unu davacının gerçekleştirdiği, davacının 14 açılış seansında %20 ve üzerinde alım işlem payına sahip olduğu ve bu günlerdeki ortalama alım işlem payının %90,9 olduğu, kapanış seansları itibarıyla da %20 ve üzerinde alım işlem payına sahip olduğu gün sayısının 12 olduğu ve bu günlerdeki ortalama alım işlem payının %61,98 olduğu, piyasada gerçekleştirilen fiyat yükseltici işlem miktarının %42,02'sinin davacıya ait olduğu, davacının bu dönemdeki fiyat yükseltici işlem miktarının 303.778 adet olduğu ve bu işlemler sonucunda 166.842,26-TL net realize menfaatinin olduğu tespitlerine yer verildiği, bu durumda, davacı tarafından inceleme döneminde pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinde yer alan piyasa bozucu eylemler kapsamında olduğu anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, İdare Mahkemesince alınan ara karar ile Borsa İstanbul A.Ş. ve aracı kurumdan tarafınca elde edilen menfaatin sorulduğu, Borsa İstanbul A.Ş.'den gelen cevap yazısında 34.402,66-TL, aracı kurumdan gelen cevap yazısında ise 6.088,15-TL kâr elde edildiğinin belirtilmesine rağmen Mahkemece bu hususun karara yansıtılmadığı, davalı idarece belirlenen tutarda kâr elde edilmediği, menfaat hesaplamasının hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Her ne kadar davacı tarafından İdare Mahkemesi'nce alınan ara kararın cevaplarının karara yansıtılmadığı, menfaat hesabının hatalı olduğu ve davalı idarenin belirttiği miktarda kâr elde edilmediği ileri sürülmekte ise de, 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesinde "Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz." düzenlemesine yer verildiği, anılan madde metninden Kurul tarafından verilecek idari para cezası miktarının, piyasa bozucu faaliyette bulunan yatırımcının elde ettiği kârı üzerinden değil toplam menfaati üzerinden hesaplanacağının anlaşıldığı, davalı idarece yapılan menfaat hesaplamasında da herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından davacının iddiasına itibar edilmemiştir.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.