T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2067
Karar No : 2025/549
DAVACI : ... Şeker Fabrikası A.Ş.
DAVALILAR : 1-...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : 20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/03/2021 tarih ve 3689 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, davacı şirkete 2021-2022 pazarlama yılı için 61.750 ton A kotası, 3.088 ton B kotası tahsis edilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
2021/2022 pazarlama yılı için tanımlanan kotasının önceki yıla göre düşürülmesinin gerekçesinin açıklanmadığı, bununla birlikte önceki yıllardaki üretim miktarındaki düşüşün bu kararda etkili olduğunun düşünüldüğü, kota belirlenirken son üç yıldaki fiili üretim verileri yerine fabrikaların şeker üretim kapasitesinin esas alınması gerektiği, alınan kapasite raporu ile yılda 99.000 ton üretim yapılabileceğinin davalı idareye bildirildiği, önceki yıllarda tanımlanan kota kadar üretim yapılamamasının sebebinin şirketlerine tanımlanan ekim alanlarından yeterli miktarda şeker pancarı elde edilememiş olmasından kaynaklandığı, başka şirketlere tanımlanan ekim alanlarından hammadde temin edilebilmesi için başvurularda bulunulduğu, bu başvuruların olumlu sonuçlanması halinde fabrikalarının kapasitesinin tamamıyla üretim yapılabileceği ve böylece kamu yararının gerçekleşeceği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, ülkenin şeker ihtiyacına göre ülke toplam kotasının belirlendiği, ülke toplam kotasının ise 4634 sayılı Şeker Kanunu ve Şeker Kotalarının Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik ile belirlenen kurallara göre şirketler bazında dağılımının yapıldığı, fiili üretilen şekerin fiili pancar işleme kapasitesi, üretim süresi ve şeker randımanının çarpımı ile tespit edildiği ve ardından ilgili şirketin son üç pazarlama yılı fiili üretim ortalamasının bulunduğu, bu şekilde ilgili şirketin son üç yıl içerisindeki fiili üretim ortalamasının ülke toplam kotasına oranı üzerinden söz konusu pazarlama yılı için belirleme yapıldığı, ardından şirketlerin üretim kapasitelerine göre atıl kapasite belirlenerek bunun diğer şirketlere dağıtıldığı, son üç yılın üretim verilerinin kullanılacağı hususunun 4634 sayılı Kanun'da açıkça düzenlendiği, davacı şirketin üretim yapılan fabrikanın işleme ve üretim süresinin göz önüne alınmadığı iddiasının aksine atıl kapasitenin belirlenmesi ve dağıtılmasında bu kıstastan hareket edildiği, kota değişiminin nedenini öğrenmek isteyen şirketlere yazılı başvuruları üzerine detaylı açıklamaların yapıldığı belirtilerek dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; 20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/03/2021 tarih ve 3689 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, davacı şirkete 2021-2022 pazarlama yılı için 61.750 ton (A) kotası, 3.088 ton (B) kotası tahsis edilmesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
4634 sayılı "Şeker Kanunu"nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, (A) kotasının; yurt içi talebe göre üretilen ve pazarlama yılı içinde iç pazara verilebilen şeker miktarını, (B) kotasının ise; (A) kotasının belli bir oranına tekabül eden ve güvenlik payı için bulundurulmak üzere üretilen şeker miktarını ifade ettiği belirtilmiş; "Kotalar ve kotaların tespiti" başlıklı 3. maddesinde de, şeker üretimi ve arzında istikrarı sağlamak amacıyla pazarlanacak şeker miktarının, sakaroz kökenli ve diğer şekerler için ayrı ayrı olmak üzere şeker türlerine göre, gerektiğinde dönemsel olarak kotalar ile belirleneceği, şirketlerin (A) ve (B) kotalarının, her yıl en geç 30 Haziran tarihine kadar, yurt içi şeker talebi ile fabrikaların işleme ve şeker üretim kapasiteleri gözönünde bulundurularak Cumhurbaşkanı tarafından müteakip beşer yıllık dönemler için tespit edileceği, kotaların, fabrikaların üretim süreleri ile son üç yıllık ortalama fiili günlük işleme kapasiteleri ve/veya üretim miktarları ve randımanları esas alınmak suretiyle hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.
01/04/2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan "Şeker Kotalarının Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik"in "Kotaların Tespiti" başlıklı 4. maddesinde; "Kotalar fabrikaların üretim süreleri ile son üç yıllık ortalama fiili günlük işleme kapasiteleri ve/ veya üretim miktarları ve randımanları esas alınmak suretiyle hesaplanır... Bu şekilde hesaplanacak Şirket A ve B kotaları toplamının, ülke toplam A ve B kotalarını karşılamaması veya aşması halinde eksik kalan ya da fazlalık olarak ortaya çıkan şeker miktarını şirketlerin son üç yıllık ortalama üretim içindeki payları oranında artırarak veya eksilterek ülke toplam A ve B kotası toplamına eşitler. Bu suretle hesaplanan Şirket artırımları Şirket üretim kapasitesini aşıyorsa, aşan miktar kadar kota, yıllık üretim kapasitesi ile kotası arasındaki eksi yönde farkı olan şirketlerin atıl kapasiteleri oranında ve Şirketlerin görüşleri de alınarak Kurul tarafından dağıtılır..." hükmüne yer verilmiştir.
Yine 28/06/2002 tarih ve 24799 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan "Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliği"nin "Hammadde Temini" başlıklı 4. maddesinin 11. fıkrasında; "Şirketlerin sözleşme yapmaksızın veya ekim alanı dışından Kurumun denetimi ve izni olmaksızın, pancar temin ettiklerinin tespiti hallerinde, bu pancar C pancarı, bu pancardan üretilen şeker miktarı, A kotası üretim miktarı tamamlansın veya tamamlanmasın C şekeri olarak kayıtlara alınır. C şekeri olarak kayıtlara alınan bu miktar, A kotası fiili üretiminden düşürülür." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; 2021/2022 pazarlama yılı ülke toplam pancar şeker kotasının, önceki pazarlama yılı stok durumu dikkate alınarak 2.700.000 ton olarak belirlendiği, daha sonra tüm şirketlerin son üç pazarlama yılındaki (A) kotası fiili üretim miktarlarının ortalamalarının toplanması suretiyle, son üç yıla ait ülke toplam fiili üretim ortalamasının bulunduğu, 2021/2022 pazarlama yılı kota hesaplamasında kullanılan tamamlanan son üç pazarlama yılı üretim verilerinin; 2017/2018, 2018/2019 ve 2019/2020 pazarlama yıllarına ait olduğu, öte yandan yukarıda yer verilen Yönetmelik'in 4/11 maddesinde belirtildiği şekilde üretilen ve Kurul kayıtlarına (C) şekeri olarak alınan şekerlerin (A) kotası fiili üretim ortalamasına dahil edilmediği, bu ölçütler ışığında, davacı şirketin 2017/2018 pazarlama yılı (A) kotası üretim miktarının 55.500 ton olduğu, bir sonraki yıl olan 2018/2019 pazarlama yılı için 54.760 ton, 2019/2020 pazarlama yılı için ise 32.846 ton olarak gerçekleştiği, belirtilen son üç pazarlama yılı üretim ortalamasının 47.702 ton olduğunun hesaplandığı; davacıya tahsis edilebilecek kotanın ise son üç yıllık üretim ortalamasının (47.702 ton), toplam üretim içindeki payı (%2,60) ve ülke toplam pancar şekeri A kotası miktarı (özelleştirme sonucu beş yıl boyunca sabit kota ile üretim yapacak fabrikaların üretim miktarı düşüldükten sonra bulunan 1.996.250 ton) ile çarpımı sonucu 51.900 ton olarak bulunduğu; yukarıda yer verilen Şeker Kotalarının Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesi hükmü çerçevesinde tahsis edilebilecek kota miktarı fabrika üretim kapasitesini aşan şirketler değerlendirilerek aşan kısmın üretim kapasitesi henüz dolmamış şirketlere ve bu arada davacı şirkete tahsis edilmesi sonucu dava konusu Cumhurbaşkanı kararı ile 2021/2022 pazarlama yılı için A kotasının 61.750 ton ve B kotasının da A kotasının %5'i olan 3.088 ton olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava konusu işlem tesis edilirken davacı şirketin son üç pazarlama yılı fiili üretim verileri doğrultusunda 4634 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, davacının aksi yöndeki iddialarının mevzuat hükümleri karşısında geçersiz olduğu, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/03/2021 tarih ve 3689 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2021/2022 pazarlama yılı için ülke toplam şeker kotası 2.700.000 ton olarak belirlenmiş ve bu kota faaliyet gösteren şirketlere dağıtılmıştır. Bu kapsamda, davacı ... Şeker Fabrikası A.Ş.'ye 61.750 ton A kotası ve 3.088 ton B kotası tahsis edilmiş, anılan kararın davacı şirkete tahsis edilen kotaya ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4634 sayılı Şeker Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, yurt içi talebin yurt içi üretimle karşılanmasına ve gerektiğinde ihracata yönelik olarak Türkiye’de şeker rejimini, şeker üretimindeki usul ve esaslar ile fiyatlandırma, pazarlama şart ve yöntemlerini düzenlemektir."; "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasında; (...) f) Pazarlama yılı: 1 Eylül ile 31 Ağustos tarihleri arasındaki dönemi, g) A kotası: Yurt içi talebe göre üretilen ve pazarlama yılı içinde iç pazara verilebilen şeker miktarını, h) B kotası: A kotasının belli bir oranına tekabül eden ve güvenlik payı için bulundurulmak üzere üretilen şeker miktarını, (...), j) Şeker fabrikası: Şekeri girdi olarak kullanan işletmeler hariç olmak üzere (e) bendinde tanımlanan ürünler ile ham şekeri işleyerek şeker üreten işletmeyi, k) Şirket: Bir veya birden fazla sayıda şeker fabrikasını bünyesinde bulunduran ve/veya işleten tüzel kişiliği, (...) ifade eder."; "Kotalar ve kotaların tespiti" başlıklı 3. maddesinde, "Şeker üretimi ve arzında istikrarı sağlamak amacıyla pazarlanacak şeker miktarı, sakaroz kökenli ve diğer şekerler için ayrı ayrı olmak üzere şeker türlerine göre, gerektiğinde dönemsel olarak kotalar ile belirlenir. Nişasta kökenli şekerler için belirlenecek toplam A kotası, ülke toplam A kotasının % 5’ini geçemez. Cumhurbaşkanı bu oranı,% 50’sine kadar artırmaya, % 50’sine kadar eksiltmeye yetkilidir.
Sakaroz kökenli şekerler dışındaki depolanabilir nitelikte olmayan diğer şekerler için B kotası belirlenmez.
Şirketlerin A ve B kotaları Cumhurbaşkanı tarafından her yıl en geç 30 Haziran tarihine kadar, yurt içi şeker talebi, fabrikaların işleme ve şeker üretim kapasiteleri göz önünde bulundurularak müteakip beşer yıllık dönemler için tespit edilir.
Kotalar, fabrikaların üretim süreleri ile son üç yıllık ortalama fiili günlük işleme kapasiteleri ve/veya üretim miktarları ve randımanları esas alınmak suretiyle hesaplanır. İlk kez üretime geçecek ve üç yaşın altındaki şeker fabrikaları ile bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kapasite artırım izni almış olan fabrikalar için kota belirlenmesinde nominal üretim verileri esas alınır."; "Kota iptal ve transferleri" başlıklı 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, "A ve B kotalarının tespiti, tahsisi, iptali, transferi, yeni kota tahsisi ile uygulama ve denetime ilişkin hususlar Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir." kuralı yer almaktadır.
01/04/2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Şeker Kotalarının Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik'in "Kotaların Tespiti" başlıklı 4. maddesinin altıncı fıkrasında, "Kurul, şirketlerin A ve B kotalarını, belirlenen ülke toplam A ve B kotası miktarları içinde kalmak kaydıyla, her yıl en geç 30 Haziran tarihine kadar fabrikaların işleme ve şeker üretim kapasitelerini gözönünde bulundurarak müteakip beşer şeker pazarlama yılı için tespit eder. Kotalar fabrikaların üretim süreleri ile son üç yıllık ortalama fiili günlük işleme kapasiteleri ve/ veya üretim miktarları ve randımanları esas alınmak suretiyle hesaplanır. Sakaroz kökenli şekerler için Şirket A Kotası, son üç yıllık ortalama fiili günlük hammadde işleme kapasiteleri, üretim süreleri ve hammaddeye göre randımanları esas alınmak suretiyle tespit edilir. Nişasta bazlı şekerler için Şirket A Kotası tespitinde son üç yıllık üretim miktarı ortalaması esas alınır. Bu şekilde hesaplanacak Şirket A ve B kotaları toplamının, ülke toplam A ve B kotalarını karşılamaması veya aşması halinde eksik kalan ya da fazlalık olarak ortaya çıkan şeker miktarını şirketlerin son üç yıllık ortalama üretim içindeki payları oranında artırarak veya eksilterek ülke toplam A ve B kotası toplamına eşitler. Bu suretle hesaplanan Şirket artırımları Şirket üretim kapasitesini aşıyorsa, aşan miktar kadar kota, yıllık üretim kapasitesi ile kotası arasındaki eksi yönde farkı olan şirketlerin atıl kapasiteleri oranında ve Şirketlerin görüşleri de alınarak Kurul tarafından dağıtılır. Kota tahsis edilen şirketler aynı pazarlama yılında kotayı kullanıp kullanmayacaklarını 15 gün içinde Kurul’a yazılı olarak bildirirler." düzenlemesi yer almaktadır.
28/06/2002 tarih ve 24799 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliği'nin "Hammadde Temini" başlıklı 4. maddesinin on birinci fıkrasında, "Şirketlerin sözleşme yapmaksızın veya ekim alanı dışından Kurumun denetimi ve izni olmaksızın, pancar temin ettiklerinin tespiti hallerinde, bu pancar C pancarı, bu pancardan üretilen şeker miktarı, A kotası üretim miktarı tamamlansın veya tamamlanmasın C şekeri olarak kayıtlara alınır. C şekeri olarak kayıtlara alınan bu miktar, A kotası fiili üretiminden düşürülür." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, şeker arzında istikrar sağlamak ve üretim kapasitesinin etkin kullanılmasını temin etmek amacıyla, şekerin üretim miktarlarının kotalar aracılığıyla denetlenmesini teminen, ülke toplam şeker kotasının belirleneceği ve bu kotanın her pazarlama yılı ihtiyaca göre güncelleneceği, ilgili pazarlama yılı için belirlenen kotanın ise fabrikaların üretim süreleri ile son üç yıllık ortalama fiili günlük işleme kapasiteleri ve/veya üretim miktarları ve randımanları esas alınmak suretiyle piyasada faaliyet gösteren şirketlere dağıtılacağı anlaşılmaktadır.
05/02/2019 tarih ve 30677 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2019 tarih ve 702 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 2019/2020 pazarlama yılı ülke toplam kotası 2.700.000 ton, 25/12/2019 tarihli ve 30989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/12/2019 tarih ve 1912 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 2020/2021 pazarlama yılı ülke toplam kotası yine 2.700.000 ton olarak belirlenmiştir. Her iki yılda da belirlenen şeker kotasının, ülke içi şeker ihtiyacını karşıladığı tespit edildiğinden, %0,55'lik nüfus artışı dışında ülkede şeker ihtiyacını artıracak başka bir husus bulunmadığı değerlendirilerek şeker kotasında artışa gidilmesine gerek görülmemiş ve önceki iki pazarlama yılında olduğu gibi 2021/2022 pazarlama yılında da ülke toplam şeker kotası 2.700.000 ton olarak belirlenmiştir.
Dosya incelendiğinde, davacı şirketin, A kotası fiili üretim miktarının 2017/2018 pazarlama yılı için 55.500 ton, 2018/2019 pazarlama yılı için 54.760 ton ve 2019/2020 pazarlama yılı için 32.846 ton olarak gerçekleştiği, son üç pazarlama yılı üretim ortalamasının 47.702 ton olduğu ve bu miktarın toplam üretim içindeki payına denk gelen %2,60'ının, ülke toplam pancar şekeri A kotası miktarı (özelleştirme sonucu beş yıl boyunca sabit kotayla üretim yapacak fabrikaların üretim miktarı düşüldükten sonra bulunan 1.996.250 ton) ile çarpımının 51.900 tona isabet ettiği, son olarak şirketlere tahsis edilebilecek kota ile üretim kapasitesinin karşılaştırılması neticesinde, eksi yönde fark bulunan şirketlere tahsis edilen atıl kotanın diğer şirketlere dağıtıldığı ve davacı şirkete bu kapsamda 9.850 ton ilave kota tahsis edilerek nihai A kotasının 61.750 ton olarak hesaplandığı, davacı tarafından da davalı Bakanlığın 14/07/2021 tarihli savunma dilekçesinde yer verilen ve şirketlere kota dağılımı yapılırken hesaplamada kullanılan söz konusu üretim miktarlarına yönelik bir itirazda bulunulmadığı görülmektedir.
Davacının hukuka aykırılık iddiasının, kota dağılımı hesaplamasında kullanılan "son üç yılın fiili üretimi" kriteri ile dikkate alınmadığı iddia edilen "fabrikanın üretim kapasitesi" kriterine yönelik olduğu görülmektedir.
Kota dağılımı hesaplamasında kullanılan "son üç yılın fiili üretimi" kriterine gerek 4634 sayılı Kanun'da gerekse de ilgili Yönetmelikte açıkça yer verildiği, şirketlere tahsis edilen kotanın aktarılan düzenlemeler doğrultusunda dağıtıldığı, ayrıca, şirketlere verilen kota kadar üretim yapılamaması durumunda ülkenin şeker ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanamamasına sebebiyet verebileceği göz önüne alındığında bu kriterin kamu yararını gerçekleştirmek için getirildiği anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Kota dağılımı hesaplamasında "fabrikanın üretim kapasitesi" kriterinin ise şirketlerin fiili üretimleri dikkate alınarak yapılan hesaplamanın ardından, üretim kapasitesi ile fiili üretimleri uyumsuz olan şirketlerin kota dengelemesi yapılırken kullanıldığı, bu kriterin dikkate alınması sonucunda davacı şirkete tahsis edilen A kotasının 51.900 tondan 61.750 tona yükseltildiği görüldüğünden davacının bu iddiasına da itibar edilmemiştir.
Öte yandan, davacının, diğer şirketlere tahsis edilen alanlardan hammadde temin etmek için yaptığı başvurulara ilişkin iddialarının kota tahsisine yönelik dava konusu işlemle doğrudan bir ilgisi bulunmadığından ve de davacının bu kapsamdaki iddiaları Dairemizin E:2021/3683 sayılı dosyasıyla açılan davada değerlendirildiğinden, bakılan davada ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
Bu itibarla, 4634 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca yapılan düzenlemelerde belirlenen kurallar doğrultusunda davacı şirkete 2021/2022 pazarlama yılı için 61.750 ton A kotası, 3.088 ton B kotası tahsis edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Tarım ve Orman Bakanlığına verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.